logo

reklam

Hammond’un Kıbrıs Ziyareti (1/2)


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

İngiltere Dışişleri Bakanı Phillip Hammond 31 Mart ve 1 Nisan tarihlerinde Kıbrıs’a resmi bir ziyarette bulunacaktı ancak İran’ın nükleer faaliyetleri ile ilgili olarak İsviçre’de yapılan görüşmeler aniden olumlu bir yola girince programını değiştirmek zorunda kaldı, Kıbrıs ziyaretini iptal etti.

İngiltere Dışişleri Bakanı Phillip Hammond’un tam da EOKA’nın 60. Kuruluş yıl dönümüne 10 gün kala Kıbrıs’a resmi bir ziyaret yapacağını açıklaması bir tesadüf değil. Genelde bu tür resmi ziyaretler 6 ay öncesinden kararlaştırılır ve karşılıklı iki devlet arasında mutabakat sağlanır. 10 gün evvelden bir ziyaretin resmi düzeyde yapılacağı açıklanıyorsa bilin ki ya perdenin arkasında çok önemli bir neden var ya da birilerine önemli bir mesaj verilmek isteniyor.

Bakan Hammond’un bu ziyareti neden yaptığını anlamak için İngiliz “Politik Dili”ni bilmek ve anlamak gerekir. İngilizceyi sular seller gibi yazmak, okumak, konuşmak ve anlamak yetmiyor maalesef. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi gibi her devletin kendine has bir politik konuşma tarzı var uluslararası ilişkilerde ve siyasette.

Biz Türklerin politik dili, halk tabiri ile biraz harbidir. Vücut dilimizle ağzımızın içindeki dil çok uyumludur. Biri ne derse, öbürü de aynısını söyler. Politik görüşlerimizi kelimelerle anlatırız. Bir şeyi istiyorsak açık ve net olarak “isteriz” deriz, istemiyorsak da “hayır, teşekkürler” demekten çekinmeyiz.

İngilizlerin politik dili biraz farklıdır.

Ne vücutları gerçeği konuşur, ne de ağızlarının içindeki dilleri.

Davranışlarını iyi analiz etmek gerekir ne demek istediklerini tam olarak anlayabilmek için.

Ne söyledikleri çok önemli değildir. Vücut dilleri ile ima ettikleri de.

Önemli olan, zamanlamaları ve yaptıkları davranışın hangi olayla ilgisi olduğunu tanımlayabilmek ve ne söylemek istediklerini anlayabilmektir.

İngiltere Dışişleri Bakanı Hammond’un Kıbrıs’a geleceği söylenen tarihten 10 gün evvel açıklanan resmi ziyaretinin ana gerekçesi müzakerelerin başlaması ile ilgili olarak Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Anastasiadis ve Cumhurbaşkanımız Dr. Derviş Eroğlu ile birer resmi görüşmek yapacak olmasına ilaveten, Rus donanmasına ait gemilerin Limasol limanını istedikleri zaman kullanabilecekleri izninin Kıbrıs Rum Yönetimince verilmesi ile ilgili.

Gerek duyduğu zaman çok kısa süre evvel bilgi vererek Limasol Limanı’na girip rıhtıma bağlanacak olan Rus donanmasına ait gemilerin arasında bir tanesi, hem İngiliz Gizli Servisi MI6’nın, hem de İngiliz Kraliyet donamasının çok ilgisini çekmiş durumda. Gerçekte hem ilgisini çekti, hem kızdırdı, hem de korkuttu bu gemi.

Bu gemiye “Büyük kulak”da denilebilir.

Söz konusu “Büyük Kulak”ın Limasol limanına demirlemesi demek, Ağrotur (Akrotiri) İngiliz Üssünde telli, telsiz, WiFi, Bluetooth veya da benzeri elektronik haberleşmelerin tümünün bu gemideki elektronik aygıtlar tarafından net bir şekilde dinlenebileceği demek. Bu dinleme operasyonuna Trodos dağının tepesine kurulmuş, Orta Doğu’ya yönelik telsiz-telefon konuşmalarını dinleyen sistemin (Echelon) algıladıkları da dahil…. (Devam edecek)

Ata ATUN

e-mail: ata.atun@atun.com

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

3 Nisan 2015

Share
363 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • CHP’Lİ KARDEŞİM ANLAŞILMIYOR MU? BİZ NİYE‘EVET’ DEMELİYİZ?

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    VATAN,MİLLET,BAYRAK SEVDALISI CHP'Lİ KARDEŞİM ANLAŞILMIYOR MU? BİZ NİYE‘EVET’ DEMELİYİZ? Milletin verdiği mesajı almamakta, anlamamakta direnen kimileri de girdikleri çıkmaz sokaktan bir türlü çıkamıyorlar. Ana muhalefet demeye bin şahit isteyen CHP'nin durumu bir taraftan trajik, bir taraftan komik. Parti mi, Bremen mızıkacıları mı belli değil. Her kafadan ayrı bir ses çıkıyor Yalan üretmekte mahir olanlar ülke meselelilerin sahiplenmek yerine ‘HAYIR’ çetesine katılmayı matah bilip teröre-emperyalizme göz kırpmaktan vaaz geçmiyorlar. 'Ha...
  • ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR

    22 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR Bir zamanlar büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten bir kral ve dört eşi varmış. Kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, herşeyin en güzelini ve en iyisini ona verirmiş. Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için onu çok kıskanır ve üzerine titrermiş. Kral ikinci eşini de çok severmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onu yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş. Kraliçe ...
  • Yapılan Köprüler “Deli Dumrul” Köprüsü mü? (!)

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Hani bir hikâye vardır; zamanın birinde Deli Dumrul isminde biri, bir akarsuyun üzerine köprü yaptırır ve bu köprüden geçenden 5 akçe, geçmeyenden de döve döve zorla 10 akçe alırmış. Şimdi de birileri; “yapılan köprüler gereksiz, zarar ediyor, geçmediğimiz köprünün parasını ödüyoruz, bunlar Deli Dumrul köprüsü” gibi ifadeler kullanmakta… Daha önce Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri için yapılan bu trajı-komik eleştiriler, şimdi de geçtiğimiz günlerde temeli atılan “Çanakkale 1915 Köprüsü” için dile getirilmekte... Yap İşlet Devret...
  • CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ Bir gün, hazret-i Ebu Bekir ile hazret-i Ali mescid-i şerifte oturuyorlardı. O esnada biri girdi içeri. Ancak hazret-i Ali’yi görünce adamın rengi kaçtı birden. Mahcup bir vaziyette çöküverdi oracığa. Hazret-i Ebu Bekir, merakla hazret-i Ali’ye döndü: - Ya Ali! Şu adamı tanıyor musun? - Evet, tanıyorum. - Seni görünce mahcup oldu. Acaba neden dersin? Aliyyül Mürteza tahmin etmişti: - Bana borcu var. Belki ondandır. Hazret-i Ebu Bekir kalktı ve gitti o adamın yanına: - Hayırdır, neyin var senin? - Yok bir şey ...
UA-36507442-2