logo

reklam

HEDEFİ OLMAYAN GEMİYE HİÇ BİR RÜZGAR YARDIM ETMEZ.!!!


facebooktwitter
Abdurrahman YEŞİLDAĞ
abdurrahmanyesildag13@gmail.com

Çok şükür kazasız belasız Genel Seçimleri atlattık ve Halkımız sandığa hiç göstermediği kadar ilgi ve katılım göstererek, üzerine düşeni hür iradesiyle sandığa sahip çıkarak istikrar dedi. Teveccühünü koalisyonsuz tek parti iktidarını tercih ederek göstermiş oldu. Bunun sonucunda Ak Parti 1 Kasım seçimlerinde  bir başarıya daha imza atarak büyük  bir zafer daha kazanmış oldu. Bütün anket şirketlerinin tahminlerini alaşağı eden seçim sonuçları muhalefet partilerine de beklemedikleri soğuk duş etkisi yaptı.

 

Burada seçim sonucundan sonra Ak Partinin gelenek haline getirdiği balkon konuşmasında, Başbakan Ahmet Davutoğlu”nun seçim sonucu değerlendirmesindeki güzel ve anlamlı sözleriydi. “”Bu seçimin kaybedeni yok, kazananı var ve kazanan halkımız,  kazanan büyük TÜRKİYE oldu”” bu anlamlı söz her şeyi özetler manasındaydı.  2002 yılından beri Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiç görmediği hizmetlere imza atılmış ve kendi kendine yeten dış bağımlılıktan kurtulan bir ülke haline gelmişti. Her ne kadar dışarıdan ve içeriden ülkeyi bölme planları olsa bile halkın birlik beraberliğine ve güçlü devlet yapısına ALLAH” a şükürler olsun ki zarar veremediler. Halkımız 7 Haziran seçimlerinde ince bir uyarı ile AK Partiyi uyarmış kendine gel hataların var gözden geçir demiş ve yine aynı Halk 1 Kasım seçimlerinde yetkiyi yeniden Ak Parti Kadrolarına devretmiştir. Tarihin en önem arz eden bu seçiminde artık apaçık görünen şu ki; Recep Tayyip Erdoğan“ın kurduğu ve Halkın sevgisine mazhar olan Ak Parti,  gerçekten halkın partisi olduğunu bir kez daha bütün dünyaya kanıtlamıştır.

 

Benim her zaman kabul gördüğüm ise, Müslüman ülkelerini kan gölüne çeviren Ülkeler, Ak Partiye karşı kin ve düşmanlıklarını her mecrada online casino söyleyebiliyorlarsa bana göre Ak Parti doğru yoldadır…

 

Burada muhalefet partilerinin anlamadığı yada anlamak istemediği tek şey ise; halkın inançlarına ve halka karşı samimi olmamalarıdır. Eyer ki halka karşı samimi olmuş olsalardı halkın teveccühüne saygı duyar kulaklarını tıkamaz kendi eksik yanlarını bir an evvel araştırır ve kendilerine yeni bir vizyon yeni bir kalite getirerek yollarına devam etmeleri için bir çıkış yolu bulabilirlerdi.

 

Bu arada bir şey daha dikkat çekmeye başladı yavru vatan Kıbrıs ta ezan polemiği ezandan rahatsız olan bir kesimin mahkeme kararı ile azanları susturma çabaları.Tarihler boyunca dedeleriniz olan haçlılar bunu başaramadı sizler mi bunu başaracaksınız.!!!

 

Burada da anlaşılıyor ki,bizi karıştırmaya kalkan güçler istediklerini başaramayınca yani paraleli ve dikeyi milli birlik ve beraberliğimize kast eden güçler tam bir hezimetle sonuçlanınca gözlerini yavru vatan Kıbrıs”a diktiler. “”Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli””  sözlerini unutmasınlar ve bilinmesini isteriz ki yavru vatanımıza uzanan elleri kırar evirir çevirir kendilerine iade ederiz……Bazı kendini bilmezler bazı mihrakların oyununa gelip piyonluk yapmasınlar neden derseniz kendi düşen ağlamaz otursunlar oturdukları yerde. ve diyorum ki;  Ne ilâhî bir sestir ki o “Allah-u ekber” titretir canları…Bu bir Hakk”a yakarıştır, çok mudur inletse dünyaları?     ve selam…… 

 

Share
1078 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+10 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR

    22 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR Bir zamanlar büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten bir kral ve dört eşi varmış. Kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, herşeyin en güzelini ve en iyisini ona verirmiş. Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için onu çok kıskanır ve üzerine titrermiş. Kral ikinci eşini de çok severmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onu yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş. Kraliçe ...
  • Yapılan Köprüler “Deli Dumrul” Köprüsü mü? (!)

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Hani bir hikâye vardır; zamanın birinde Deli Dumrul isminde biri, bir akarsuyun üzerine köprü yaptırır ve bu köprüden geçenden 5 akçe, geçmeyenden de döve döve zorla 10 akçe alırmış. Şimdi de birileri; “yapılan köprüler gereksiz, zarar ediyor, geçmediğimiz köprünün parasını ödüyoruz, bunlar Deli Dumrul köprüsü” gibi ifadeler kullanmakta… Daha önce Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri için yapılan bu trajı-komik eleştiriler, şimdi de geçtiğimiz günlerde temeli atılan “Çanakkale 1915 Köprüsü” için dile getirilmekte... Yap İşlet Devret...
  • CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ Bir gün, hazret-i Ebu Bekir ile hazret-i Ali mescid-i şerifte oturuyorlardı. O esnada biri girdi içeri. Ancak hazret-i Ali’yi görünce adamın rengi kaçtı birden. Mahcup bir vaziyette çöküverdi oracığa. Hazret-i Ebu Bekir, merakla hazret-i Ali’ye döndü: - Ya Ali! Şu adamı tanıyor musun? - Evet, tanıyorum. - Seni görünce mahcup oldu. Acaba neden dersin? Aliyyül Mürteza tahmin etmişti: - Bana borcu var. Belki ondandır. Hazret-i Ebu Bekir kalktı ve gitti o adamın yanına: - Hayırdır, neyin var senin? - Yok bir şey ...
  • ÇANAKKALE RUHU CANLI TUTULMALI

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    ÇANAKKALE RUHU CANLI TUTULMALI Papatya Yayınlarından Mustafa Turan’ın "Destanlaşan Çanakkale"  kitabında anlatılanlara göre, yıllar önce eğitim sistemimizi incelemek üzere Japonya’dan bir heyet Türkiye’ye gelir. İnceleme tamamlandıktan sonra MEB yetkilileri, Japon heyetinden hiç beklemedikleri bir tepki almıştır. Konuk heyetin, dönemin Başbakanı rahmetli Turgut Özal’ın huzurunda dile getirdikleri acı gerçek şöyledir: “Türk eğitim sisteminde milli ruh yok...” Sonra şöyle devam etmişler: “Biz, eğitime şok testler uygulayarak başlarız. Ön...
UA-36507442-2