logo

HAK MI YOKSA HAKSIZLIK MI?


facebook
Abdullah Haktankaçmaz
ah6334@gmail.com

Kendinize aynada iyice bir bakın. O çarpıcı, güzel görüntünün altında akılcı ve duygusal ağlar, aralarında zaman zaman çekişmeler olsa da bu gizli düzenek evreni sessizce tıkır, tıkır işlemektedir. Blaise Pascal “İnsanoğlu, içinden belirdiği hiçliği ve onu yutmuş sonsuzluğu anlamakta aynı ölçüde beceriksizdir” der. Hiçliği, sonsuzluğu anlamak bir yana, biz birbirimizi anlamıyoruz, anlamaya da çalışmıyoruz. Oysa her insanın düşündüğünü insanca söylemeye, her dinleyenin de ona insanca karşı çıkmaya hakkı vardır. Bizim gibi düşünmüyorsa öteliyoruz, kınıyoruz, hatta kırıyoruz. Acaba buna hakkım var mı, yoksa haksızlık mı yapıyorum? Sorusunu, yazıyı okuduktan sonra lütfen herkes kendine sorsun.

İnsan olarak her birimiz çeşitli parçalar, bölümler ve alt sistemlerden oluşmuş bütünsel birer parlamentodan ibaretizdir. Bir yerel “uzman sistemler” olmanın ötesin de, birbiriyle örtüşen, durmaksızın yeniden icat edilen bir mekanizmalar toplamı, rekabet içindeki gruplardan oluşmuş birer bütünüzdür her birimiz.

Bilinçli zihin, beynin içindeki alt sistemlerin bazen açıklanamaz olan dinamiklerini, açıklanabilir hale getirmek için öyküler de üretir. Unutulmamalıdır ki: Zihinsel toplumun barındırdığı nüfus her seferinde aynı biçimde oy vermeyebilir. Bu nokta bizi biz yapan şeyin günbegün, anbean aynı olduğunu varsayan bilinç odaklı tartışmalar da bile genellikle atlanmaktadır. Bazen dikkatli bir okuyucu, bazen dalar gideriz, bazen doğru sözcükleri buluruz, bazen dilimiz düğümlenir. Bazen çamura batmış bir sopa, bazen de kaygıdan kurtulmuş özgür iradenin ve yapmama özgürlüğünün yokluğunda eksikliği casino online duyulan şeye, yani özgürlüğe sahip bir ruhuzdur… Öyleyse gerçek “siz” kimdir aslında?

Fransız deneme yazarı Michel de Montaigne ifadesiyle “kendimizle aramızdaki fark, bir başkasıyla aramızdaki fark kadar büyüktür.” Genelde bir ulus, en kolay biçimiyle belirli bir zaman diliminde iktidarda olan siyasi partilerin bakış açısıyla tanımlanır. Ama sokaklarda, kahvelerde, oturma odalarında barındırdığı siyasi görüşler de onu tanımlamanın bir başka yoludur. Biyolojimiz değişince kararlarımız, isteklerimiz ve tutkularımız da değişebilir. İnsan beyni yalnızca genetik nedenlerle değil, yetişme ortamına da bağlı olarak birbirinden büyük farklılıklar gösterebilir. Yani biraz da ne olduğumuz hangi yollardan geçtiğimize bağlıdır.

Her birimiz genetik bir şablonla dünyaya gelir ve bizi biçimlendiren ilk yıllar da üzerinde hiç söz sahibi olmadığımız bir koşullar dünyasının içinde buluruz kendimizi. Genlerle çevrenin karmaşık etkileşimi her birimizin farklı bakış açısına, farklı kişiliğe ve karar verme konusunda da farklı becerilere sahip olmamız sonucunu getirir beraberinde.

Bütün bunlar insanın özgür iradesiyle yaptıkları seçimler değil; oyunda önlerine düşen kartlar gibidir. Bu kadar çeşitlilik, farklılık bizim seçimimiz dışında meydana geliyor ve hala siz bunlardan dolayı dışınızdakileri kınıyor, kırıyorsanız o zaman kendi tercihlerinizi gözden geçirmeniz gerekiyordur belki. Oysa ferdi farklılıklarımızın olmadığı bir yaşam ne kadar da monoton ve sıkıcı olurdu.

Netice de insanları farklı düşünceleri ve tercihleri için ne ölçüde ve nasıl öteleyebiliriz, nasıl kırabiliriz? Bu hakkı kendilerinde görenler! Bu bir hak mıdır, yoksa haksızlık mı?.. Karar sizin.

 

Esen Kalınız

Abdullah HAKTANKAÇMAZ

ah6334@gmail.com

Share
2737 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

#

HAK MI YOKSA HAKSIZLIK MI?” için 9 Yorum

  1. Gülşah : diyor ki:

    Elinize, yüreğinize sağlık Abdullah hocam. Yine çok güzel yazı olmuş.

  2. Abdullah Bey,
    Kimine Göre hak kimine Göre degil.

  3. Öner Kuruş : diyor ki:

    Bizler de yani böyle düşünenler de zaman zaman aynı hataya düşmüyor muyuz? Farklılıklar her zaman bir renk diyoruz, her zaman saygı duyulmalı diyoruz ama bazen bizlerde onları yeriyoruz. Bu konuda mümkün olduğunda kendimizi eğitmeli, hiç aklımızdan çıkarmamalıyız.

  4. Ötekileştirmenin bir virüs gibi yayıldığı bu zamanda, bu kadar net bir şekilde bütünleştirmeyi vurguladiginiz yazınızı hayranlıkla okudum, aslında her insan kendi hayat tarzıyla özetler hayat felsefesini, ama anlamak açık kapı gerektirir, benim bildiğim, benim doğrum’ la olacak gibi değil…farklılıklarımızı hoşgörüyle kucaklayacagımız zamanın hasretiyle…iyiki tanımışım dediğim hocam

  5. Zihnine sağlık hocam.

  6. ilker : diyor ki:

    Ellerinize sağlık.

  7. abdullah : diyor ki:

    Okuduğun ben teşekkür ederim. Sizden beğeni almak bir başka güzel…

  8. Kemal NOYANLI : diyor ki:

    Abdullah abi güzel bir yazı olmuş , teşekkürler.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • AB’NİN DEPRASYON, EPİLEPSİ,ŞİFROZONİ YÜZÜ.

    23 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    AVRUPA BİRLİĞİ’NİN DEPRASYON, EPİLEPSİ,ŞİFROZONİ YÜZÜ. Bir tarafta önsözü ’ÇANAKKALE’ olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, diğer tarafta tarihin her sayfasında Türklerden ders almış emperyalist devletler topluluğu. Türk Milleti, Düvel-i Muazzama ya diz çöktürerek Lozan’ı gerçekleştiriyor. Devamında yurtta sulh cihanda sulh parolası ile ‘’Kimsenin bir karış toprağında gözüm yok’’ diyor. Avrupa Birliği içindeki emperyalist güçler ise Lozan’ın rövanşını almak için her fırsatta ülkemizi bölmek adına plan ve haritalar hazırlıyor, yayınlıyor ve yayınl...
  • Efendimiz (s.a.v)

    22 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     Bir gün Resûlüllah (s.a.v) Efendimiz onları abası ile örttü, sonra şöyle buyurdu: “Yarabbi! Bunlar benim Âlim ve Ehli Beytimdir. Bunlara bereket ihsan eyle, bunları benim örttüğüm gibi sen kendilerini rahmetinle mağfiretinle setreyle. Hakikat ben bunları çok seviyorum, sende sev, sevenleri de sev, sevmeyenleri de sevme.” buyurdu. Resûlüllah (s.a.v) Efendimiz’in siyah aba ile örttükleri şunlardır: Hz. Ali (r.a), Hz. Fatımatüzzehra (r.anha), oğulları Hz. Hasan (r.a), Hz. Hüseyin (r.a). (İbn Sa’d, VI, 360, 362.)     Hz.Ali (r.a) Sıffin harbine g...
  • Ümmetin namusu olan Mescid-i Aksa öksüz ve yetim!

    22 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    14 asırdır İslam’ın Haremi, Müslümanların izzeti, onuru ve namusu olan ve içinde Mescid-i Aksa’yı barındıran üç Harem-i Şerifinden birinin de yer aldığı kutsal topraklar Kudüs-ü Şerif; üzerine ölü toprağı atılmış, onur ve haysiyetlerini küresel güçlere satmış rejimlerinin ihanetleri nedeniyle yaklaşık 50 yıldır ‘Siyonist’ eli kanlı İsrail’in işgali altında. İsrail, İslam dünyasının basiretsizliği ve korkaklığından yararlanarak geçtiğimiz Cuma günü 50 yıllık işgalini bir adım daha öteye taşıdı. 50 yıllık işgal tarihinde ilk kez Mescid-i Aksa,...
  • ATI ALAN ÜSKÜDARI GEÇMİŞTİR

    22 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    URFAspor 2017 yılında bir alt lige düşmemiştir. URFAspor 2012 yılında küme düşmüstur. Evet...! Aslında şampiyon olduğu yıl küme düşmüştü. Siyasetin...Spora girdiği yıl...2013 yılında...Herkesin bildiği ama ses çıkarmadığı yıl. Sebeb olanlar kebab oldu ama olan URFAspora oldu. İşte o yıl URFAsporun adı, URFAsiyasetspor olmuştur. 2017 yılı..Şike'nın belgeleri ispatlı... Bizle ilgisi yok denilen adamın malum külübün resmi müdürü ispatlı. Etik..Adalet...Hukuk derken... Reisin meşhur deyimi devreye giriyor... " Atı ala...
UA-36507442-2