logo

reklam

Gönüllerin Aynası Olan Edep


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Bazı insanlar tertemiz, kibar, güzel ve bir o kadar da sevimli gözükebilmek için ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Bir o kadar da kendi ellerindeki olanakları zorlamaktadırlar. Giydikleri elbiselerde, yaptıkları şeylerin içerisinde en ufak bir bozukluk, en ufak bir yanlışlık, en ufak bir kirin, en ufak bir yırtığın ya da tozun olmasını asla tahammül edemezler. Lakin öyle bir şey vardır ki; bu tip insanların çoğu yalan konuşmaktan, yalan konuşulmaktan, yalanları dinlemekten, yanlış yapmaktan, yanlış yapanlardan, yapılan iftiralardan, terbiyesizliklerden, pis şeylerden, küfürlerden, hakaretlere varan söz ve fiillerden hiç mi hiç rahatsız olmazlar. Neredeyse bütün edepsizlikler onlarda barındırılmış birer birey olarak ortaya çıkmaktalar. Onlar ki; sanki hiçbir şekilde ölmeyecek, ebedi yaşayacak gibi hareketlerde bulunuyorlar. Yaptıkları pis ve kötü şeylere, yalan ve yanlışlara gayet normalmiş gibi bakarlar. Yaptıkları çirkin işlerden de hiçbir zaman kurtulmak istemezler. Sürekli olarak o pislikleri doğru olarak bilip içerisinde yüzmekten zevk alırlar.

O insanlar içlerindeki pis şeylerden, yalanlardan, hasetten, şehvete varan söz ve fiillerden, sahibi olmadığı şöhretten, korkaklıktan, bencillikten, zalimlikten ve zulüm etmek gibi kötü huylardan temizlenmeyi ve de arındırılmayı hiç düşünmezler. Onlara yanlışlarını söyleyenlere karşı her daim düşmanca büyük bir tepki vermekteler. İçerisinde bulundukları bu durum tam manasıyla dengesizliğin belirtisidir. Münafıklığın başında gelen alametlerin en büyüğüdür. Yapılan işlerin tamamı haram kılınan şeylerden.

Edep, öyle bir şeydir ki; hiçbir zaman yalanla, yanlışla, pis şeylerle, dedikoduyla, haram kılınan şeylerle işi olmaz. Edepli insan, imanı güçlü insandır. Edepli insan, Cenabı Allah’ın nuruyla korunan insandır. Edepli insan, Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v) şefaat şemsiyesinin altında kötü şeylerden korunandır. Edep, insanı öyle güçlü bir iman sahibi yapar ki; o insan tertemiz kalır, o insan yaptığı hiçbir şeyde yapmacık olmaz, hiçbir şeyi gösteriş için yapmaz. Kötü sözlere varan ve de varmakta olan söz ve fiillerden sonsuza kadar korumaktadır. Kötülüklerden korunmakta olan bir kalkan görevi yapmaktadır. Unutulmamalıdır ki; edepli olmayan insanlar imanın tadını asla tadamazlar. Yüce Yaradanımız olan Cenabı Allah’a ulaşamazlar. Edepli olmayan insanlar, ruhları asla ama asla rahat etmez. Dışarıdan mutluymuş gibi görünseler dahi asla ama asla mutlu değiller. Kendi ruhları her daim bir ateşin çemberinin içerisinde gezer durur. O insanlar bir an önce edep sahibi olmalı, kendi davranışlarını ve de hareketlerini düzeltmeliler. Çünkü yapılan şeyler münafıkların yaptıkları şeylerdir. Münafıkların sıfatları içerisinde yer alan durumlardır.

Yeryüzünde o kadar edepsizliğe varan söz ve hareketler var ki, görünce şaşırmamak elde değildir. Örneğin; Namaz için Cenabı Allah’ın evine yani camiye gelen insanlar Cenabı Hakk’a ibadet ederler. Sürekli namaz kılıp dururlar. Oruç tutarlar, kuran okurlar lakin gel gelelim ki dışarıya çıkınca fitneden, fesatlıktan, şeytani hareketlerden, ihanetlerden, yalan ve yanlışlardan asla ama asla vazgeçmezler. Bazı insanları hepimiz görürüz ki, öyle güzel bir namaz kılışları var, öyle tertemiz öyle güzel bir görüntü ile Cenabı Allah’a karşı boyunlarını bükerler ki, tam bir mazlum görüntüsünü verirler. Kendilerini görenleri hayran bırakırlar. Gören insanlar adeta o insanlara hayran kalıp, ne kadar da güzel ibadet ediyor ne de güzel bir Müslüman diyerek hayranlıklarını gizlemezler. Lakin yaptıkları pisliklerden, yalan yanlış konuşmalardan, dedikodulardan, yaptıkları hilelerden, mazlumlara yaptıkları zalimliklerden, yaptıkları ihanetlerden Allah katında kıldıkları namazlar bile birer azap sebebi olarak onlara geri dönmektedir. Neden mi? Çünkü onlardan çoğunun o anda atan kalpleri Cenabı Allah için değil, sırf görünüş olsun diye, sırf insanların bakışları onda olsun diyedir. O insanların niyetleri Yüce Yaradan olan Cenabı Allah için değil, insanların övgüsü için yapılanlardır. Bu şeyleri yapanlarda tam dengesiz bir o kadar da edepten yoksun insanlardır. Zavallı kişilerdir. Yaptıkları şeyler münafıkların yaptıklarından farksız değildir. Onların içleri ve de dışları bambaşkadır. İbadeti kendilerinin nefisleri yolunda kullanmaktalar. O insanlara söylenilen şey tam da şudur; “Şeklen güzel görünmekte olup, aslen bozuk olmaktır.” Öyle ya bu durum bir kamil insanın hali asla olamaz. Yüce Yaradanın dostları da en fazla bu tip dengesiz insanlardan rahatsızlık duyarlar.

Güzel kulluğun temelinde Cenabı Allah vardır. Güzel kulluğun en önemli temeli edepli olmaktan gelir. Öyle ya; niyetler edep içerisinde olmazsa, farklı noktalara gidebilir.

Edepli insanın yaşamındaki her nokta güzelliklerle doludur. Yüce Yaradana kalpten bağlanmakta olup, yüreği ve bütün bedeni Cenabı Allah’ın ve de Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa’nın (s.a.v) o muazzam nuruyla nakşedilir.

Edepli insanın yaşamı doğruluk üzerinde kurulu bir teraziden meydana gelir. Edepli insan dengelidir. Edepli insan yaşadığı ve de çalıştığı her ortamda düzgün hareket eden erdemli insandır. Yaptıkları her şeyi Allah (c.c) için yapandır. O’nun yolunda giden insandır. Nuruyla nurlanan insandır. Dili her zaman doğruyu söyler. Gözleri her daim güzel ve de haram olmayana bakar. Elleri asla ama asla harama uzanmaz. Yüreğinde fesatlık, kin, şeytani duygular olmaz. Doğruluktan yana olur. Yalan söylemez. İhanetlerin içerisine girmez. Mazlum hakkını yemez. Zalimlere başkaldırır. Ticareti düzgün olup, doğru iş yapandır. Erdemli kişilerin yürekleri gibi dilleri de, gözleri de güzellikleri görür ve de güzelliklerle beraber yaşamlarını sürdürürler. Niyetleri gibi her daim işleri ve yürekleri de sağlamdır. Erdemli insanların dostlukları sağlamdır. Erdemleri kişiler Peygamber Efendimizin yolunda giden kişilerdir. Erdemli olmak, imanı güçlü olmaktır. İmanı güçlü olanın Cenabı Allah ile buluşması her daim vardır. Erdemli kişiler mertlikleri sonsuz olduğu gibi dostlukları da sağlamdır.

Edepli insanlar erdemlidir. Edepli insanların ahlakı sonsuz derecede güzelliklerle donatılmış olup, cennet suyunun içerisinde yüzenlerdir. Edepli insan gücünü Cenabı Allah’tan alır. Edepli insan iyi ve kötü diye insan ayırımı asla yapmaz. Herkese edepli davranır.

Edep erkeğin her daim serveti olmuş olup, kadınlarında giydikleri en güzel elbise konumundadır.

Hepimizin yaşadığı bu kötü asırda edepli olmak bir o kadar edep ile hareket etmek gerçekten de zor olmuş. Lakin hepimizin en fazla muhtaç olduğu şeyin de edep olduğunu unutmamamız gerekir.

Edep, insanoğlunu hayvanlardan ayıran en önemli ve de en gerçekçi özelliktir.

Edep, kadınlarımız için bulunmaz koca bir cevherdir. Edepli kadınlarımızın en güze süsü edeptir. Edep kadınlarımızı yücelten, güzelleştiren ve de tüm bedenini kapatan en güzel elbisedir. Kadınlara Cenabı Allah tarafından en güzel hediye edeptir. Edep elbisesini giyen hiçbir kadının ruhu kötülenmez. Kötü yola girmez. Kötü şeyler yapmaya kalkışmaz.

Edep, erkeklerin en büyük serveti en büyük varlığı ve de içerisinde temizlendiği en önemli okyanusudur. Cenabı Allah tarafından erkeklere verilen en büyük zenginlik, bulunmaz bir nimet olan edeptir. Edepli erkek, namuslu olur. Edepli erkek, bir bayana şiddet uygulamaz. Edepli erkek, namuslu davranır. Edepli erkek, namusunu korur. Edepli erkek zalimlik ve zulüm yapmaz. Edepli erkek, kazancı helal olandır. Edepli erkek, Yüce Yaradan’ın yarattığı tüm varlıklara karşı güzel davranandır. Edepli insan, Cenabı Allah yolunda helal şeyleri yapandır. Edepli erkek, eşinden başka hiç kimsenin namusuna bakmayandır. Edepli erkek, Cenabı Allah ile Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa’nın (s.a.v) nuru ile nurlanmak isteyip de her daim edepli bir şekilde ibadetini yapan, edepli davranan, edeple hareket eden ve de edepli bir şekilde yaşamını sürendir.

Unutulmamalıdır ki; İnsanoğlu ile kabre girecek tek kazanç ve de en büyük servet edeptir. Hiçbir süs edep kadar güzel değildir. En büyük şeref edep iledir.

Edepli insanlara Cenabı Allah (c.c) tarafından verilen en büyük hediye “Cennet’tir.” O cenneti kazananlardan olmanız dileğiyle…

Edeple kalın!

 

“Mehmet KIZILKAYA”

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
491 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Gönülleri Aydınlatan Regaip Kandili

    30 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Gönül evlerimizi aydınlatan Regaip Kandili mübarek olsun!   Kandiller zincirlerinin ilk halkalarına sahip olan “Regaip” kelimesi herhangi bir şeyi istemesi, elde edilmesi arzu edilen değerler, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir.   Kainat’ın Efendisi Hz. Muhammed Mustafa’dan (s.a.v) rivayet edilen bir hadisi şerifte şöyle geçer: “… Sizler sakın ola Recep ayının ilk Cuma arefesini (yani Perşembe gününü ve akşamını, Regaip gecesini) ihmal etmeyesiniz (gaflet içerisinde geçirmeyiniz.) O, öyle...
  • GÜZELLİĞINDE İMTİHANI VAR

    29 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ey İman Edenler Zina Etmeyin, Gençligini Zinadan Koruyana Cennet Vardır (Kaynak Beyheki) .. GÜZELLİĞINDE İMTİHANI VAR Süleyman bin Yesâr, bir arkadaşıyla “Ebva” denen yerde konaklamışlardı. Arkadaşı yakındaki alışveriş yerinden bir şeyler almak üzere çadırdan ayrıldığı sırada Süleyman’ı geriden gözetleyen bir bedevi kadını hemen çadırın kapısına gelerek: – Buraya kadar gelir misin? diye seslendi. Süleyman, serili sofradan yiyecek isteyeceğini düşünerek bazı şeyleri alıp da kadına doğru yürürken kadının ikazı farklı oldu: – Ben yiyecek fa...
  • ÇOCUĞU ORTADAN KESİN

    28 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    " ÇOCUĞU ORTADAN KESİN Hz. Davud zamanında genç bir kadın , çocuğunu alıp gezmeye çıkarmıştı . Dinlenmek amacıyla yeşillik bir yer bulup oraya oturdular. Bu sırada yanlarına başka bir kadın gelmişti . O kadının da yanında bir çocuğu vardı . Çocuklar hemen hemen aynı yaştalardı . Kadınlar tanıştılar . Sonradan gelen kadın diğer kadına nazaran yaşça büyüktü ve onun ablası konumundaydı . Aralarında konuşurlarken çocuklar da önlerinde oynuyorlardı . Bu sırada büyük kadının çocuğu çalılıkların arkasına girip gözden kaybolmuştu . Annesi bunun far...
  • Günaydın!!!

    28 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Misak ı Milli nin sınır taşı olan ve halkın % 70' i türkmen ve araplardan oluşan Kerkük şehrinde artık Kürdistan bayragı esiyor ve Maşallah istihbaratımız yeni anladı galiba... Kerkük Irak petrolünün % 40 ını üretiyor, Dünya'da petrol üretiminin önemli bir kaynağını Kerkük üretiyor. Misak ı Mili nin çizilmemesi için elinden geleni yapan İngiliz'in şımarık prensi Barzani bölgeyi yeni bir kavgaya doğru sürüklüyor. Bölgede zaten söz sahibi olan Kürdistan Irak Federe eyaletinin bu hareketi, bölgenin gerçek hakimi Arapları ve Türkleri hem birleşt...
UA-36507442-2