logo

reklam

HANGİ HUKUK


facebooktwitter
Necdet Cemal OCAK
ncocak@gmail.com

Savcı – Bu silahların Işid’e gittiğine dair elinizde belge var mı?

Can Dündar – Hayır, biz bu haberi duyum üzerine yaptık.

Nedim Şener- Devlet savaşıyorsa, elinizde devletin savaş planı varsa, bunu yayınlarsanız bu suçtur. Ama savaş planında, elinizdeki esirlerin hangi kampa götüreceğinize dair bilgi varsa ve bunu yayınlarsanız bu gazeteciliktir.

Peki, devlet düşman ülkede, bazı grupları harekete geçirmek için silah gönderiyorsa ve bu yayınlanıyorsa suç mu? Bunu demedi tabi.

Meseleye hukuk üzerinden gidilecekse söylenen hukuk, hepimiz tarafından özlenen hukuktur. Ancak bu ülkede her zaman gerçek hukuk yerine, hâkim gücün her türlü uygulamasının hukuk olarak görülmesinden ibaret kalmıştır.

12 Eylül döneminde evlere yapılan baskınlarda gözaltına alınan gençlerle birlikte suç aletleri de ele geçirilmişti. Medya, haberlerde ele geçen suç aletlerini tıpkı bugün pkk’dan ele geçen roketatar, el bombası, silah ve mühimmatlar gibi verirdi.

Neydi bu suç aletleri? Seccade, tespih, Kuran. Bazen de 9 ışık adlı kitap. Bu da hukuktu.

“Ergenekon” yargılamasında montaj kasetlerle, itirafçı olan pkk’lıların “gizli tanıklıklarıyla”  bir paşanın maksadı aşan iki cümlesi ile suçlar üretildi.

Toplumda öyle algı oluşturuldu ki, silahlı kuvvetlerin normal, olağan faaliyetleri bile suç ve darbe gibi gösterildi.

Bütün bunlar, Genelkurmay başkanının çete kurduğunu söyleyen,aslında kendisi çete olan bir grup tarafından yapıldı. Bu da hukuktu.

Amerika’da, El Kaide’yi siz kurdunuz, Işid’i siz kurdunuz, Ortadoğu’da milyonlarca insan öldü diyen bir gazete gören oldu mu?

Devletler menfaatleri doğrultusunda her şeyi hukuka uygun yapmaz. Şu anda batı hangi geçerli hukuka göre Irak ve Suriye’de bulunmaktadır? Hangi geçerli hukuka göre Libya’yı bombaladılar?

Güneyimizde bizim aleyhimize gelişmeler olurken, Türkiye’nin direk savaşa dahil olmak yerine belki 5 nci kol faaliyetini harekete geçirmek, belki açık olarak desteğini ilan ettiği bir tarafa silah vermesi meşru bir haktır.

Ülkedeki hiçbir medya kuruluşunun veya gazetecinin devlet politikasını beğenmeyip, hukuka uygun olsa bile ifşa etmeye hakkı yoktur.

Devleti zora sokacak, ülke menfaatine balta vuracak hiçbir faaliyet hoş karşılanmaz. Millet nezdinde bunun adı düşmanla işbirliği ve vatan hainliğidir.

İşte bu, Mit tırlarını durduran, “Ergenekon” yargılamalarını yapan çete tarafından ele geçirilen yargıdır. Buna da hukuk diyorlar.

Dikkat ederseniz baştan beri özetlediğimiz olayların hepsinin adı hukuktur. Ancak aslına bakarsanız hiç biri gerçek hukuk değildir. Hukuk maskesi altında hukuksuzluktur.

Bu hukuksuzlukları destekleyenler bilsinler ki hukuk herkese lazımdır.

İktidar mücadelesini hukuksuzluk ve vatana ihanetle karıştıranlar anlasınlar ki, bugün kendi hukukunu uygulayanlar, yarın başkasının hukukunun kurbanı olacaklardır.

 

26.3.2016

 

 

 

 

 

 

Share
665 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2