logo

reklam

HAMURCU: “BENİ KILIÇDAROĞLU DOLANDIRDI”


facebook
Hasan ALPARSLAN
hasanalparslan20@hotmail.com

Kişiliğini yitirenler, meşruiyetini tescil ettirmede, kendi şahsi duruşunu kabul ettirmede zorlanarak gölgeli koruluklar ararken, insanlara yardım elini uzatma perspektifli iyi niyet bakış açısından ziyade, melankolik kompleksli hayat yaşantısının kini ve hazımsızlığı ile kendisiyle dahi barışık olamadığı perspektifli açılarıyla yol güzergâhına işaretlemelerde bulunmaktadır.

 
Kişiliksiz yapısı ile davranışta bulunanlar hiçbir zaman sosyal ilişkilerini sağlıklı konum tescillerini temellendirecek dik duruşlu sahip çıkacak sözler sarf edemezler… Yanar dönerliği meziyet telakkisiyle kompleks gidermenin arayışında kin kusma alışkanlığı ile seçtiği hedefte kim olursa olsun düşmanca bakış açısıyla pervasızca saldırmayı alışkanlık haline getirirler..

 
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun büyük bir sahtekârlığı daha ortaya çıktı… Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve o dönemin Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki’ye yönelik iddialarla ilgili kitabın yazarı Hacı Ali Hamurcu şok itiraflarda bulundu. Hamurcu, “Bu suçlamaları CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla yaptım. Kılıçdaroğlu bu iş için bana para vaat etti ve bu parayı da ödemedi” dedi…

 
Kemal Kılıçdaroğlu, Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve o dönemin Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki’ye yönelik yolsuzluk iddialarında bulunmuştu. Kılıçdaroğlu, bu suçlamalarına “değerli bir vatandaş” olarak dile getirdiği Hacı Ali Hamurcu’nun iddialarını dayanak göstermişti.

 
Hamurcu, yayınlanan kitabıyla ilgili olarak yargılandığı mahkemeye yazılı bir ifadede sundu. Mahkemeye verdiği ifadesinde, Başkan Mehmet Özhaseki’ye yönelik suçlamaların yer aldığı kitabı Kılıçdaroğlu’nun talimatı ile yazdığını itiraf eden Hamurcu, kendisine para vaat eden CHP ve Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun söz verdiği vaatleri yerine getirmediğini öne sürerek, Kılıçdaroğlu tarafından dolandırıldığını söyledi.

 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2010 yılında TBMM bütçe görüşmeleri sırasında Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Mehmet Özhaseki ile ilgili açıklamalar yapmış, Kayseri’de ‘vilayet-yargı-belediye’ arasında yolsuzluk üçgeni olduğunu öne sürmüştü. Kılıçdaroğlu, yapmış olduğu suçlamaları, dolandırıcılık suçundan mahkûm olarak cezaevinde yatmakta olan Hacı Ali Hamurcu’ya dayandırmış ve kendisi hakkında “değerli bir vatandaş” diye hitap etmişti.

 
Hacı Ali Hamurcu’nun hayali taksi hatları vaat ederek bazı kişilerden para aldığı bizzat Başkan Özhaseki’nin talimatı ile ortaya çıkartılmış ve yine Özhaseki’nin talimatıyla hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulmuştu. Yakalanarak mahkemeye çıkartılan Hacı Ali Hamurcu’nun suçu tespit edilerek nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından mahkum edilmişti. Uzun süre Türkiye gündemini meşgul eden Kılıçdaroğlu’nun iddialarıyla ilgili olarak 2007 yılında savcılıkta sonuçlandırılan dosya bir kez da daha açılarak soruşturmaya konu olmuştu. Yeniden bilirkişiler atanmış ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile Mehmet Özhaseki’nin suç işlemediğini Cumhuriyet Savcılığı ortaya çıkarmıştı.

 
CHP Milletvekilleri Şevki Kulkuloğlu, Atilla Kart ve Ömer Süha Aldan 10 Ocak 2013’te dolandırıcılık suçundan 5 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye olan Hacı Ali Hamurcu ile birlikte TBMM’de basın toplantısı düzenleyerek, Hamurcu’nun yolsuzlukları anlatan bir kitap yazdığını belirttiler. Basın toplantısından bir süre sonra Belgelerle Yolsuzluğun Şeytan Üçgeni’ adlı kitap yayınladı. Kitapla ilgili Mehmet Özhaseki’nin avukatı Mehmet Savruk dava açtı. Hacı Ali Hamurcu ve yayıncı şirket aleyhine Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2014/77 sayılı dosya ile açılan dava 7 Mayıs Perşembe günü sonuçlandı. Mahkeme, Mehmet Özhaseki’ye yapılan iftiralardan dolayı 7 bin TL manevi tazminatın Hacı Ali Hamurcu ve yayınevinden tahsiline karar verdi. Ayrıca Hacı Ali Hamurcu’nun cezalandırılması için de Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldı.

 
HAMURCU: “BENİ KILIÇDAROĞLU DOLANDIRDI”
Hacı Ali Hamurcu kendisi hakkında açılan dava sürerken, Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesi Başkanlığı’na kendi el yazısı ve imzası ile bir ifade verdi. İfadesinde davaya neden olan kitabı aslında kendisinin yazmadığını belirten Hacı Ali Hamurcu, kitabın bizzat Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla yazılıp basıldığını söyledi. CHP Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuoğlu’nun bu kitaptan 3-4 trilyon lira kazanabileceğini söylemesi üzerine ‘evet’ demek zorunda kaldığını belirten Hamurcu, “10 Ocak 2013 Perşembe günü Şevki Kulkuloğlu ile birlikte Ankara’ya gittik. Şevki Kulkuloğlu ve genel başkanlarının görevlendirdiği iki milletvekili ile TBMM’de basının karşısına çıktık. Elime bir not verdiler, ben de okudum. Kitabın çıkacağını söyledim. Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatı ile bir milletvekili ve ANKA Ajansın sahibi Kemal Kılıçdaroğlu’nun Basın Danışmanı Veli Özdemir kitabın basımı için hazırlığa başladılar.

 

 

Hatta Kemal Kılıçdaroğlu bir cenaze dolayısıyla Kayseri’ye geldiğinde kitabın basım işinin hızlandığını, çıktığında 100 bin tane kendisinin alacağını söylemişti. Kitabın basım masraflarını da onlar karşıladı.Burada ben kandırıldım. Kitapla ilgili söz verdikleri ödemeyi de yapmadılar. İhtarname çektik cevap vermediler. Kitabın, hakkımda dava açılmasına neden olan kısımlarını bilgim dışında ekledikleri için de davacıyım. Benim mağduriyetimden faydalanıp beni kullandılar, kandırdılar, dolandırdılar”dedi.

 

 

ÖZHASEKİ, 7 BİN LİRA MANEVİ TAZMİNAT KAZANDI

 
“Bir dolandırıcıyı kılavuz tutarak yıllarca Kayseri’ye yönelik iftiralarda bulunan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, şimdi kılavuz tuttuğu dolandırıcı tarafından dolandırıcılık yapmakla suçlandığı” belirtilen açıklamada, şöyle devam edildi:”Ödediği tazminatlarla kamuoyu nezdinde sıkışan Kılıçdaroğlu, Hamurcu’nun son itirafıyla ‘darbe üstüne darbe yedi’ yorumlarına muhatap oldu. Kılıçdaroğlu’nun bugüne kadar kılavuzu olan Hacı Ali Hamurcu’nun mahkemeye yaptığı açıklamalar, Başkan Mehmet Özhaseki üzerinden AK Parti’ye yönelik kirli bir komplo kurulduğunu da ortaya çıkarıyor.”

 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2010 yılında TBMM bütçe görüşmeleri sırasında dönemin Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki ile ilgili çeşitli iddialarda bulunmuş, “Kayseri’de vilayet-yargı-belediye arasında yolsuzluk üçgeni olduğunu” öne sürmüştü.

 
Kılıçdaroğlu, bu iddiaları da dolandırıcılık suçundan cezaevinde bulunan eski belediye çalışanı Hacı Ali Hamurcu’ya dayandırmıştı.

 

CHP Milletvekilleri Şevki Kulkuloğlu, Atilla Kart ve Ömer Süha Aldan, 10 Ocak 2013’te dolandırıcılık suçundan 5 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye olan Hacı Ali Hamurcu ile TBMM’de basın toplantısı düzenleyerek Hamurcu’nun yolsuzlukları anlatan bir kitap yazdığını belirtmişler, basın toplantısından bir süre sonra ANKA firması “Belgelerle Yolsuzluğun Şeytan Üçgeni” adlı kitabı yayımlamıştı.
Bunun üzerine Mehmet Özhaseki’nin avukatı Mehmet Savruk, Hacı Ali Hamurcu ve yayıncı firma aleyhine Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açmış, 7 Mayıs’ta sonuçlanan davada mahkeme Hacı Ali Hamurcu ve ANKA Yayıncılık’ın 7 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmetmişti.
Ayrıca, Hacı Ali Hamurcu’nun cezalandırılması için Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılmıştı.
Hayrettin Öztürk (12 Mayıs tarihinde sayfasından alıntı)
Onlar bir anda kişiliksizlik sendromuna girmez. Her bireyin özel şartlarının farklı olmasının yanı sıra, bu süreç farklılıklar gösterebilir. Yani bazı palavracı insanlar benzer şartlarda daha kısa sürede kişiliksizliklerinin tüm meziyetlerini sergilerler.bazıları da kısmen vicdan sahibidir biraz daha gerçekleri kabullenebilirler.. Önemli olan kişilik sahibi olabilmek ve toplum adına ve halk yararına hizmet üretebilmektir…
Yalan-dolan üretkenliğiyle, etik olmayan bir sistem oluşturarak huzursuzluk yaratmaktan haz duyan ve bunu bir matah gibi kabullenen kendince ürettiği yakıştırmalarıyla içi boş bir bidon iken güçlü ve ulaşılmaz olduğunu sağa sola kabul ettirmek için yalpalayanlar Nasıl bir kişiliksizliğin esiri olurlar.- Saygılarımla 13 Mayıs 2015
Hasan ALPARSLAN Araştırmacı Gazeteci- Yazar.

Share
1215 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • RAMAZAN AYI İFTAR İSRAFI

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    RAMAZAN    AYI     İFTAR    İSRAFI Ramazan ayı bahane,  israf  şahane... Ramazan ayı  israf ayı değildir... Ramazan ayı nefsi terbiye etme ayıdır... Yardımın, paylaşmanın, bölüşmenin  zirve yaptığı; ay olması gerekir... Pahalı ve görkemli iftar  sofraları, yerine; sade ve paylaşmanın esas olduğu  iftar sofraları tercih edilmelidir. Fakirin ve  yoksulun doyurulduğu, ortak ortamlarının paylaşıldığı, yüzünün güldüğü, sofralar; asıl amacın yerine getirildiği sofralardır. Öz budur... Son günlerde, Dünya toplumunun çekmiş olduğu açlık sıkıntıs...
  • Kemiğe yazılan yazı

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kemiğe yazılan yazı Sa’d bin Ebi Vakkas, Kûfe vilayetine, Vali olup, ev yapmak arzu etti kendine. Arsa bulup, istedi onu satın almayı, Lakin bir mecusiye aitti yarı payı. Çağırıp buyurdu ki: (Bu hisseni bana sat!) Cevaben; (Satmam) dedi mecusi ona fakat. Para verdi ise de değerinden pek fazla, Yanaşmadı mecusi satmaya yine asla. Dediler ki: (Efendim bir mecusi kimseye, Ne lüzum var bu kadar fazla ısrar etmeye. Siz bugün valisiniz, o, mecusi bir kişi, Parasını vererek, bitirin hemen işi.) Mecusi...
  • Ağlayıp âh ederdi

    25 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ağlayıp âh ederdi Hazret-i Ebu Bekir dünyadan göçtüğünde, Cümle eshab ağlayıp, yaş döktüler o günde. Hep ağlama sesleri, kapladı ortalığı. Zira Resulullahın, O idi dert ortağı. O günlerde eshabtan, birkaç kişi geldiler. Muhterem zevcesini taziye eylediler. Ve ona dediler ki: (Hazret-i Ebu Bekri, Biz iyi tanıyoruz çoktu faziletleri. Lakin bunlardan ayrı, bizim bilmediğimiz, Varsa bazı halleri, bize söyler misiniz? Gündüz yaptığı işler, malumdur biz eshaba. Ve lakin geceleri ne yapardı acaba?) Onların bu şekilde sualine c...
  • Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya Biz?

    25 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Bu referandumun yapılabilmesi için öncelikle bağımsız bir “Seçim Kurulu'nun oluşturulması olmazsa olmaz bir uluslararası kural. Bu yapılmazsa oylama “Diktatörlük” veya da “Dernek Seçimi” olarak addediliyor. Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani geçmiş aylarda yaptığı açıklamada “Kürt halkı için referandum yolu ile gelecekleri hakkında vermenin zamanı gelmiştir ve ortam da uygundur” diyerek, Kürtlerin gelecekleri konusunda karar verme zamanının geldiğini uluslararası kamuoyuna işittirmişti. DEAŞ´ın karşı çıkmasına ve IKBY b...
UA-36507442-2