logo

reklam

GÜNEY SINIRIMIZDAKİ DÜŞMAN KOMŞULARIMIZ


Orhan ARSLAN
orhanarslanmatoglu@hotmail.com

GÜNEY SINIRIMIZDAKİ DÜŞMAN KOMŞULARIMIZ
Aslında, Suriye, Irak, İran komşumuz gibi, gözükmektedir. Ancak, varılan noktada Rusya, ABD, Hatta bazı Batılı devletler, dolaylı komşumuz olmuşlardır. O nedenle; değerlendirme yapılırken, bunları göz önünde tutmak, gerekir.
ABD Askerleri Kürt gurupların yemin törenlerine katılacak kadar, işi ileri götürmüşlerdir. Hemen burnumuzun dibinde , bu işi yapmaktadırlar. Bu gurupları açıkça silahlandırmaktan geri durmamaktadırlar. Destekleri devam etmektedir.
İnsan hayatının belirli zamanlarında; yaşadığı olayları, çektiği sıkıntıları, sevinçlerini, anlatamayacağı, bir durum yaşar. Beyin dopdoludur. Ağız dili ile; meramını anlatacak kelimeleri bir türlü bulamaz. O anki, ruh hali ile; konuşamadığı, cevap veremediği bazı anlarda; vücut dili ile konuşur, cevap verir. Bu cevap öyle bir cevaptır ki; etrafındaki insanları şaşırtır. Bir nevi direksiyondaki kişinin hakimiyetini kaybetmesi gibi, bir şeydir. Yaptığı davranışa kendisi de sonradan bir anlam veremez. Sadece şaşırır kalır. Psikolojide istem dışı davranışlar, olarak tanımlanır. Yaptığı davranış, güzel bir davranış ise; topluma, anlamsız da gelse; kabul görür. Eğer, davranış kötü bir davranış ise; Birey, o kötü davranışın sebebini çevreye izah etmeye çalışır. Bir nevi hatayı telafi etme girişimidir.

Böyle durumlar, insan hayatında olduğu gibi, devletlerin hayatında da zamanla; refleks olarak ortaya çıkar. Bugün topluma baktığınız zaman; bunun örnekleri ile doludur. Psikolojide kontrolsüz davranış olarak ifade edilir. Amma, yine de; böyle bir tepkinin bir alt yapısı olması gerekir. Kendi aldığı kültüre, davranış biçimine, bilgiye, deneye dayanmaktadır. Beslendiği kanallar, onu öyle düşünmeye sevk etmiştir. Sonuçta kişinin veya devletin alt yapısında o hareketi besleyen damarlar mevcuttur. Refleksler, o alt yapının tesirinden etkilenmektedir.
Son zamanlarda, özellikle Rusya ile yaşadığımız kriz, Rus devletini bu konuma düşürmüştür. Peş peşe anlamsız kararlar almıştır. Aldığı kararlara kendi içerisinden tepkiler de; gelmektedir. Bir hayli zaman; Tutarsız bir tavır içerisindedir. Ne yapacağını, nasıl davranacağını şaşırmış durumdadır. Bilinen bir gerçek vardır. Rusya devletlerinin; Ülkemiz üzerindeki vazgeçilmez emel ve arzuları her zaman olmuştur, olmaya da devam edecektir… Aslında gizleyemediği gerçek budur.
Ülkemiz, onlar açısından önemini korumaktadır. O, nedenle, tamamen ilişkileri kesme taraftarı olmamıştır. Zaman içerisinde yapılan anlaşmalarla; aradaki boşluk giderilmeye çalışılmaktadır. Öldürülen elçi, bile; ilişkilerin kesintiye uğraması yönündeki çalışmaları etkilememiştir. Son günlerde Rusya’dan gelen turist sayısı, doyurucu rakamlara ulaşmıştır. Bir, çok konuda olumlu gelişmeler olurken; domates krizi aşılamamıştır.
Rusya, zaman, zaman Nato ile olan bağlantılarımızı gözden geçirmeyi teklif etmektedir.
İran, tarihin derinliklerinden gelen, bir yaklaşımla; nedense, Ülkemizle hareket etmeyi bir türlü becerememiştir. Her zaman, gizli planları ve düşünceleri olan, bir yapıdadır. Bize karşı gizemliliğini hep korumuştur. Dilim varmıyor amma; mezhebi ayrılık bunun nedeni olabilir mi? Sorusunu aklıma getirdiğim zaman;
Cevap; – Evet demek içimden gelmektedir. Son olarak, Suriye’ nin bir kasabasında; açlıktan ölüme terk edilen insanlara seyirci kalması ve o işi; Lübnan Hizbullah’a bırakması, onları desteklemesi kafaları karıştırmıştır. Mezhebi farklılıktan dolayı o, insanları ölüme terk etmek, ne kadar yanlıştır. Bir defa insani bir davranış, değildir. Ayrıca kendi milis güçleri olan, kuvvetleri; sıcak savaş ortamına sürmesi, çok dikkat çekicidir. Şii yandaş Haşdi Şabi, guruplarının, yaptığı eylemlerle, Daiş’ten farkı yoktur. Aynı derecede zalim, aynı derecede katil bir terör örgütüdür.
İran’ın İsrail ile olan, danışıklı birbirlerine kafa tutmaları; kendilerine prim çıkarmaktan başka bir işe yaramamıştır. Ülkelerinde, mezhebi farklılıklardan dolayı; binlerce insana eziyet ettikleri, hatta idam ettikleri bir gerçektir. Kısacası; İran, ülkemize karşı, bilinç altında yerleştirdiği düşüncelerini; yeri ve zamanı gelince; açık etmekten çekinmemektedir.
Orta Doğunun halini, en açık şekilde ifade eden veciz söz;
”ORTA DOĞU ‘DA, KARTONDAN MAKASLA SINIRLAR ÇİZİLEREK, YOĞURTTAN DEVLETLER KURDURDULAR.”
NECİP FAZIL
Benim fikrim ise; ŞİMDİ O YOĞURTTAN DEVLETLERİ; CACIK YAPMAYA ÇALIŞIYORLAR… O işi de, beceriyorlar…
Geçenlerde, Türk askerinin; Irak tarafına gitmesine; Sözde Irak devleti çok sinirlenmiş ve kafa tutmuştur. Adama sormazlar mı; O efeliğiniz, Ülkenizin her karesi yabancı askerler tarafından işgal edilirken, nerede idi? Tatile mi çıkmıştı? Çocuğunuz doğranırken, Vatanınızın her karesi işgal edilirken, bu tavrı niye göremedik? Demek ki; onların da, kafalarının bir yerinde; bize karşı kin ve nefretleri devam ediyor.
Aynı irade, ABD askerlerine kurşun atmadan teslim olmuşlardır. Şu anda ise; ABD askerlerinin Iraktan çıkmamasını istemektedirler. Daiş’le mücadele edememişlerdir, teslim olmuşlardır. Topraklarının işgaline göz yummuşlardır. Çeşitli silahlı guruplar, O, topraklarda boy göstermeye devam etmektedirler. Bunlara kürt gurupları da; dahildir. Bu gurupların amacı; Orada bağımsız bir kürt devleti kurmaktan geçmektedir.
Özgür Suriye Ordusu komutanları, bu gerçeğe dikkat çekmektedirler. Rusya, İran, Suriye, yönetimlerinin; pkk ye hizmet eden veya onun uzantısı olan; kürt gurupları destekleme girişimleri, bütün şiddetiyle devam etmektedir. Bu girişim bile; pkk nin bu devletler tarafından desteklendiğinin, bir delilidir. En azından şu anda; Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı savaşacak, hazır bir gurup olduğunu bildiklerinden; bu desteklerini açıkça yapmaktan çekinmemektedirler.
Ülkemiz tarafından gerçekleştirilen, Sınır dışında yapılan güvenli koridor oluşturma çabaları meyvesini vermiştir. Türk askerinin hakim olduğu bölgelerde; rahat ve huzur ortamı oluşmuştur. Bu koridor, Ülkemiz için, geçerlidir.
Son alınan kararla birlikte; Rusya, İran ve Türkiye uçuşa kapalı alan oluşturma çabası içerisindedir. Hatta, Rusya ihlal edenleri, vururuz, açıklamasında bulunmuştur. ABD bile, güvenlik koridorunun oluşmasına, en azından karşı çıkmamaktadır.
Anlaşılan o ki; ABD ve Rusya henüz o topraklarda; yeteri kadar barışın olmasını istemektedir. Zaman, zaman her ikisinin, Yerel kürt unsurları, destekleme çabaları, bunun örneğidir.
SURİYE derseniz, malum… Bu ülkeler Osmanlıdan koparıldıktan sonra; onların yerine İngilizler tarafından; yönetime güdümlü olarak, birileri atanmıştır. O, ara dönemde zaten İngilizler tarafından bir müddet idare edilmişlerdir. Daha sonraları, kendilerine hizmet edecek, kadroları iş başına getirdikten sonra; sözde bağımsızlıklar, vermişlerdir. Ancak, göbekten kendilerini besleyecek kararları alarak, o topraklardan çekilmişlerdir. Üzerlerindeki denetim ve vesayet işlerinden hiçbir zaman vazgeçmemişlerdir.
Hal böyle olunca; oradaki irili, ufaklı devletleri kendi hallerine bırakmak, İngiliz siyasetine yakışmazdı. Öyle de, olmuştur. Zaman, zaman o bölgeleri, çeşitli nedenlerle karıştırmak, kendi yararlarına olduğu için; bu işi zevkle yapmaktadırlar. İlginç olanı; Ülkemiz ne zaman o, bölgelerde nüfuzunu artırma çabası içerisine girdiğinde; o bölgelerdeki karışıklıklar zirve yapar. Son olaylar, DAİŞ terör örgütü ve de bizim Güneydoğu bölgemizdeki olayların ana nedeni budur. Başımıza pkk, yetmiyormuş gibi; bir de, Daiş terör örgütünü musallat etmeye başlamışlardır. Hedef; TÜRKİYE’ nin, nüfuzu etkinliği, diğer Ülkelere tesir edecek konumda olmasın. Bunun için, ellerinden gelen çabayı sarf ediyorlar. Mezhebi farklılıkları öne çıkarmak, onlar için; bulunmaz bir nimettir. Çünkü, bölge insanının bir kısmı; Ülkemizle mezhebi farklılık yaşamaktadır.
Kısacası; o bölge insanının kimilerinin bilinç altında olan; Türkiye düşmanlığını açığa çıkartmak için; son olaylar bulunmaz bir fırsattır. Bu bölgede mezhebi farklılığı öne çıkmış, tek ÜLKE İRANDIR… Bu anlamda tek ve yalnız kalmak için; o mezhebi savunan başka bir Ülkenin ortaya çıkmaması için; çaba sarf edeceği gerçeğini de; göz önünde bulundurmak gerekir. Oradaki karışıklıkların başka bir nedeni, bu olabilir. Lider olmak idare etmek, tek olmak fikri; İran için, ana ilkedir. Bunun uğrunda yapmayacakları, şey yoktur.
İRAN, Bu mantıkla hareket ettiği zaman; Göstermelik sataşmalar olsa bile; İSRAİL, ABD ile iyi ilişkiler içerisinde olması, gayet doğaldır. Çünkü, İran halkının bilinç altında da; gizli bir TÜRKİYE düşmanlığı vardır. HATTA bunu Azeri olan, fakat Şiiliği benimsemiş insanlarda bile; görebilirsiniz.
İnsanların dilleri ile anlatamadıkları bazı şeyleri; bazen, nasıl davranışları ile anlatıyorlar ise; Devletler de aynen böyledir. Tarihin derinliklerinde, şuur altında size ait besledikleri fikirler; zaman, zaman eyleme dönüşebilir. Bazen, o eylemler kendilerine göre, bile; ne kadar anlamsız gelse de; O, eylemleri yaparlar… Hatta yapmaktan büyük haz duyarlar… İlerleyen zamanlardaki zaman, zaman yaşadıkları pişmanlıkları, yine de; size karşı; o eylemleri yapmaktan uzaklaştırmaz. Şuur altında, bu düşmanlık yer etmiştir.
İşte, güneyde yakın sınırımızda; böyle karışık ilişkiler mevcuttur. Bugün yanınızda olan bir güç, yarın karşınızda olabilir. O durumları yaşıyoruz…
Allah’ ım sen hesabı en doğru olansın. Hesabı doğru olanlara yardım eyle, YARABBİM… Etrafımızdaki bu bela çemberinden ÜLKEMİZİ koru, bize; doğru yolu göster, doğru yoldan ayırma… Ülkeme güç ver, mazlumları koru… AMİN…

Share
198 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KATAR, ORTADOĞU’NUN SARI ÖKÜZÜ OLMADI

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Eski zamanların birinde bir otlakta öküz sürüsü yaşarmış. Yaşarmış yaşamalarına ama civardaki aslanlar bir türlü rahat bırakmazlarmış onları. Hemen her gün saldırırlarmış bu sürüye. Öküz dediğin öyle yabana atılır bir hayvan değil ki, bir araya toplandılar mı kolayca defetmesini bilirlermiş o koca aslanları. Gün geçtikçe aslanları almış bir kaygı. “Herhalde bize bu otlağı terk etmek düşüyor” demiş aslanlardan birisi. “Evet” diye tasdik etmiş diğerleri. “Nereye gideriz” diye düşünürlerken “Bir dakika” diye bir ses duymuşlar gerilerden. Herkes...
  • TEKRAR DÖNME ŞANSIN YOK!

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Sen… Ya karşılaştığın olaylar içinde, RASÛL’ün haber verdiği şekilde, kendi hakikatına yakışan bir biçimde, ilmin gereği olan davranışlar ortaya koyarak, hakikatına bir adım daha yaklaşacak; yakîninin meyvelerini derleyeceksin… Ya da… İlmi ve aklını bir yana koyup; şartlanmaların, ilkel değer yargıların, duyguların istikâmetinde davranışlar ortaya koyacak; sahiplik düşüncesi ve duygusuyla yaşamına yön verip, sonuçta pişmanlıkları oynayacaksın!. Boşa geçen, değerlendiremediğin zamanı, yapman gerekirken yapamadıklarını sonradan asla telâfi edem...
  • HZ.EBUBEKİR’İN VASİYETİ

    25 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Hazret-i Ebu Bekrin vasiyeti Hazret-i Büreyde’den, edilir ki rivayet: O Server, bir gazadan, zaferle etti avdet.Vakta ki Medine’ye, sağ salim döndüğünde, Bir siyahi cariye, gelip durdu önünde. Dedi: (Ya Resulallah, adamış idim ki ben, Eğer sen, bu gazadan döner isen salimen, Avdet eylediğinde, huzuruna geleyim. Eğer izin verirsen, tef çalıp söyliyeyim.) O Server, cariyenin bu arzusunu duydu, (Eğer adadıysan çal, yoksa çalma!) buyurdu. (Adamıştım) diyerek cariye o Servere, Başladı huzurunda, tef çalıp...
  • Rahmetin Yağdığı Ay’ın Bayramı “Ramazan Bayramı”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Rahmetin yağdığı ay’ın bayramı olan Ramazan Bayramına erişmek bütün Müslüman alemi güzel duygu ve hislerin ortaya çıktığı anın resmidir.   Birlik beraberlik içerisinde toplumun bütün kesimlerinin en güzel noktada kaynaştığı, huzur ve mutlulukla dolu olan bir Ramazan’ı Şerif ayının ardından onun o eşsiz güzelliğe sahip bayramına ulaşmak yüce Allah’ın biz müminlere büyük bir ikramı ve ihsanıdır.   Bayram; güzel duyguların, sevinçlerin, güzelliklerin ortaya çıktığı günün adıdır. Yüce duyguların yüceliğe ulaştığı, duyguların coştuğu, s...
UA-36507442-2