logo

reklam
31 Ekim 2016

HAZIR OL ÇENGE EĞER İSTER İSEN SULH-Ü SAL H


facebook
Ahmet AL
alahmet53@hotmail.com

Ortadoğu’nun sosyal  ve ekonomik  haritasının çizildiği, bu  günlerde, savaştan ve barıştan  çok  bahsedeceğimiz görülmektedir.

        Aslında ülke olarak savaş filan istediğimizde yok, zaten savaşlar hayati bir mesele olmadığı sürece cinayettir, kandır, gözyaşıdır. Savaşın bazende barışın teminatı olduğunuda unutmamak gerekir. Onun için 150 yıl önce büyük üstadın  “Hazır ol cenge, eğer ister isen sulh-ü salâh ” başlığı ile başladım. Bugün  ki; türkçe ile şayet barış istiyorsan savaşa hazır olmalısın ama savaşın koşulları oluşmuşsa. . .

       Savaşın koşulları hasıl olmuş  mu; dersiniz. Eğer tabusu sizde olan ve 1514 ‘ten 1922 ‘e kadar topraklarınız olarak Misaki Milli Sınırlarımız da olan ve Lozan’da, İngiliz hileleriyle masada kaybettiğimiz topraklar ve onun üstünde yaşayan Türkmen, Kürt, Arap, Müslüman kardeşleriniz, petrol için içten ve  dıştan mayası bozuk hainler tarafından, toprakları işgal insanları katlediliyorsa, savaş elzem  olmamış mıdır; BARIŞ için . . .

       Ne kadar acıdır, değil mi?. .  Bir vatan düşünün Başbakan’ın dan,tutun da en önemli bakanlarına kadar tümü Irak’ı idare etmelerine rağmen, kendileri Irak vatandaşı değilde İngiliz  vatandaşıdırlar, tabir caizse İngiliz uşağı  zalim hainlerdir.

       Ağır mı; oldu  dersiniz?. Bu idare değilmidir ki; 12 bin kişilik Irak ordusunun 800 kişilik çakma DEAŞ terör örgütüne teslim eden, 1,5 milyon  nüfuslu Musul’un işgaline sebep  olan, aslında bunlar kendi milletlerine  ( Irak halkına ) en büyük ihaneti yapan, hainlerin ta kendisidir. Hain değince aklıma bunları tam anlatacak, bir mesel geldi, paylaşayım istermisiniz.

        Zamanın birinde, bir kral vardır. Bir gün çarşı, Pazar gezerken yolu kuşcular çarşısına düşer. Avcılar avladıkları  kuşları, tuzakcılarda yakaladıkları keklikleri satıyorlardı. Kral’ın gözü eğitilmiş bir kekliğin üzerine düşer. Kekliklerin üzerindeki etiketlere  bakar,  tümünün üzerinde 2’şer altın yazarken, birinin hem altın kafeste hemde üzerinde 400 altın yazdığını görünce satıcıya sorar. Neden bu keklik altın kafeste ve pahalı, satıcı kral’a efendim bu özel eğitimlidir. Çok güzel ötmesi bir yana bunun sesini duyan bir çok kekliği yanına toplar, avcılarda bu sayede keklikleri daha kolay avlar. Kral satın alıyorum der, 500 altın verir. Kafesten kekliği alır, almaz kafasını koparır atar. Satıcı efendim ne yaptınız, en maharetli kekliğin kafasını kopardınız. Kral gülerek cevap verir. Bu kendi soyuna ihanet eden bir keklik, ihanetin bedeli ölümdür.

       Irak’ta ve Türkiye’de bu tür kekliklerden çok yok mu?. İki yıldır ülkesini işgal eden pion DEAŞ ve PKK ‘ya sesi çıkmayan, ülkesini 63 ülkeye peşkeş çeken, Dünyanın bir ucundaki Amerika’dan, PYD, YPG uşakları kanalıyla, yardım gözleyen ama kendisine 350 km sınırı olan daha 90 yıl öncesine kadar kendi toprakları, olan komşusu can dostu, ha dediği zaman yardımına koşan, askerini eğiten göçmenini barındıran, Türk Milletini istemeyen bu keklikleri,  ne yapmak lazım…

        Musul’a ve Kerküte dikkat, nasıl oluyor da , 2 yıldan beri dünyanın en büyük silah gücüne sahip 63 ülke, 15 bin kişilik bir terör örgütünü yok  edemiyor. Çünkü gaye terör örgütü  değil, gaye 143 milyar metre küp petrol ve 3,2 trilyon metre küp doğalgaz ve bunun parasal değeri olan 4 trilyon 150 milyar doların paylaşım planları ve hesaplarıdır. DEAŞ ise bir bahane ve oyundur.

         Bu oyunuda, ne şartlarda olursa olsun,  insanlık ve sınırlarımızın selameti  adına, bozacak bölgenin en güçlü ülkesi olan Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Kazan mübarek olsun TÜRKİYEM…

Ahmet AL

Share
957 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Din & Ahlâk ilişkisine dair…

    23 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Din ve ahlâk ilişkisi tarih boyunca tartışıla gelmiştir. Kimileri Din ile ahlâkı bir tutmuş ve asla farklı düşünülemeyeceğini savunmuş, kimileri de birbirleriyle hiçbir ilişkisi olmayan kavramlar/disiplinler olduğunu ifade etmişlerdir. Nitekim geçenlerde bir sohbet esnasında “Ahlâk dinden, din ahlâktan ayrı düşünülemez. Din-ahlâk ayrımı yapmak kesinlikle yanlıştır.” İfadesi kullanıldı.   Oysa ki; Din ve ahlâk kavramları, birbiriyle oldukça ilişkili, adeta birbirinin mütemmimi (tamamlayıcısı) olan iki kavram olmakla beraber, ...
  • HER ŞEYE RAĞMEN BAYRAM MUTLULUKTUR

    23 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

      HER ŞEYE RAĞMEN BAYRAM MUTLULUKTUR Ülkemizde yaşanan, tüm olumsuzluklara rağmen; manevi havayı , bolca teneffüs ettiğimiz, Ramazan ayından sonra; Bayramı yaşamak, bir mutluluktur. Allah'ın müslümanlara bir hediyesidir. İnsanoğlu, Kıştan sonra, bahar sevincini nasıl yaşıyorsa; Bayram sevincini de; öyle yaşamalıdır. Özellikle, böyle zor günlerden geçtiğimiz şu zamanda; Bayramımızı coşku ile, kutlamak; bizim dışımızdaki tüm düşman ve hainlere verilecek, en güzel cevaptır. Haydi, bayramımızı kutlamaya... Haydi ,çocuklarımızı bu manev...
  • KULUN ALLAH SEVGİSİ

    23 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Allah kulunu severse Behrullah Efendi "rahmetullahi aleyh", Anadolu Velilerindendir. Kabr-i şerifi Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı Eksel köyünde bulunuyor. Bir gün sordular bu zata: - Allah’ın bir kimseyi sevdiğinin alameti nedir efendim? Büyük zat cevaben; - Allahü teâlâ bir kulunu severse, ona iki şey nasip eder, buyurdu. - Onlar nedir hocam? - Birincisi, ona sevdiği bir kulunu, tanıtır. İkincisi, ona hayırlı bir iş nasip eder. Ve izah etti: - Yani o kimse “Allah adamları”ndan birini tan...
  • Bin kişiye üç kişi

    22 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bin kişiye üç kişi İmam-ı Rabbani hazretlerinin “kuddise sirruh” talebesinden üç kişi, bir iş için sahraya çıkmışlardı bir gün. Oralarda bir puthane gördüler. Şunu yıkalım mı diye istişare ettiler aralarında. Ve yıkmaya karar verdiler. Zira o puthanede tapınan Hindular, zaman zaman toplanıp, garip Müslümanlara eziyet ediyorlardı. Kimsecikler de yokta ortalıkta. Ve başladılar yıkmaya. Çıkan gürültüyü işiten Hindular öğrendiler bu durumu. Ve birbirlerine haber vererek koştular oraya. Yaklaşık bin kişi...
UA-36507442-2