logo

reklam

Hafızalarımızın diplerinde kalmış…


Mahmut MANCI
mahmutmance@hotmail.com

Bazılarımızın bende yaptım diyeceği…Bazılarımızın” o da ne ” diyeceği…
Hayatımızda yaptığımız ilk”lerle biraz nostalji yaparak düşünelim ve geçmiş günlere dönelim.
ilk oyuncağım; Tahtadan yapılmış ve eğreti kabzası olan kılıç.
İlk arabam; Tellerle yapılmış ve direksiyonu uzun bir tel olan tek kişilik sürecek.
İlk binek aracım; Tekerlek vazifesi gören bilyelerle yapılmış tahtadan kaykay.
İlk ayakkabım; Yazları cankurtaran,kışları markası gisleved olan kara çizme.
İlk takım elbisem; Orta okula başladığımız zaman ısmarlama yapılan ve seneye giymek için iki beden geniş olanı.
İlk kalemim; Sene sonu serçe parmağım boyuna gelen kalem.
İlk yaptığım resim; Taş evimizdeki nehet duvara yaptığım karalama.
İlk aşkım; Herkes gibi ilkokulda başlayan.
İlk kumarım; Çikletlerden çıkan artizlerin fotoları ile alt-üst oyunu.Sermayemiz gazoz kapakları olan her türlü oyun.
Gördüğüm ilk spor müsabakası; Mahalledeki çocukların kendi aralarında yaptığı gerçek boks ve güreş.
Gittiğim ilk maç; 11 Nisan stadının cemelinden*atlayarak seyrettiğim amatör futbol maçı.
Karşılaştığım ilk meşhur kişi; Çocukların uzaktan parmakla gösterdiği KİRCESUS.*
Yediğim ilk doğal dondurma; Kar yağdığı zaman pekmezle yapılan karlamaç.
Paylaştığımız şeyler ise…Mahallenin ortak çelik çomak oyun takımı
Şişirilmiş bir balonun üstüne sarılan gazete parçacıklardan meydana getirilmiş ayak topu.
Mahalle maçlarının yapıldığı eni-boyu 8 metrekareyi geçmeyen mahalle çocukların ortak kulanım alanı.
Şenliklerimiz; Cuma akşamı kına gecesi ile başlayan pazar günü erkek düğünü ile biten komşu veya akraba düğünleri.
Sürek avımız ; Mahalle çocukları ile birlikte ellerimizdeki lux”lerle best online casino canlı akrep avı.
Ameliyatlarımız; Yakaladığımız eşek arılarının zehirlerini alan operasyonlar.
Sanatçı olma heveslerimiz; Çamurdan yaptığımız evlere verilen emek.
Toplu hırsızlığımız; Komşu bağ ve bahçelerden çalınan üzüm-Urfa fıstığı ve dutlar.
Okumaya çalıştığımız kitaplar; Tommiks-Teksas-Kinova.
Kendi çapımızda rekorlar; Suç işlediğimiz zaman yakalanmamak için kaçarken kırılıyordu.
Dinlediğimiz ilk senfoni; Zevzir’lerin*,akşam vakti kazancı pazarında verdikleri gizemli ve uyumlu konser.
İlk yüzmeye başladığımız yer; Mecber behar*.
İlk cesaret gösterimiz; Arıların yuvasına ilk çöpü kim sokacak.
Hoşumuza giden içecekler; Zaman markalı gazoz ve portalin.
Sebepsiz yere yaptığımız kavgalar…Sabahları fırından çarşı ekmeği almak için yapılan sıra kavgaları…
Yazları yarım kalıp buz için yapılan taşıma kavgaları…Üç kornerin bir penaltı olduğu maç kavgaları…
Benim unuttuğum yazamadığım şeyleri…İnşallah sizler diplerden çıkarıp hatırlarsınız.
Dupduru,teknolojiden uzak,yaratıcılığın önde olduğu çocukluğunuzun hatıraları ile sizleri baş başa bırakıyorum.

Ehh…Unuttuğum varsa,siz ekleyin.
Sağlıcakla kalın.

*Cemel=Duvar

*Zevzir=Sığırcık

*Kircesus=Hırpani görünüşlü Urfa”nın meşhur mecnunu.

*Mecber behar=Balıklıgöl havzasındaki küçük kanal

Mahmut Mancı

Share
506 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

#

Hafızalarımızın diplerinde kalmış…” için 1 yorum

  1. Babaya rahmet.+ ve – lerin haricinde aynı şeyleri bizde yaşadık.ilaveler: gazoz kapaklarıyla oyun,oyun aralarında kuru yufka ekmeğe salça ve kuru biberin sürülmesi ile hazırlanan dürüm.Ne güzeldi o günler.Özlettın be hocam.Saygılar.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2