logo

reklam

Hayır ise Ceza var(mış)


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Bir siyasi partimizin liderinin bölgelerimizin bir tanesinde yaptığı halka açık toplantıda, katılımcılara sürmekte olan müzakerelerle ve müzakerelerin sonunda yapılacak referandumla ilgili söylediklerini gerçekten çok iyi değerlendirmek lazım.

Sayın parti liderinin evvelki günkü davranışı ve halka açık toplantı da söyledikleri bana, geçmişte Annan Planı ile ilgili söylediklerini hatırlattı hemen. Daha Annan Planı görüşülmeye bile başlamadan evvel, “ben bu planın tümünü okumadım ama altına imzamı atarım” demişti. Sonradan Annan Planı ile ne kazıklar yiyeceğimiz bir bir ortaya çıkmıştı ama ilk başta söylenen bu söz ve verilen bu taahhüt, Annan Planı ile ilgili beyinlerde olumlu bir algı yaratmıştı.

Annan Planı’nın görüşüldüğü dönemde Parayla kiralanan köşe yazarlarının ve bazı paragöz medyanın çalışmaları, AB ve ABD’nin KKTC’de ayrı ayır faaliyette bulunarak harcadıkları 30 milyon Avro ve 30 Milyon Dolarla birleşince ve de sahte derneklerin, yapay siyasi partilerin faaliyetleri ile de desteklenince, referandumun sonucunda “Evet “ çıkmıştı Kıbrıs Türk halkından.

Halkımızın uyanması ortalama 5-6 sene almıştı, Annan Planı ile yiyeceği kazığın, kaybedeceklerinin ve uğrayacağı mahrumiyetin korkunç boyutlarını anlaması için. O gün bu gündür, KKTC halkının büyük çoğunluğu hem müzakerelere kuşku ile bakıyor, hem de önüne konacak olan planın içinde ne tür kazıklar olduğunu nasıl anlayacağını artık çok iyi biliyor.

Kıbrıs Türk halkı olası bir referandumda “Hayır” derse misli ile cezalandırılacağı tehdidi ise tam bir “Sünnetçi korkusu” salma girişimi. Aslı astarı olmayan bir iddia…

Rum lider Tassos Papadopulos, 2003 tarihinde AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Verhaugen’e, Avrupa Birliği’ne kabul edilebilmek için gözünün içine baka baka “Yalan” taahhütte bulunacak, Kıbrıs Rum halkı referandumda kendilerinden “Evet” beklenirken “Hayır” diyecek, bu nedenle Kıbrıs’la ilgili BM’nin, ABD’nin ve AB’nin tüm planları bozulacak ama tüm bu olanlardan sonra da Rumları bırakın cezalandırmayı, kulaklarını bile birileri çekmeyecek!

İş Kıbrıslı Türklere gelince, ilk söylenen söz “hayır derseniz sizi cezalandıracağız” oluyor.

Bu Kıbrıslı Türkler daha ne kadar cezalandırılacak, gerçekten çok merak ediyorum.

Rumlar 1960 Kıbrıs Cumhuriyetini bozdular ve tarihe gömdüler ama cezalandırılmadılar.

1963-1974 yılları arasında Kıbrıslı Türkler açıkça “Soykırım” uyguladılar, bırakın cezalandırılmayı kulaklarını çeken bile olmadı.

1974 yılına kadar Kıbrıslı Türklerin ada içinde özgürce dolaşmasını yasakladılar, ambargonun, izolasyonun dik alasını uyguladılar, 38 maddenin Türklere satışını yasakladılar, acımasız bir ekonomik ambargo uyguladılar ama ne bir uyaran oldu, ne de kendilerini cezalandıran.

Kıbrıs Türk Halkı zaten soykırıma uğramış bir halk. Yollardan toplanıp sorgusuz sualsiz öldürülen Kıbrıs Türk halkı, ambargonun da, izolasyonun en hasını ve dik alasını yaşamış bugüne dek. Tüm bunlardan sonra olası bir referandumda “Hayır” derse neyin daha “Derin izolasyonuna” uğrayacak gerçekten çok merak ediyorum.

Hele de anavatanımız Türkiye’ye hangi güç kabul ettirecek Kıbrıslı Türklere daha derin bir izolasyon uygulanmasını? 1974 Mutlu Barış Harekatından sonra Menendez gibi Yunan soylu, Joe Biden gibi Grekofil ABD Senatörlerinin karıştırması ile Kıbrıs nedeni ile anavatan Türkiye’ye silah ambargosu uygulandı ama Türkiye, Kıbrıs Türk halkını bu ambargolara değişmedi. Gene de değişmeyecektir.

Kıbrıs Türk halkı olarak biz, özgür irademiz ile doğrusu neyse, çıkarlarımız, özgürlüğümüz, egemenliğimiz nerede ise o yönde oy vereceğiz elbette. Bu sefer ne tehditlere, ne de paraya pula, yalana, dolana, sahte derneklere ve siyasi partilere kanmayacak Kıbrıs Türk halkı…        Ata ATUN

e-mail: ata.atun@atun.com veya  ata.atun@gmail.com

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

18 Eylül 2015

Share
361 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • FARZ..

    19 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Farzlardan bazıları Sual: Haramları maddeler hâlinde bildirdiğiniz gibi, farzları da bildirebilir misiniz? CEVAP Farzlardan bazıları da şunlardır: 1- Allah ve Resulüne itaat, , 2- Ehl-i sünnet itikadını, imanı, farzları ve haramları öğrenmek, 3- Allahü teâlânın varlığını ve yarattıklarını tefekkür etmek, 4- Allah’ın azabından emin olmayıp korkmak, rahmetinden de ümit kesmeyip ümitli olmak, 5- Allahü teâlânın rızka kefil olduğuna ve rızkın Allah’tan olduğuna inanmak, 6- Allahü teâlâyı hiç unutmamak , 7- Allahü teâlâya ihsan ettiği ni...
  • TRT Haber’in Akıncı’ya soramadıkları!

    19 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’nın TRT Haber’e anlattıkları “çözüm, hemen şimdi” dedirtecek cinstendi. Neredeyse gece gece Rum liderin kapısına dayanıp, “hadi caymadan bitirelim şu işi” diyeceğiz. Soruları içtenlikle yanıtladı Allah var ama sorular nedense “duymak istenen cevaplara” göreydi. Esasa ve tedirginliklere yönelik soru gelmedi. Tabi öyle olunca yanıtlar da “Anadolu” insanının içine su serpecek cinsten oldu. “Türkiye’nin garantörlüğü olmazsa olmaz” dedi. “Rumların haritasını beğenmedim, onay verecek tek Kıbrıslı Türk olmaz” dedi. “Beni...
  • KUŞ ile DERVİŞ

    18 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    " KUŞ ile DERVİŞ Bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman’a gelerek, kanadını bir dervişin kırdığını söyler.Hz. Süleyman, dervişi hemen huzuruna çağırtır ve ona sorar... "Bu kuş senden şikayetçi, neden kanadını kırdın?" Derviş kendini savunur.. "Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacağım sırada kaçmaya çalıştı, o esnada kanadı kırıldı." Bunun üzerine, Hz. Süleyman kuşa döner ve der ki... "Bak, bu adam da haklı. Sen...
  • TEVHÎD ve MÂRİFET

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    TEVHÎD ve MÂRİFET Tevhîd, kadîm olanı (başı ve başlangıcı olmayanı), hâdis (sonradan) olandan ayırmak ve bundan (hâdis olandan) O’na (kadîm olana) yönelmektir. Kadîm olan yalnızca Allah Teâlâ olduğu için, tevhîd yalnızca O’nu görmek ve O’nu duymaktır. O’nunla birlikte hâdis olan şeyleri ve hatta kendi varlığını da görüp hisseden bir kimse, farklı mahiyetteki iki şeyi görüp duyduğu için tevhîd’ten uzaklaşmış ve ikiliği kabul etmiş olur. Kadîm ile hâdisin mahiyetleri birbirinden farklı oldukları için, hâdisin özellik ve sıfatları olan şekillilik...
UA-36507442-2