logo

HDP’DEN, CHP’YE YERLİ İNEK BENZETMESİ..


facebook
Hasan ALPARSLAN
hasanalparslan20@hotmail.com

AK PARTİ ASIL ŞİMDİ KAZANACAK..

 

Bizler, genel seçim sonrası Türkiye’miz için yeni bir dönemin başlangıcı olacağına yürekten inanıyoruz. Ülkemiz, seçimler öncesi ve sonrası Siyonist-emperyalist, paralel ve yerli işbirlikçilerinin ittifakı ile üzerine oynanan karanlık senaryoların kıskacından kurtularak bu zor dönemi geride bırakmış olacaktır.

 

Ekonominin hızla yükselerek dünya sırlamasının ilk onunda yer alması olduğu kadar acil ve önemli bir diğer konu da, Türkiye’de siyasi alanda yeni bir dönüşüm sürecine olan ihtiyaçtır. Son günlerde ülkemizde yaşatılmak istenilen siyasi güven bunalımının tahribatı, sadece ekonomi alanıyla sınırlı kalmayacak, siyaset kurumunu ve siyasetçilerde büyük yara almış, büyük itibar kaybına uğramış olacaktır. AK PARTİ iktidarı ve mensupları üzerine yapılan komplo ile özellikle son dönemlerde çıkar ve siyasi gelecek hesaplarıyla neredeyse bütün ahlaki ölçülerin bir kenara itilebildiği görülmüştür.
Siyasi istikrar ortamının tehdit edilmesinden ve günden güne yükselen ekonomik dengelerin göz ardı edilmesinden bile çekinilmediği halkımız tarafından ibretle izlenilmektedir. Emperyalistlerle göz kırpışarak ve el ele verilerek hazırlanan oyunun figüranları milletin içinde olmadığı arayışa girmişler ve oyunlarını sahneye koymuşlardır.
Günlerdir anlatıyoruz, bu İsrailliler, Ak Parti’nin tek başına iktidar olamamasına neden bu kadar seviniyor diye. Şimon Peres çok mutlu, Mossad çok mutlu, İsrailliler bayram ediyor, neden?

 

Erdoğan liderliğindeki Türkiye, 2009’dan itibaren Mossad’ın Türkiye’deki hakimiyetine son verdi, İsrail’in bölgedeki gücüne darbe vurdu, sadece İsrail’le değil Batı ülkeleri ve küresel sermayeyle de bağlarını kopardı da ondan.

 

Şimdi bu güçlerin hepsine bir fırsat doğdu. Erdoğan Başkan olamayacak, Ak Parti’siz bir hükümet olacak diye kolları sıvadılar, planları yaptılar, gözlerini Türkiye’yi bölmeye diktiler.
Bütün bu gelişmeler, vatana ve millete sahiplenen iktidarın toplum ve dünya da ki itibarına yapılmak istenilen darbenin izlerini taşımakta ve ülkemizi küçük düşürmeye yönelik kumpasın bir parçasını oluşturmaktadır. Onun için yıllardır süre gelen oyunların çirkefliğine bulaşmış insan bile demeye zul gördüklerimin tasfiye edilerek, Türkiye’de yeni ve güçlü bir siyaset kültürünün gelişmesi ve demokratik geleneklerin kök salması için önümüzdeki engellerin derhal çöpe atılması gerekmektedir.
Çünkü, CHP’ye oy veren seçmenin yüzde 3,2’si HDP’ye oy verdi.. Araştırmacılara göre, HDP’nin barajı geçmesini isteyen CHP seçmeni HDP’ye yönelirken, daha önce CHP’ye oy veren Alevi çevrelerin bu seçimde HDP’yi destekledi.
CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın Tarafsız Bölge programına katılan HDP li Tan, canlı yayında şunları söyledi. ”Arkadaşlarım beni yanlış anlamasın ama bu bir benzetmedir ne olur bunu bir espiri olarak görsünler. Bu söylediklerimi CHP yerli inek gibi dünya kadar ot yedirirsin beslersin ama sütünde bir artma ve ya bir azalma olmaz
Ülkemiz üzerine kurgulan bu oyunların sahneye konulmasına ile CHP ve HDP’nin, Türk siyasetine kaos ve güvensizlik ortamını aşılayarak, emellerine kavuşma çabaları milletimize vurulan darbeden başka bir şey değildir. Unutulmamalıdır ki, ülkemizin milli varlığı ve geleceğiyle çeşitli senaryoların üretildiği, entrikaların çevrildiği ortamlar, milli iradenin hakemliğine en çok ihtiyaç duyulan ortamlardır.
Milli iradeyi hiçe sayan çeşitli odakların yine siyaset kurumunu zayıflatacak etkinliklerini artırmak isteyen emperyalistlerin ve siyasiler ile onların uşaklığını yapan marjinal gurupla, faiz lobisinin dayanağı çeşitli çevreler hiçbir gerekçeye dayanarak AK Patisiz bir hükümeti kurmakta başarılı olamayacaklardır. Ülke çıkarlarının bugün korunmasının en önemli şartının AK Parti’nin merkez, omurga partisi olarak ayakta olması, dimdik durması ve Türkiye’ye biçilmek istenen gömleklere karşı kendi kaderini çizecek bir kararlılıkla yoluna devam etmesi ile hiç kimsenin bu ülkeye gömlek biçmesine izin vermez. Hiç kimsenin şu veya bu başkentte oturarak, şu veya bu kapalı kapılar ardında, şu veya bu koalisyon modeli üzerinde Türkiye’ye yeni bir gömlek biçmesini istemez.
Selahattin Demirtaş ın CHP ile Birleşebiliriz sözleri CHP de soğuk duş etkisi meydana getirirken Paralel çeteye karşı Ak-Parti ile CHP deki Ulusalcıların ortak hareket edeceği bilgileri gelmektedir.
Kılıçdaroğlunun bu öneriye sıcak bakmasına tepki gösteren Pelsilvanya’nın kaset marifeti ile genel başkanlıktan inen Deniz Baykal Öncülüğünde 80 civarında Ulusalcı vekil yeni bir siyasi oluşuma gidiyor.Deniz Baykal’ın Öncülüğünde kurulacak yeni bir parti ile 70-80 Ulusalcı vekil CHP nin Terör örgütleriyle hareket ettiği gerekçesiyle CHP den ayrılacağı bilgileri artık netleşiyor gibi.. Görülen o ki, AK Parti asıl şimdi kazanacak.
Ayrıca Koalisyon için CHP-MHP-HDP=PKK Bir araya gelmeleri halinde MHP den 50 civarında vekilin istifa ederek AKP ye geçeceği iddiaları doğrultusunda bilgiler var..O nedenle Bahçelinin HDP’nin içeriden ya da dışarıdan destek vereceği hükümet formülüne sıcak bakması mümkün görülmüyor. CHP-MHP- HDP hükümet ortaklığı suya düştüğü içinde hükümet kurulamaması Kılıçdaroğlu’nun hayallerini de yıkıyor.
CHP Grup Başkan Vekili Engin Altay, ‘Koalisyon ihtimalleri gündeme gelir mi’ sorusu üzerine “Bunu böyle almamak lazım. Belirleyeceği olmaz. Muhatap belli. Koalisyon konuşması yapılacaksa işin adresi bellidir. O da genel başkandır. “% 3,5 civarında bir oyu barışa ve demokrasiye feda ettik. Helal olsun” dedi.
İşte bu.CHP’den HDP’ye bağış edilenoylar masaya yatırılacak ve üst üste kaybedilen seçimlerin faturası Kılıçdaroğlu’na kesilerek bedeli çok ağır ödetilecek….
Bunun için diyoruz ki, hiçbir kimsenin ve siyaset üzerine gömlek giydirmek isteyen Siyonist- emperyalist uşağı figüranlarının hiçbir gerekçeyle olası bir iradeyi meşruluk tartışmalarının içine çekmeye ve lekelemeye hakkı yoktur, haddi de yoktur. Saygılarımla. 13 Haziran 2015

 

Hasan ALPARSLAN Araştırmacı Gazeteci- Yazar.

Share
876 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şehidin Son Mektubu

    27 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu Valideciğim, Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi! Nasihat-amiz mektubunu, Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki, armut ağacının sayesinde otururken aldım. Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu, bir kat daha takviye etti. Okudum, okudukça büyük dersler aldım. tekrar okudum. Şöyle güzel ve mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim. Gözlerimi açtım, uzaklara doğru baktım. Yeşil yeşil ekinlerin rüzgara mukavemet edemeyerek eğilmes...
  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
UA-36507442-2