logo

reklam
03 Temmuz 2016

Hangi evde kimin oturduğunu biliyor muyuz?

8249-hangi-evde-kimin-oturdugunu-biliyor-muyuz-400x0Atatürk Havalimanı’nda saldırı gerçekleştiren canlı bombalarla birlikte yine Türkiye’deki kimliği belli olmayan yabancılar gündeme geldi. En büyük tehlikeyi ise Şanlıurfa barındırıyor
Atatürk Havalimanı’na yapılan katliam saldırısı, bir kez daha Türkiye’de yaşayan yabancıları gündeme getirdi. Savaştan kaçıp gelenlere kucak açan Türkiye, isteyerek olmasa da arada kötü niyetli yabancılara ve teröristlere de ev sahipliği yapıyor. Havalimanına saldırı yapanların oturduğu mahallenin muhtarından gelen itiraf bu vahim tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi.

MUHTARIN İTİRAFI

Atatürk Havalimanı’nı 28 Haziran’da kana bulayan canlı bombaların İstanbul Fatih’te kiraladıkları evin üst katında oturan yaşlı kadının “Muhtara kaç defa yalvardım. ‘Kimin oturduğunu tespit ediyor musunuz?’ diye sordum. Bu sözlerinin ardından İskenderpaşa Mahallesi Muhtarı Fikret Saral konuştu.

Habertürk Gazetesi’ne konuşan Muhtar Saral, “Bu kadının bize yazılı bir başvurusu yok. Belki gelmiştir ama yazılı bir başvurusu yoksa ben nasıl hatırlayabilirim? Benim mahallemde şu anda 2 bin 500 tane kayıtsız hane var. Her gün 30-40 insan muhtarlığa geliyor. ‘Binamızda yabancılar oturuyor, gelen giden belli değil’ diye şikâyetler oluyor. Biz bunların kayıtlarını tutmuyoruz. Bize dilekçeyle de başvurmuyorlar. Sözlü olarak belirtiyorlar, biz de onları yönlendiriyoruz. Toplu şikâyetler gelince de devlet büyüklerimize gerek yazılı, gerekse sözlü olarak durumu anlatıyoruz. Bu hanımefendi de gelmiş olabilir. ‘Ben biliyorum’ nasıl diyeyim? Adamları bilsem zaten kayıtlarını yaparım. Ev sahibi ve kiracıların düşünmesi lazım. ‘Ben burayı kiraya veriyorum ama adamın kimliği belli mi, değil mi? Bizim doğalgazımızı, elektriğimizi üzerine alması gerekir.’ Emlakçının kiraya verirken bunları düşünmesi lazım. ‘Bu adam bombacı mı, terörist mi? Burayı hücre evi olarak mı kullanacaklar?’ Hepsi parayı alıyor, gerisine karışmıyor. Böyle bir şey yok. Bu kişilerin nüfus kâğıtlarını aldın mı, bunlara kira kontratı yapıldı mı” dedi.

‘2 AY ÖNCE KAYMAKAMA DURUMU ANLATTIM’

Muhtar Saral, sözlerini şöyle tamamladı: “Ben mahallemdeki bu durumu 2-3 ay önce kaymakam beye yazılı olarak ilettim. Benim başvurumun ardından kaymakamlık, belediye yetkilileri, bölgedeki bütün emlakçıların dükkânlarını mühürledi. Ama bir süre sonra hepsi cezaları bittikten sonra dükkânlarını açtı ve eski sistem devam etti.”

URFA’DA DA KİMİN NEREDE YAŞADIĞI BİLİNMİYOR

Öte yandan yaklaşık 400 bin rakamla en büyük mülteci topluluğunu ağırlayan Şanlıurfa’da da bu durum zaman zaman gündeme geliyor. Özellikle bazı canlı bombaların daha önce Şanlıurfa’dan geçmiş veya bir süre burada ikamet etmiş olması dikkatleri Urfa’ya çekti ancak yeterli önlemlerin alınmasında yine yeterli olmadı. Yine kentin tam ortasında iki Suriyeli muhalif gazetecinin kafaları kesilerek katledilmesi, ardından yine aynı gazeteden Suriyeli bir gazetecinin silahlı saldırıya uğraması kentteki potansiyel tehlikeyi ortaya koydu. 400 bin mülteci arasında IŞİD’liler ve Esed yandaşları da dahil çok sayıda Suriyeli teröristin Şanlıurfa’da yaşadığı tahmin ediliyor. Şanlıurfa’nın en avantajlı durumu ise Suriyeli gazetecilere yapılan saldırılarla Suruç’ta sosyalist gençlere düzenlenen canlı bomba olaylarının dışında başka bir facianın yaşanmamış olması. Suriye halkı ile Şanlıurfa halkı arasında hiçbir sıkıntı yok. Tek tehdit, aralarında yaşayanların kim olduğunun, savaşçı veya cihatçı varsa bunların tespit edilmemesi.

Share
441 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

UA-36507442-2