logo

reklam

“Halepçe Katliamı” Tarih Sayfalarına Kara Bir Leke Olarak Yerini Aldı


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Tarihin sayfalarına kara bir leke olarak geçen Katliam…

 

Halepçe Katliamı bugünkü gibi taptaze külleri, soğumamıştı cansız bedenler… 

 

Bebeklerin cansız bedenleri, ölümleri kaldı fotoğraflarda…    

 

Öyle bir şey ki tarih bile yenik saymıştı ve de suçlu!

                                                                                

Oysa sen ve içindekiler suçsuzdunuz ve de tertemiz masum çocuklar ey Halepçe…

 

İnsanlık tarihimizin en barbar en gaddar en vahşet kokan çöplüğünde yerini alan Diktatör Saddam Hüseyin Abdülmecid El- Tikriti diktatörlüğünün verdiği en büyük zulmüyle Kuzey Irak bölgesine bağlı olan Halepçe’de Kürt Halkının yaşadığı büyük trajedinin takvim yapraklarında 16 Mart 1988 yılını gösterdiğinde Diktatör Saddam Hüseyin’e ait olan savaş uçaklarının o sağır edici ve  ürkütücü olan sesiyle katliam başlamıştı.

 

Savaş uçaklarından çıkacak olan bombalar tarihin en büyük katliamlarından olan Halepçe katliamını gerçekleştirme yolunda adeta kentin o büyük kalbini parçalıyordu. Bir anda bütün şehir her taraf, her sokak, her cadde insan cesetleriyle dolmuş, kentin üzerinde gezen uçuşan zehirli gazlar insanları, o tertemiz yürekli çocukları birer birer yere sermeye başlamıştı. Tarih sayfalarına büyük bir kara leke olarak kayda geçti.

 

Üzerinden yıllar geçmesine rağmen yaraların kapanmadığı, daha bugünmüş gibi büyük ve kötü bir his veren Halepçe Katliamı…

 

Gökyüzünde zehir yüklü kara bulutlar büyük bir kabusmuş gibi dağılmadı yeryüzünden, Halepçe’nin o koca koca yüksek dağlarından… Halepçe adeta kırmızı bir duman bulutu baskısı altındaydı…

 

Resmi rakamlara göre yapılan bu katliamda 6357 insanımız zehirlenerek ya da yanarak öldü. 14.765 kişi ağır derecede vücutlarında ciddi yanıklar meydana gelmiş. Yapılan bu zehirli katliam sonucunda yıllar geçmesine karşın etkisini halen sürdürmektedir. WHO’nun raporuna göre bu kimyasal saldırı, günümüze kadar 43.753 kişinin ölümüne, 61.200 kişinin de sakat kalmasına sebep oldu.

 

Lakin Halepçe Katliamının yarattığı ciddi toplumsal travmanın izleri hiçbir zaman kolay kolay silinmeyecek…

 

Dünya kamuoyundan hala gereken yankısını ciddi manada bulamayan ve insanlık tarihine, tarih sayfalarına kara bir leke olarak geçen katliamın ardından tam tamına 28 yıl geçti…

Halepçe’nin göze çarpan ilk özelliklerinden birinin Kürt Halkının yoğun olarak yaşadıkları bir yer olmasıydı. Bu yüzdendir ki diktatör, barbar ve tarihin en büyük katillerinden olan Saddam Hüseyin Abdülmecid El- Tikriti bu bölgeye zehirli bombalar fırlattı.

 

Tarihin en büyük barbarlarından, en büyük katillerinden olan ve idam edilen Saddam Hüseyin’in o ırkçı ve haksız siyasetine muhalif olan bölge halkının bu tavırlarını acı bir şekilde ödedi. Tabi o güne kadar da bir çok kez yapıldığı gibi hakim güçler isteklerinin yerine getirilmediğini öğrenince bölge halkının tamamen ortadan kaldırmayı planladı. Bunun üzerine öncesinde Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki bölgelerinde yapılan zehirli bombalamaların aynısını bu sefer de Irak’ın Eski Cumhurbaşkanı olan ve İdam edilen Saddam Hüseyin’in kontrolü altında olan uçakların Irak’ın Halepçe kentinde insanların üzerinde uyguladı.

 

Halepçe Şehrinde yaşayanların yani Kürtlerin üzerinde kimyasal silahlarla sürekli olarak ateş açıldı. Kadınlar, çocuklar, büyük küçük ayrımı yapılmadan yapılan bu kimyasal saldırıda 6.357 kişi adeta katledildiler.

 

Bütün dünya, bütün canlılar, bütün insanlık Halepçeli çocukların cansız bedenlerinde ölümün o soğukluğunu ve çocukların o tertemiz saflığını beraber izlediler.

 

Bu katliam ve saldırılar sonrasında bölge halkı tamamıyla mülteci durumuna düştüler.

 

İnsan hakları ve insanların özgürlükleri yeniden bir kez daha bütün dünyanın gözleri önünde hem de en acımasız şekilde tekrardan ihlal edildi.

 

Her ne kadar bu katliamın, bu vahşetin, bu barbarlığın sorumluları yıllar sonra da olsa yargılanıp cezalandırıldıysa da, barbar vahşi Irak rejimine kimyasal silahları ve gazları satanlar, Kürt katliamına yönlendirenler, onun uygulamalarına seslerini çıkartmayan uluslar arası güçler suçsuzlar mıdır? Halepçe Katliamı Saddam Hüseyin Abdülmecid El- Tikriti rejiminin Irak bölgesinde yaşayan Kürtlere yönelik olan katliamın ne ilki ne de son olmuştur. Halepçe katliamı, Halepçe vahşeti yıllardan beri uygulanan Kürtleri yok etme stratejilerinin bir sonucudur.

 

Dünya devletleri bu olayı, bu vahşeti, bu barbarlığı, bu katliamı sadece ve sadece kınamakla yetindiler.

 

Bugün Halepçe Katliamı’nın 28. Yıldönümü ve bugün bu katliamın tek tesellisi o dur ki zalim, diktatör, barbar  vahşi olan Saddam Hüseyin’in diğer zalimlerle, diğer barbarlarla beraber olması gereken yerde olduğudur…

 

Zalimler için, barbarlar için, diktatörler için yaşasın CEHENNEM!

 

 

“Mehmet KIZILKAYA”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
606 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Peygamberimiz Hz.Muhammed(sav)

    22 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ► Hazreti Peygamber (s.a.v.) Fitneyi Haber Verirken, Bunun Fâsılalarla Kıyamete Kadar Devam Edeceği Hususunu Bilhassa Tebârüz Ettirir, Vurgular. Bu Noktanın Anlaşılmasında En Güzel Örnek, Huzetfe Tu’bnu’l-Yeman’dan Gelen Bir Rivâyettir; Aynen Aktarıyoruz: İnsanlar, Hazreti Peygambere (s.a.v.) Hep Hayırdan Sorarlardı. Ben ise, Bana da Ulaşır Korkusuyla Hep Şerden Sorardım. Bir Defasında: ▬ “Ey Allah’ın Rasülu; Biz Bir Câhiliyet ve Kötülük Devrinde Yaşadık. Allah Bizi Bu Hayırla, İslâm’la Müşerref Kıldı. Bu Hayırdan Sonra, Tekrar Herhângi B...
  • EN BÜYÜK DOKUNULMAZLIK HAKEMLERİN

    22 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    EN    BÜYÜK     DOKUNULMAZLIK    HAKEMLERİN Mevcut  Anayasa  değişiklikleri gündemde iken; bir madde  de, futbol hakemlerine dokunulmasına yönelik, konsa da; biz de şu işten bir kurtulsak... Beklentimiz bu yönde idi. Amma olmadı… Hafta sonları Ülke gündemini en çok meşgul eden konu; futbol  maçları ve  hakemleridir. Verdikleri, vermedikleri kararlar ile; günlerce konuşulurlar... Ülkede bir çok konu olmasına rağmen; onlar hep bir numaradır. Kimse hesap soramaz... Koca, koca başkanlara ceza verilir, onlar kenarda; kıs, kıs gülerler...
  • Allah İçin..

    21 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aşağıdaki iki hadise dikkat edelim. Çok mühim! (İyi işe vesile olan, hayatında ve öldükten sonra da o işi yapanlar kadar sevap kazanır. Kötü işe ön ayak olana da, bu iş terk edilinceye kadar, bunun günahı yazılır.) (Bütün ibadetlere verilen sevab, Allah yolunda gazaya verilen sevaba göre, deniz yanında bir damla su gibidir. Gazanın sevabı da, Emr-i maruf ve nehy-i anilmünker sevabı yanında, denize göre bir damla su gibidir.) Şu halde, günah olan işlere yardımcı olmak, o günaha ortak olmak demektir. İnsanlığın dünya ve ahiret saadeti ...
  • NEREDE DEVLET – BURADA DEVLET

    21 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Gururlanmamak mümkün mü? Pazartesi gecesi (16.01.2017) saat 23:40 Reina katliamı sanığını Türk polisi, tek kurşun atmadan kimsenin burnunu kanatmadan, 20 dakikalık bir operasyonla dünyanın en iyi yetiştirilmiş 4 dil bilen DEAŞ’lı terörist (adına kurban ola) Abdülkadir Maşharipov’u hücre evinde, hemde suç ortaklarıyla canlı olarak yakalamıştır. Olaya, bir katil yakalama diye bakarsak gerçekten basit bir vakadır. Ama burda bir katil değil, dünya’yı rahatsız eden ve binlerce insanı katleden, yurdundan, yuvasından eden, dünya’yı yeniden dizayn etm...
UA-36507442-2