logo

reklam

GÜVENLİK ZAFİYETİ


facebooktwitter
Necdet Cemal OCAK
ncocak@gmail.com

Ülke güvenliğinde bile ideolojimize göre yalan yanlış bilgilerle fikir söylüyor veya yayıyoruz. Hatta o bilgiyi yayanlar uydurdukları şeylerin bu kadar kabul görüp yayılışını gülerek izliyor olabilir. Bu durumu bildikleri için her yeni olayda, yeni yalanlar yayacaklardır.

Hal böyle olunca, okuyup anlattığını söyleyenlerin sayesinde, okumayan insanlar terör örgütlerine kaynak olmaya devam edecektir. Bir sonraki yazıda teröre nasıl kaynak olduğumuzu yazacağım inşallah.

Haber kanallarında defalarca verilmesine rağmen sosyal medyada, “o kadar arama ve cihaza rağmen o bombalar ve silahlar içeriye nasıl girdi diye soruyor vatandaş.” Çünkü birileri öyle yazdı, o birileri bunların idolü. Yalan söylese bile doğrudur.

“Ben havaalanını biliyorum, zafiyet var, o silahlar nasıl girdi diyorsa biri, bilin ki ya orayı bilmiyor yalan söylüyor, ya da toplumu manipüle ediyor.

Benzer bir olay anında daha hızlı reaksiyon göstermek için oradaki özel güvenlik ve polis konumları tartışılabilir. Ama güvenlik zafiyeti yoktu. Dışarıdan gelen insanların kontrol edildiği ilk nokta orasıdır.

Salonda böyle hadise yaşanmasın diyorsanız, hava limanı girişinde araçları durdurur ararsınız. Bu defa orada yığılma olur. Terörist orada patlatır bombayı. Yani her zaman bir ilk kontrol noktası ve yığılmanın olduğu yer olacaktır.

Yüzde yüz güvenlik diye bir şey yoktur. Hiçbir ülke bunu sağlayamamış, sağlayamaz.

Peki, güvenlik zafiyeti yoktu, ne vardı?

Kesinlikle istihbarat zafiyeti vardı. Terörist o noktaya gelmeden tespit edilmiş, etkisiz hale getirilmiş olmalıydı. Bilmem hangi devlet terör uyarısı yapmış. Hiç önemi yok onların. Yer ve zamanı bildirilmeyen istihbarat, istihbarat değildir.

Saçını bu uğurda ya ağartmış ya da dökmüş gazeteciler televizyona çıkıp güvenlik zafiyeti var diyor, dünya kadar para alıyor. Yani yalan söylemek için para alıyorlar.

Bu gibi kritik konumdaki yerlerin güvenliğini özel güvenlik değil polis sağlamalı. Her türlü saldırıda reaksiyon süresi ne kadar kısa olursa, zayiat o kadar az olacaktır.

Öncelikle özel güvenlik silahsız. Diyelim buna rağmen teröristi etkisiz hale getirdi. Hiçbir şey yapamaz çünkü yetkisi yok. Polisi arayacak ve gelmesini bekleyecek. Üzerinde bomba olan terörist kısa bile olsa bir süre beklemede kalacak. Kim üzerinde bomba olan adamı etkisiz hale getirip, onu tutarak beklemek ister?

Polis beklemeyecek mi o şekilde? Bekleyecek ama özel güvenlik gibi canlı haldeki canlı bombaya sarılarak değil. Kafasına sıkar, canlı bombanın cesedi başında bekler en azından. Tabi hümanist kardeşlerimiz bu fikre itiraz etmezse eğer.

Para alıp yalan söylemek yerine, bedava doğruları söylemek lazım ülkemizin selameti için. İsimlerimizin önüne TC yazmakla, ben türküm demekle, ben kürdüm demekle olmuyor maalesef. Madem bu ülke hepimizin diyoruz, öyleyse daha fazlasını yapmak lazım.

Mesela, okuyup bilgimizi çoğaltıp kimin doğru, kimin yalan söylediğini, kimin vatan haini olduğunu anlamakla işe başlayabiliriz.

1.7.2016

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
687 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”

    27 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Anastasiadis, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile 23 Mart günü yaptığı görüşmeden sonra bir açıklama yaptı. Bu açıklamanın satır aralarında kullandığı kelimeler ibretlik. Bizim içimizde kendilerini “Türkçe konuşan Kıbrıslı” diye tanıtanlara hayal içinde olduklarının dersini veriyor Anastasiadis.  Görüşmeden sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Anastasiadis, Guterres ile Eide arasında farklı bir yaklaşım saptayıp saptamadığı sorusu üzerine yaptığı açıklama içinde yer alan bir paragraf aynı aşağıdaki gibi, kelimesi kelimesine: “Farklı ...
  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
UA-36507442-2