logo

Gencecik Fidanlar Neden Öldürülür ki?


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Sözlerime başlamadan önce dünkü saldırıda ölen mahalle arkadaşım, ayrıca okul arkadaşlarımdan olan “Murat Yurgül” mekanın cennet bahçelerinin içerisinde olsun demekle başlamak istiyorum yazıma.

Öldürülüp, katledilenler insan değil midir?

Öldürülüp, katledilenler aslında insanlar, lakin bunlara üzülmeyip, oh olsun diyenlerin insanlıktan nasiplerini almadığı büyük bir gerçektir.

Kim olursa olsun Türk’ü, Lazı, Çerkez’i, Kürd’ü, milleti, dili, dini, ırkı ne olursa olsun, ister bizim cenahımızda, isterse de karşı cenahta olsun, hiçbir insanoğlu ama hiçbir insanoğlu, fikirlerinden, duruşlarından ve de verdiği tepkiden ötürü öldürülmemelidir. Bu vesileyle öncelikle dün bombalı eylemde ölenlere ve de Adıyaman da öldürülen askerimize Cenabı Allah’tan rahmet eylesin, diyorum…

Zira insanoğlunun ölümlerine bir o kadar sevinmek, zinhar ne insanidir; ne de İslami’dir.

Lakin bunların esas amaçlarının ve de niyetlerinin farklı olan zevatların İslam dinini, Kürtlüğü ya da Türklüğü bahane ederek ortalığı savaş alanına çevirenlere her daim şunu sormak ve de hatırlatmak isterim:

Etrafınızda bir sürü gencecik fidanların öldürüldüğü sırada, bazı yerlerde “yas” ilan edilip, bazı yerlerde de göbek atanlara, sevinenlere ne denilmelidir acaba?

Evet, maalesef ki Türkiye’nin bazı noktaları kan ağlarken, sizler göbek atmayı, kendi eğlencenizi ve de eğlenmenizi her zaman tercih etmeye devam ettiniz. Allah aşkını sizin yüreklerinizde Allah korkusu denen bir şey yok mudur?

Ölen insanlar için öncelikle sessiz sevinçler içerisine büründünüz, sonrasında saygısızca sosyal medya da sanki bu ülkede hiçbir şey olmamış gibi içkili, keyiflerinizin yerinde olduğu fotoğraflar, sonrasında oh iyi olmuş gibi yazılar yazıp paylaştınız. Ölenlerin arasında apaçık ayrımlar yaptınız. Şanlıurfa da ölen insanlara bir merhamet bile okumayan vicdansızlar, Adıyaman ilinde ölen asker için dua okumaya başlar, Şanlıurfa da ölenler için dua okuyanlar, Adıyaman da ölen asker için dua ve rahmet okumamaya başlar. Nasıl bir çelişkidir anlamış değilim. Sizler var ya sizler ahirette Cenabı Allah’ın karşısına hangi yüzle çıkacaksınız anlamış değilim.

İnsanlığınız, insanlık hassasiyetiniz bu mu ey vicdansızlar!

Bir acının gerçek olan derinliğini, etkisini idrak etmeniz ve onu his etmek için o acıyı yaşamanıza gerek yok ki! O acıları anlamak için azıcık da olsa insanlık kırıntısı, insan olabilene ziyadesi ile kafidir.

Hele ki Şanlıurfa da “teröristler” öldürüldü denilip, sevinçlerini yaşayan dinsizlerin utanmazlığına ne denmelidir bilinmez!

Bir o kadar da Adıyaman da “asker” öldürülmüş, sevinçlerini yaşayan insanların utanmazlığına ne denmelidir bilinmez! Bunları da sizlere bırakıyorum.

İnsanların yaşamlarından, öneminden ve de insanların kutsallıklarından her daim dem vuranların, söz konusu başkalarının ölümü olunca, dut yemiş olan bülbüle dönmeleri, tek kelime ile insanlık dışı bir durumdur derim.

İNSANLAR FARKLI BİR ŞEKİLDE KATEGORİLEŞTİRİLEREK, BİR ŞEKİLDE ÖLDÜRÜLMELERİNİ MEŞRULAŞTIRMAK KADAR KORKUNÇ BİR ZİHNİYET OLAMAZ.

Acıların ayrıştırıldığı ülkemiz de maalesef ki, “insanlar” öldürülen insanların kimliklerine, doğdukları yerlere, konuştukları dillere göre dahası da konjonktürel ve de siyasi hesaplar yapılarak ona göre tepkiler geliştirerek, ona göre üzüntü ve de sevinçlerini ortaya koymaktadırlar.  

Ey insanlığını insanlıktan almayan insanlar, ey sadece ismi insan olan insanlar!

Birazcık düşünün, birebir ya da her fırsatta bizler kardeşiz, bizler Müslüman’ız, bizler biriz, bizler Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkez kardeşiz diyen insanlar, onca insanın öldüğü ve de öldürüldüğü bir zaman sürecinde sessiz bir şekilde sevinçlerinizi paylaşmanız, hatta her daim hoplayıp da zıplamalarınız ve de oh iyi olmuş onlar bizden değildi, onlar teröristti, onlar böyle, onlar şöyle demeleriniz kabul edilir bir durum mudur?

Farklı görüşlere sahip olan birilerinin ölümlerine sevinenler, insanlıktan nasiplerini almamış varlıkların gerçekleştirdikleri bir eylemdir. İnsanların farklı görünüşlere sahip olması o kişi ya da kişilerin insan olduğu gerçeğini asla ve asla değiştirmez.

 Hele ki sonrasında hiç utanmadan, sıkılmadan aptalca bir şekilde insanların karşısına çıkıp da edebiyat yapmanız, insan canı edebiyatı yapmanız kabul edilemez.

Söyler misiniz sizlere kim inanır ey dinsizler! Allah, “ben insanı yarattım, sizler neden insanlar arasında ayrım yaptınız, insanları neden öldürdünüz, insanların ölümlerine neden sevindiniz” diye soru sormaz mı sizlere? Müslüman biri ölümler arasında ayrım yapar mı diye sormazlar mı sizlere? Yazıklar olsun sizin o insan olmayan yüreğinize, beyninize ve de bedeninize…

Unutmayın ki ölenlerinde çocukları, anne, babaları vardı. Ama her nedense sizler bunları düşünmezsiniz. Sizler sadece ve sadece kendi aileniz, kendi anne-babanız, kendi çocuklarınız varmış gibi hareket edersiniz. Sizlerden olmayan insanları her daim “terörist” olarak görürsünüz. Sizlerin dilini konuşmayanları her daim “terörist” olarak görürsünüz. Sizlerin yanında yer almayanları her daim “terörist” olarak görürsünüz. Türkler, Kürtleri her daim “terörist” olarak görür, Kürtler de, Türkleri her daim “faşist, ırkçı” olarak görürler. Fakat bilmezler mi ki Müslüman olduklarını? Unutmayın ki hiçbir insan ölümü hak etmiyor. Unutmayın ki insanoğlu yeryüzünün en güzel varlığıdır. Unutmayın ki ne Türk, ne Kürt ne de Arap asla ama asla öyle bakmamanız gerekir. Müslüman ölüyor, Müslüman öldürülüyor, Müslüman parçalanıyor. Aklınızı başınıza alın! Siyonistler, Yahudiler filmleri yazıyorlar, biz Müslümanlar da oynamaya kalkıyoruz. Oyuncuları bizler oluyoruz. Yani bir yandan Türk, bir yandan Kürt oynuyor. Onlar para kazanıyor, onlar silah satışlarını yapıyor, bizler de Müslümanlara düşen de ölüm ve de kan oluyor. Akıllı olun artık! Ölümlere, öldürülenlere sevinmeyi bırakın, ölümün Türk’ü, Kürd’ü, Lazı, Çerkezi asla ama asla olmaz.

Ya Rabbim! Ülkemizde yaşamakta olan bir takım beyinsizlerin işlediği hatalar ve de yaptıkları ayrımcılıklar yüzünden insanlar arasında fitne ve de fesatlık çıkmaktadır. Ya Rabbi sen onların hiçbirine izin verme. Sen ki her şeyi gören, bilen ve de gücü yetensin.

Amin…

Vesselam.

 

“ Mehmet KIZILKAYA “

                                                                    

 

 

 

 

Share
568 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNSANLIK ÖLMÜŞMÜ?

    21 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    İnsan, İslâm için kâinatta en değerli varlıktır. Düşünen her insanı hayrete bırakmaya yeterli, kudret kalemiyle yazılmış bir varlıktır insan. Kâinata sığmayan ilahi terennümü, iman ve aşkında yaşatabilecek bir gönle sahip varlıktır insan. Bir taraftan ruhunda kaynayan aşkla Yüce Yaratıcının emirlerine karşı sorumlu, diğer taraftan akıl ve irade gücünü kullanmada hürdür insan. İnsan, akıl ve irade sahibi bir varlık olmasından dolayı, potansiyel değerleri itibariyle meleklerden üstündür. İnsanın bilme yeteneğidir, eşyayı isimlendirme gücüdür, me...
  • Kötü Yöneticiler ve Zalimlikleri

    20 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Japon atasözünde şöyle güzel bir söz vardır; “Bin asker toplamak kolay olsa da onlara bir general bulmak çok zordur” der. Bir şirketin binlerce çalışanları olsa dahi iyi bir müdürün, iyi bir liderin, iyi bir üstün yoksa hem artan rekabet ortamlarında, hem çalışma durumlarında her daim başarısızlıklara ve adaletsizliklere imza atar dururlar.  Öyle ki her daim çalışan insanların hakları üstleri tarafından yenilmiş olup, üstleri tarafından her daim tehditler görecek ve çeşitli tehditlere maruz kalacaklardır. Her daim köleleştirme sistem...
  • Dürüstlük Pahalı Bir Mülktür, Ucuz İnsanlarda Bulunmaz.

    19 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ´Dürüst olmak´´ doğruluğu benimsemek ve doğru olmak demektir.Dürüstlük, özde, sözde, yaşayışta doğru ve tutarlı olmayı gerektirir.Özde, sözde ve yaşamda dürüstlük insanın içinin ve dışının bir olmasıdır. Kişi, düşündüğü ve inandığı neyse, onu söylemeli, onu yapmalıdır.Bazı idealler o kadar değerlidir ki! o yolda mağlup olmak ta yenilmek te inanın bir zafer sayılır. Bana göre dürüst olmak bence insanın özünün, sözünün bir olma durumu, olduğu gibi görünmek farklı görünme ve farklı göstermeye çalışmamak yani sadece karşınızdakiler için değil kendi...
  • SÖZ NAMUSTUR!..

    19 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Yerine getirmek niyetiyle söz vermek sevaptır. Verilen sözde durmak müstehaptır. Sözünde durmamak tenzihen mekruh olur. Kendisine söz verilen kimse, (Sen bana söz verdiğin için bu benim hakkımdır) demeye hakkı yoktur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Bir kimse, yapmak niyeti ile verdiği sözü tutamazsa günah olmaz.) Yapmayacağı halde, yalan olarak söz vermek haramdır. Bu şekilde sözünde durmamak da günah olur. Yapmamak niyetiyle söz verdiği halde, sonradan, verdiği sözde durursa, yalancılık günahı affolmuş olur. Hadis-i şerifte, (Sözünde durm...
UA-36507442-2