logo

reklam
11 Ağustos 2015

HANİ SEN TÜRKİYE PARTİSİYDİN


facebook
Ahmet AL
alahmet53@hotmail.com

Ülkemizin dört tarafı yangın yerine döndüğü halde 13 yıldan beri Demokratik sistemi işleten istikrarı koruyan ve de son 3 yılda barış sürecini bir başka adıyla “ÇÖZÜM SÜRECİNİN” getirdiği huzur ile Dünyanın dikkatini çeken Ortadoğu’da yıldızı parlayan TÜRKİYE’yi küresel güçler yakın takibe alarak Türkiye’nin uyuyan belasını PKK’yı ve onun sözcüsü HDP’yi kaşıyarak ülkenin yeniden bir karışıklığa sürüklenmesini planlayanlar seçim öncesi ve sonrası kötü emellerini sahneye koydular.

 

         Bu oyunu da HDP tiyatrosunda Selo’nun başrolünde oynayarak istikrarı sağlayan AK Partiyi alaşağı edebilmek için bir dördüncü Partinin meclise girmesi gerektiğini düşünerek , HDP’yi Siyonist medyanın da desteği ile HDP masum bir Parti – Selo’da cici çocuk rolü ile sahnelediler.

 

         İstanbul’da saz çalıp barış vadeden Selo, Diyarbakır’da milleti sokağa döküyor. Manevi Lideri Öcalan’ın silahlar bırakılsın demesine rağmen, seçimin akibinde teşkilatına silahlanın diyor. Seçimlerden aldığı  % 13 oy ve 80 milletvekili ile kendini köyün ağası zanneden PKK’nın yavrusu PYD’nin de Suriye’de Amerikan’ın desteği ile İşid’e karşı mevzi kazanması ile kendi kuvvetinde kaybolarak Ateşkes olarak değerlendirilen çözüm sürecini bozuyor. Bununla da kalmayıp, dün söylediğini bugün unutmuş, tükürdüğünü yalamış. Dün barışı HDP getirecektir; diyen Selo seçim sonrası Kandili işaret etmiş. Gücümüzü milletten alıyoruz. Biz Türkiye Partisiyiz diyen , şimdi eş başkanı gücümüzü, PYD’den – PKK’dan alıyoruz; diyor. Adama sormazlar mı maaşını neden Türkiye Cumhuriyet’in den alıyorsun. Artık samimi olmanın zamanı gelmiştir. HDP ve onun eş başkanları siz Kürt halkının mı? Türk milletinin mi yoksa, 1978’de kurulan Marksis – Leninist ve Avrupa’nın maşası olan PKK’nın mı? Temsilcisisiniz. Bu millete gerçek yüzünüzü gösterin. Amacınız, Kürt halkının Demokratik hakları ise işte meclistesiniz; neden Kürt siyasi hareketini ayağı kaldıracak;  çözüm sürecini nbso online casino reviews dağıttınız. Neden Kürt, Türk kardeşliğini bozdunuz; neden sizi koruyan polisi – jandarmayı öldüren, hamile kadını ambulanstan sokağa atan, barajların, yolların, havalimanlarının yakılıp yıkılmasına göz yumdunuz veya neden lanetlemediniz; artık dürüst olmanın zamanıdır. Kürt halkını seviyorsanız gerçek barış diline dönmelisiniz ve PKK ile aranıza mesafe koymalısınız. Unutma ki silahla – barış bir arada olmaz ama korkarım ki; ağababalarınız müsaade etmez….

 

       Türkiye Cumhuriyeti hükümeti de artık bu gafletten ayılır. 30 yıldır silahlı mücadele ile ve de tanınan birçok imkanlar silsilesi ile elde edilemeyen barış sürecini başka zeminlerde siyaset mühendisleriyle baş başa verir. Bunları besleyen gerek Almanya, gerek  Fransa, gerek İngiltere ile müzakere ve yatırım yollarını zorlayarak barışı arar ve bulur. IRA gibi çözülür. PKK’yı yok eder; Türk ve Kürt insanını aynı bayrak, aynı vatan da kardeşçe yaşatır. Türkiye Cumhuriyeti Devletine de bu yakışır. Buna da müktedirdir.

       Bütün dünya bilmelidir ki !…

      Türkiye ’siz Dünya barışı olamaz, olmaz…

 

Ahmet AL

Share
842 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2