logo

reklam

HAŞDI ŞABİ ve MUSUL


Mehmet Sıtkı ALOĞLU
memetaloglu123@hotmail.com

 

İran tarafından desteklenen Haşdi Şabi’nin, Irak ordusundan daha güçlü olduğu için Irak Meclisi tarafından resmiyet kazandırıldığını belirten uzmanlar, Ortadoğu’nun uzun soluklu bir savaşa sürüklendiğini ifade etti.

Tel Afer ve Musul’da etnik ve mezhebi katliam yapılabileceğini söyleyen Ortadoğu Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Tomar, “Ortadoğu içinden çıkılmaz bir hale dönüşüyor. Katliamlar Ortadoğu’da ‘Otuz yıl savaşlarına’ yol açabilir” diye konuştu.

İran tarafından desteklenen terörist grup Haşdi Şabi’nin Irak Meclisi kararıyla ordunun bir parçası olarak resmiyet kazanması, Ortadoğu’da kaosa zemin hazırlıyor. Ortadoğu’nun uzun soluklu bir savaşa sürüklendiğini belirten uzmanlar, Musul’un DEAŞ’tan temizlenmesinin ardından bölgede yaşanacak değişim, resmiyet kazandırılan Haşdi Şabi’yi ve ABD’nin Ortadoğu’daki kaos yaratma çalışmaları hakkında Yeni Şafak’a açıklamalar yaptı.

Musul’un DEAŞ’tan temizlendiği zaman bölgede yaşanabilecek durumla ilgili açıklamalarda bulunan Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Ortadoğu Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Tomar, “Musul çok stratejik ve büyük bir şehir. Musul’a harekatın bugüne kadar gecikmiş olması da bununla alakalı. Musul ve Halep, Suriye ve Irak’taki savaşın belirleyicisi durumunda. Şayet Musul’da bir katliam olursa, bölge uzun müddet durulmaz. Ancak dengeli ve adil bir yönetim kurulursa, etnik-mezhebi temizlik yapılmazsa tüm bölge için bir ümit ışığı doğabilir. Tek temennimiz bu” dedi.Ortadoğu’da tehlike uyandırmaya başlayan Haşdi Şabi tehlikesini değerlendiren Tomar, Selefi akımların radikalleşerek El-Kaide, DEAŞ benzeri örgütlere dönüşmesi ve yaptıkları insanlık dışı hareketlerin karşısında bu sefer de Haşdi Şabi adı verilen radikal Şii milisler ortaya çıkıyor. Bölge devletlerinin desteğine büyük güçler de ilave olunca Ortadoğu içinden çıkılmaz bir hale dönüşüyor. Tel Afer ve Musul’da yapılacak etnik ve mezhebi katliamlar Ortadoğu’da ’30 Yıl Savaşlarına’ yol açabilir” diye konuştu.

“Ortadoğu için beklediğimiz korku, oluşabilecek uzun soluklu mezhep savaşları” diyen Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Dış Politika Araştırmaları Direktörü Ufuk Ulutaş, “Mezhep çatışması Irak’ın bölünmesine yol açabilir. Bölgede çok sayıda örgüt bulunuyor. Bunlara ilave olarak dış güçlerinde baskıları arttığında ortaya çıkacak çatışma ortamında uzun soluklu savaşların meydana gelmesine yol açabilir. Bugünün önemli sorusu Musul DEAŞ’tan temizlendiğinde bölgeyi kim yönetecek. Irak ordusunun gücü yetmediği için İran destekli Haşdi Şabi’ye resmiyet kazandırdı. Yaşanan bu gelişme gölgedeki katliamları tetikleyecek” ifadelerini kullandı.

DEAŞ’ın Musul’dan temizlendikten sonra bölgedeki etnik ve mezhebi fay hatlarını yeniden harekete geçireceğini kaydeden Ahi Evran Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhat Erkmen, “Demografik yapının değişmesiyle birlikte Irak’ta parçalanmalar yaşanabilir” dedi.

Dış Politika Uzmanı Can Acun “Şii milislerin kurduğu Haşdi Şabi örgütü tamamen başıboş insanlardan oluşmaktadır. Çeteler halinde ilerleyen bu örgüt şu anda merkezi Irak ordusundan çok daha güçlü bir konumda bulunuyor. Sayıları ise yaklaşık 150 bin civarındadır. Özellikle terör faaliyetleri içerisine giren ve savaş suçları işleyen yapılar olarak ortaya çıktılar. Sünnilerde intikam almaya yönelik birçok intikam gerçekleştirdiler. Buradaki en önemli ayrıntı merkezi Irak ordusu güçlendirilmesi gerekirken burada çete yapılanması olan Haşdi Şabi güçlendirildi” dedi. Haşdi Şabi’nin ülke genelinde kontrol sağlamaya başladığını kaydeden Acun, “ Musul ve Telafer’de yapılan operasyonlarda da bu örgütün daha fazla etkili olduğunu görmek mümkün. Bu nedenle Irak Meclisi Haşdi Şabileri meşru Irak ordusunun bir parçası olarak tanımladı. Bundan sonra örgütün yapılanmasının gittikçe artacağını gözlemlemekteyiz. İran’ında Irak üzerindeki kontrolü artmış olacaktır. Haşdi Şabi’nin DEAŞ’tan farkı yok. Musul ve Telafer’e Haşdi Şabi çeteleri girerse katliam endişesi içerisindeyiz” diye konuştu.

Musul’un en büyük sorununun, DEAŞ sonrası düzenin nasıl olacağına ilişkin ciddi bir çatışma riski olduğunu kaydeden Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) Ortadoğu Uzmanı Oytun Orhan, “Şu an Musul’un kontrolü için çok faklı aktörler bulunuyor. Bu faktörler arasında PKK, yezidi milis güçleri, Haşdi Şabi, Irak ordusu yer alıyor. Tabi birde bunlara dış güçleri eklemek gerekiyor. Yaşanılan bu gelişmeler Musul’da federal bölgelerin kurulmasına yol açabilir” diye konuştu.

Haşdi Şabi’nin radikal ve kontrol dışı bir yapılanma olduğunu kaydeden Orhun, “Irak merkezi belirli kanunlar çıkarıp bu örgütü kontrol altına almaya çalışsa da tamamen kontrol dışında kalıyor. Haşdi Şabi bir çatı yapılanmadır. Bu yapı içerisinde son derece radikal unsurlar yer alıyor. Örgüt mezhepçi duygularla hareket ediyor. Özellikle Musul’da Haşdi Şabi’nin katliam yapma arzusu bulunuyor. DEAŞ, Telafer’i ele geçirdiğinde oradaki Şiilere yönelik bir katliam yapmıştı…

Allah bölgeye sükunet nasip etsin.

UYGAD Güneydoğu ve Şanlıurfa şb Başk

Etiketler:
Share
389 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MÜNAFIKLIK-İKİYÜZLÜLÜK..

    27 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kur’an’da “mü’minler, müslümanlar, mücâhidler, sâdıklar, sâlihler…” vb. tabiri caizse “yağlı ballı” nitelemeleri üzerimizi almaya pek bayılırız da… “Yahudiler, Hristıyanlar, münâfıklar, akılsızlar, fikirsizler, kafasızlar, sefihler (beyinsizler), sağırlar, körler, dilsizler, kitap yüklü eşekler, dilini sarkıtan köpekler, Hamanlar, Karunlar, Hahamlar, Ruhbanlar” vb. sıfat ve nitelemeleri duyunca arkamıza bakınırız… Kesin bizden bahsetmiyordur! Bunları Kurtlar Vadisi’nde “Çakır” rolü üzerine yapışıp kalan dizi oyuncusu gibi (ki kurtulmak...
  • Yağ,sevgi yağışım, yağ!

    27 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Dəli    külək    əsir .  Yağmur    öz    həzin    nəğməsini    damla - damla ürəyimin    hər    döyüntüsünə   köçürür .  Narın    damlaların    altında düşüncələrim ,  sanki    cilalanır , ruhum   rahatlıq    tapır .  Rüzgarları , yağmurları , bir   də   dənizi   çox   sevirəm . Yağmurlu    yollarda    adlaya - adlaya   yenə   də    ürəyim   SƏNİNLƏ həmsöhbət    olub .  Yenə   qəlbimdəki    təmiz    sevginin    al   şəfəqlərinə boyanıb,  həsrətli    yollarda    azıb    qalan   gözlərim .  Yollar ,  bəlkə  də SƏNİ    gözləməkdən     yorul...
  • KATAR, ORTADOĞU’NUN SARI ÖKÜZÜ OLMADI

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Eski zamanların birinde bir otlakta öküz sürüsü yaşarmış. Yaşarmış yaşamalarına ama civardaki aslanlar bir türlü rahat bırakmazlarmış onları. Hemen her gün saldırırlarmış bu sürüye. Öküz dediğin öyle yabana atılır bir hayvan değil ki, bir araya toplandılar mı kolayca defetmesini bilirlermiş o koca aslanları. Gün geçtikçe aslanları almış bir kaygı. “Herhalde bize bu otlağı terk etmek düşüyor” demiş aslanlardan birisi. “Evet” diye tasdik etmiş diğerleri. “Nereye gideriz” diye düşünürlerken “Bir dakika” diye bir ses duymuşlar gerilerden. Herkes...
  • TEKRAR DÖNME ŞANSIN YOK!

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Sen… Ya karşılaştığın olaylar içinde, RASÛL’ün haber verdiği şekilde, kendi hakikatına yakışan bir biçimde, ilmin gereği olan davranışlar ortaya koyarak, hakikatına bir adım daha yaklaşacak; yakîninin meyvelerini derleyeceksin… Ya da… İlmi ve aklını bir yana koyup; şartlanmaların, ilkel değer yargıların, duyguların istikâmetinde davranışlar ortaya koyacak; sahiplik düşüncesi ve duygusuyla yaşamına yön verip, sonuçta pişmanlıkları oynayacaksın!. Boşa geçen, değerlendiremediğin zamanı, yapman gerekirken yapamadıklarını sonradan asla telâfi edem...
UA-36507442-2