logo

04 Haziran 2016

HER ÖĞRETİM YILI SONU AYNI MANZARALAR


Orhan ARSLAN
orhanarslanmatoglu@hotmail.com

HER   ÖĞRETİM    YILI    SONU    AYNI    MANZARALAR

Doğal olarak, öğrencilerin yorulduğunu, yıprandığını düşünen veliler, okul aile birliği dernekleri, yılın sonunda öğrencileri dinlendirmek adına; eğlence geceleri düzenlemektedirler. Buraya kadar her şey normal gibi gözükmektedir. Kimi zaman, bunun adını mezuniyet töreni, diye; adlandırarak, güya daha çekici hale getirmektedirler. Ancak, kutlanan gecelerin içeriğinde yapılan şeyler, o çağlardaki çocuklar için, pek de hoş olan şeyler değildir. Bu hoş olmayan şeylerin sınırı; içki kullanımına, daha ileri gidilerek; kontrolsüz hareketlerin oluşmasına neden olmaktadır. Kısacası bu tür kontrolsüz, adı ne olursa olsun, o yaştaki çocuklar için, olan eğlence geceleri; hiç de hoş değildir. Hatta, eğlencede sınır tanımayan uygulamalar, aklı selim insanları, rahatsız etmektedir. Vasıflandıramayacağımız, tanımını yapmakta zorlandığımız; hareketler, sorumsuz davranışlar; almış başını gidiyor. İşin ilginç yanı; Okul idarecilerinin, öğretmenlerin, velilerin; aynı ortamda; bu kontrolsüz davranışları seyrediyor olmaları. Yasal olarak, bu ortamların müsait olup, olmadığını; bilmiyorum. Bildiğim bir şey var. O, mekanlarda yapılan davranışların bir çoğunun; Dini değerlerimize, Milli değerlere, örf ve adetlerimize, geleneklerimize uymadığıdır. Artık, aklı başında bir yetkilinin; bu olaylara bir dur demesi gerekir. Hem yasal olarak, hem kurumsal olarak, tedbir alınmalıdır. Biz, bu görüntüleri, hak etmiyoruz…

Yapılan etkinlikler, yıl boyu öğrencilere anlatılmaya çalışılan; doğru bir davranış olarak öğretilmeye çaba sarf edilen; tüm değer yargılarına ters bir durumdur. Hem öğrenciye sene içerisinde içkinin,  uyuşturucunun, bağımlılığa düşmemesi için; onun yanlışlarından, kötü alışkanlıkların zararından bahsedeceksiniz; hem de öğrenciye bu tür etkinliklerde içki ikramları ile karşılaşacaksınız! Pes doğrusu… Hem yıl boyu, ahlaki değerlerden, Milli özelliklerden örnekler vererek, doğru davranışı teşvik edeceksiniz; Yıl, sonunda ise; çocuğa ben yıl boyu sana bunları anlatmakla hata etmişim, sen bildiğin gibi davran diyeceksiniz… Hem çocukları ve gençleri korumaya yönelik, yasalar çıkaracaksınız; hem de bu çocukları yanlış durumlara düşürecek konumlar hazırlayacaksınız… İşte eğitim ve öğretimimizin, önünde bulunan, acilen halledilmesi gereken konulardan bir tanesi, belki de en önemlilerinden bir tanesi budur.

Elbette kutlamalar yapılır. Mezuniyet törenleri olabilir. Hatta bu kutlamaları, mezuniyet törenlerini, hakkıyla yapan kurumlar ve aileler vardır. Ben Ülkemdeki gördüğüm aksaklıklardan bahsediyorum. Yıl boyu, eğitim ve öğretimin yeteri kadar yapılmadığından bahseden, içeriğinin daha da güzelleşmesini isteyen, daha fazla ve etkin, gerekli bilgilerin aktarılması yönünde fikir belirten, tüm akıl verenlerin de bu etkinliklerde; aktif görev alması düşündürücüdür.

Çocuklar yoruldular, eğlenmeyi hak ettiler, yorumunu yapanlar; sene içerisinde de çoğu kez, çocukların çalışmadıklarından, eğlence ve oyuna fazla zaman ayırdıklarından, şikayet eden insanlar, olması daha dikkat çekicidir. Gelişen Dünyanın bilgi düzeyini ısrarla savunan kişilerin, bu tür organizasyonlardaki; içerik açısından yaşanan sıkıntıları, görmemesi de dikkat çekicidir.

Olaya bir başka açıdan baktığımız zaman; olayın savunulacak tarafı kalmamaktadır. Yapılan bu tür etkinliklerin çoğu, ne Milli değerlerimize, ne kültür alt yapımıza ne de Dini İnançlarımıza uygun davranışlar, değildir. Bakanlığın bu konuya bir standart getirmesini bekliyoruz. Bunun aynı zamanda onların bir görevi olduğunu düşünüyorum. Eğitim ve öğretimin ruhuna uygun olmayan bazı kutlamalarda; kimi yanlış davranışların yapıldığı, bu etkinliklerin; Eğitim ve Öğretim kurumları adına yapılmasını da yadırgıyorum.

 

 

Yolumuz uzun, hedefler büyük, bilgi çağını yakalamamız gerekir. Eğitim ve Öğretim kurumlarınızın, bu alanlardaki başarılarını bekliyoruz. İnsanımız, her türlü değerlere sahip olarak yetiştirilmiş, Devletine, Vatanına sahip çıkacak, karakterde insanlar olsun istiyoruz. İnsana, insan olduğu için; saygı duyan, bu alandaki değerlerle donatılmış, Milletine hizmet etmeye hazır bireyler olsun istiyoruz. Hedefi büyük olanların, büyük düşünmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ailelerin de kendi çocuklarına bu alanda sahip çıksın istiyoruz. Kimi zaman mahremiyet sınırlarını zorlayan, tutum ve davranışlar ortaya çıkmaktadır. Çok şey mi istiyoruz? Hayır, yol uzun olduğuna göre; bunları istemek hakkımızdır, diye düşünüyoruz.

Okullarımızda, Üniversitelerimizde yaygın hale getirilen, kep atma törenlerinden de; bahsetmeden geçmeyeceğim. Bu ne kadar saçma bir şey. İlla her alanda, Batı kültürünün esiri olmak zorunda mıyız? O, kep havaya atılmaz ise; gençlerin yapmış olduğu eğitim; eksik mi, kalıyor? Eğitim ve Öğretim açısından, eksik ve yetersiz eğitimden geçtiğimiz; Hep, şikayet edilen bir konudur. Gençler; kepleri havaya fırlatınca; bu eksiklikler giderilmiş mi, oluyor? Yazık ki, ne yazık… Halimize bakın… Şekil kopyacısı olduk…

Unutmayalım bu çocuklar bizimdir. Onlar o çağlarda her şeyi öğrenmektedirler. Yanlış şeyleri öğrenmesine, uygulamasına müsaade etmemeliyiz. Kontrol etmeliyiz. Onların tehlikeli duruma düşmesini kim ister? Unutmayalım kötü davranışlar bir insanda alışkanlık haline gelirken; Ben kötü ve yanlış bir,  davranışım, bana dikkat et, diye bir sinyal vermemektedir. Zehir bile; bal ile sunulduğuna göre; Çocuklarımızı yıpratacak bağımlılık gibi, bazı davranış biçimleri de; böyle sinsi olarak takdim edilmektedir… Aman dikkat, bu çocuklar bizim çocuklarımız…

 

Share
211 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
  • “Ayaq səsləri”- hər kəsin həyatından bir pay…

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

        “Ayaq səsləri” adlı psixoloji romanın bəlkədə müəllifdən sonra oxuduğu ilk insanam. Roman digər romanlardan fərqli olaraq öz həyat hekayəsi ilə fərqlənir. Hər şey elə müəllifin qeyd etdiyi” Məqsədə çatmaq üçün hər şeyə hazır olmalısan”, kəlməsindən başlayır desəm yanılmaram. Həyatın hər bir üzüylə zaman keçdikcə tanış oluruq. Ən çətin omür fəslimiz qocalıqdır desək yəqinki, bir çoxları məndən inciməz. Bir qadına aşiq olub,onu ömrünün sonuna kimi gözləmək hər sevənin həddi deyil. Elə ordaca illər əvvəl söz verdiyi skmayada əyləşm...
UA-36507442-2