logo

reklam

Gerçekten Evliya ise


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com
Gerçekten Evliya ise

Alaeddin Halveti hazretleri “rahmetullahi aleyh”, Fatih Sultan Mehmet Han devrinde yaşadı.
Karaman-Larende’de vefat etti.

Gencin biri, bu zatın Evliyadan olduğunu işitip, kendisini görmek için düştü yollara.

Giderken de;
“Eğer hakikaten evliya ise bir kerametini göreyim. Mesela tatlı ikram etsin bana” diyordu kendi kendine.

Nihayet gelip çaldı kapıyı.
İçeri girdiğinde, bir de baktı ki sofra kurulmuş.
Üzerinde çeşitli tatlılar var.

Mübarek zat,
– Buyur dedi kendisine. Bu tatlıları senin için hazırladım. Belki canın istemiştir.

Delikanlı;
“Tamam” dedi içinden. “Bu zat gerçekten Allah adamı”.

Oturdu sofraya.
Birlikte yiyip sohbet ettiler.

O günden sonra artık hiç ayrılmadı yanından.

Bizden zengini yoktur

Bu zat, bir gün sevdiklerine;
– Dünyada bizden zengini yoktur, buyurdu.

Dinleyenler merakla;
– Biz neden zenginiz efendim? dediler.

Cevabında;
– Malı çok olanı zengin sanmayın, buyurdu. Asıl zengin biziz.

Ve sordu onlara:
– Biz Müslümanız, öyle değil mi?
– Elhamdülillah efendim.

“Ehl-i sünnet” üzere imanımız var?
– Şükürler olsun hocam.

– İşte asıl zenginlik budur kardeşlerim. Allahü teâlâ bir kuluna “İman” verdiyse, ona her şeyi vermiş demektir.

Ve ilave etti:
– Sonra “Sıhhat” nimeti var. Rabbimizin nimetlerini saymaya kalksak bitiremeyiz. Bütün bunlara karşı bizden bir tek şey istiyor Allahü teâlâ.

Sordular:
– Ne istiyor efendim?

– Kendisini tanımamızı istiyor. Ama tanımak, itaat etmekle olur. İtaat etmeyen tanımış olmaz.

Ahirette neler sorulacak?

Bir gün de bu zata;
– Ahirette bize neler sorulacak efendim? diye sordular.

Cevaben;
– Dört şey sorulacak, buyurdu.

Ve sıraladı onları:
– Vücudunu nerede eskittiği, vaktini nerede harcadığı, ilmini nerede kullandığı, parayı nereden kazanıp nereye sarfettiği.

Share
69 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SÖYLEMELİ SÖYLENMEMELİ

    28 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Sızlanma, sızıltı, yakınma, hoşnutsuzluk belirten söz veya yazıların tümüne şikayet diyoruz. Şikayet, ilgili yetkililere duyurulup takip edilirse giderilebilir. Yoksa birey şikayetini kendi kendine yapar veya dedikodusunu yaparsa bu söylenmek olur, şikayetin giderilmesine de katkısı olmaz.        Millet olarak ne hikmetse çoğumuz şikayeti sevmediğimiz gibi, yapanı da hoş karşılamayız. Bazen kınayanlarımız bile olur. Şikayetlerimizi ilgili yetkililere iletip giderilmesine çalışmak yerine, söylenmeyi tercih ederiz. Hele o gün için ucu bize d...
  • Hanımların işi kolay

    27 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Hanımların işi kolay İstanbul Evliyasından Seyyid Ahmet Mekki Efendi hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir sohbetinde; - Ahirette Müslüman hanımların işi kolay, buyurdu. - Neden efendim? dediler. - Çünkü onların hesabı, beylerinden sorulacak ahirette. - Her hanımın mı efendim? - Hayır. Sadece beş vakit namazını kılan, orucunu tutan, kocasına itaat eden ve tesettüre riayet eden hanımların hesabını kocaları verecek. - Hikmeti ne acaba efendim? - Çünkü erkekler, hanımlarından mesuldür. Ama hanımlar, erkeğin g...
  • Muteber olan, sondur

    26 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Muteber olan, sondur Fas Evliyasından Muhammed bin Ömer hazretleri “rahmetullahi aleyh”, bir gün bazı ahbabına; - Ölüm ne genç dinliyor, ne ihtiyar. Hepimiz, adım adım bu son noktaya yaklaşıyoruz. Muteber olan da, sondur, buyurdu. Ve izah etti: - Yani mühim olan, “imanla ölmek”tir. İnsan son nefesinde, “Allah!” diyeceği yerde, “Aman doktor, kurtar beni!” derse, imansız gidebilir mâzallah. Bir kişiyi kurtarmak Sohbetin devamında; - Bir kişiyi Cehennemden kurtarmak, Peygamberlik görevi yapmaktır, buyurdu. Ama “Allah için” yapmalıdır ...
  • Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur

    25 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Genelde Kıbrıs’ın yakın tarihi, özellikle de 1950-1974 arası beni çok ilgilendiriyor. Kıbrıslı Rumların sapıttığı ve asırlardır adada yaşamlarını sürdüren Kıbrıslı Türklere rağmen, Türkiye’yi de yokmuş gibi farz ederek adayı Yunanistan’a bağlamak için yaptıkları çılgınlıklarla doludur bu çeyrek asırlık dönem.  Bunların içinde en dikkatimi çeken Polikarpos Yorgacis’dir. 38 yıllık kısacık hayatı, 15 Mart 1970 tarihinde Yunanistan’dan gelen suikast timinin kendisini Haspolat ovalarında infaz etmesi ile sonra ermişti.  Sağlam bir EOKA’cıydı Yor...
UA-36507442-2