logo

reklam

Hani “Gelen ağlar, giden ağlardı”?


facebooktwitter
Mehmet Derviş CANBEKLİ
mehmetcanbekli@gmail.com

Üsküdar’dan Şanlıurfa’ya binlerce kilometre yol yapan çocuklara 7 TIR dolusu oyuncak taşıyan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’e Basın Müdürü Cüneyt Zülfikar Bitikçioğlu’na ekip arkadaşlarına başkan yardımcıları ve meclis üyelerine Şanlıurfam adına teşekkür ediyorum.

 

Ancak bu hizmet karşılığında günü birlik gidip dönen binlerce kilometre yol kat eden Üsküdar Belediyesi’ne ve çalışanlarına vermiş oldukları özveriden dolayı günü birlik göndermeniz caiz miydi?

 

Katlandıkları eziyet, çektikleri zahmet…… Bir yemek ikramıyla son bulmamalıydı.

 

Her ne olursa olsun en azından bir gün misafir edip istirahat etmelerini sağlamak, bir sıra gecesi düzenlemek tarihi mekanları gezdirmek çok mu zor du?

 

Şimdi bazıları diyebilir şikayet mi ettiler?  Hayır. Bilakis gidiş ve dönüşleri bilgi edinmek en doğal hakkımız ise gereği yapılmayanı sorgulamak ta  görevimizdir. Doğduğum ve büyüdüğüm Şanlıurfama hizmet gidiyorsa, bu hizmetin karşılığını gösteremeyenlerden hesap sormak da en doğal hakkımdır.

 

Gurbet elde memleket hasretiyle yanıp tutuşan her kim olursa olsun memleketine hizmet götürenlere, katkı sağlayanlara verilen değerin eksikliğini görüyorsa hesap sormamak vicdansızlık olur.

 

Hizmet için yollara koyul,“1250 kilometre git, 1250 kilometre aynı gün geri dön “ bu güzel hizmet karşılığında bu eziyete izin verenleri, bu organizasyonda hata yapanları cezalandırmak Şanlıurfa Valiliğine, sorgulamakta bize düşer.

 

Değerli büyüklerimden duyduğum ”Gelen ağlar, dönen ağlar” sözüne bir açıklık getireyim. Şark görevi için Şanlıurfa’yı görmeden tayin edilen memurlar “eyvah” diye ağlar iken, ancak görev sonrası ayrılık üzüntüsüyle gözyaşı döktüğü hatta kalmak için çok çaba sarf ettikleri bilinen bir gerçek olduğu için söylenen bir söz dür.

 

Bu sebeple soruyorum!

 

“Hani gelen ağlar, Giden ağlardı”

 

Şunu beklemek en doğal hakkım değil mi? İçinde bulunduğum çok yakinen tanıdığım arkadaşların bu hizmetinden daha önce haberdar olmuştum. Hatta sayfama bile taşımış bu hizmetlerinden dolayı kendilerini kutlamıştım. Zira dönüş sonrası ziyaret edip çalışmalar hakkında fikir edinmiştim. Asla şikayet ettikleri için değil, Sadece yorgun olduklarını günü birlik gidip dönüşün çok zor olduğunu hatta eziyet çektiklerini hissedince bu yazıyı kaleme aldım. Urfa ve Urfalı asla böyle değildir. Büyükşehir Belediye Başkanı yabancıdır bilmez, Şanlıurfa Valisi yabancıdır bilmez diyelim Ya Haliliye Belediye Başkanımız Fevzi Demirkol ile Eyyübiye Belediye başkanımız Mehmet Ekinci’ye ne demeli? Şanlıurfalı Sivil Toplum Örgütleri dahil İş adamları dahil Allah rızası için çıkılan yolda hepsi sınıfta kalmıştır.

 

Kim ne derse desin doğruyu yazarım arkadaş. Bu hizmetten dolayı “ŞANLIURFALI SINIFTA KALMIŞTIR”

Mehmet Derviş Canbekli

Share
660 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

#

Hani “Gelen ağlar, giden ağlardı”?” için 1 yorum

  1. Halil Doğan : diyor ki:

    Herke başkası ilgilenecek diye ortaya bırakmıştır. Esas muhatap hangi kurumsa o sorumludur.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2