logo

Gavura kızıp oruç yiyoruz


facebooktwitter
Yurdagül BEYOĞLU ATUN
yurdagulbeyoglu@hotmail.com

“Kimi insanları her zaman, bütün insanları kimi zaman kandırabilirsiniz ama tüm insanları her zaman kandıramazsınız” demiş Abraham Lincoln.

Sosyal medyada paylaşılan bir fotoğraf hatırlattı bu sözü…

Vücudunun görünen tüm yerleri dövmeli, mini etekli sarışın hanımefendi eğilmiş, minik ama zayıflıktan daha da minik görünen bir çocuğa elindeki pet şişeden su içiriyor.

Yorumlar “bu kadın kapalı değil lakin bakın görün nasıl vicdanlı” nevinden…

Pet şişedeki suya indirgenen vicdan, bizim zaaflarımıza çok güzel dokunmuş Allah için.

Başarılı mizansenden, çok başarılı bir manipülasyon çıkmış.

Elindeki pet şişeden çocuğa su veren, barış elçisi ilan edilip, oralardan çocuk evlat edinen zatı muhteremlerin tebası olduğu ülkelerin, o minik çocuğun topraklarındaki elması, altını ve birçok değerli madeni yıllar önce gasp etmesi yüzünden sefalete mazhar olduklarını unutturmuş o fotoğraf.

“İkiyüzlülüğün resmini yapabilir misin Abidin” deseydi Nazım Hikmet, böyle cuk oturanını çizemezdi usta Dino…

Fotoğraf, klasik manipülasyon örneği, dolayısıyla diyecek bir şey yok da, bu fotoğraf üzerinden Müslümanlara, Müslümanlığa laf edenlere şaşkınlığım. Pınarı kes, kıvrandır, sonra bir yudum su verdin diye seni alkışlayayım!

Hafızayı beşer nisyanla malul demişler. Hadi biz zengin madenlerle dolu Afrika kıtasının niye 50 yıldan fazladır açlıkla boğuştuğunu unuttuk diyelim, ya arkadaş daha geçen gün sen değil miydin kucağında çocuğu olan mülteciye çelme takan?

Peki, İngiltere’nin Middlesbrough kasabasında Sığınmacıların yerleştirildiği evlerin kapıları Nazi Almanya’sında Yahudilere yapıldığı gibi kırmızı boya süren?

Merkel’in siyasi geleceğinin, Avrupa’ya mülteci akınını durdurmasına bağlı olduğunu söyleyenlere ne demeli?  “Batının İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar” anlamına gelen PEGIDA’nın, Prag’da kendisine benzeyen grupların temsilcileriyle buluşarak “Prag Deklarasyonu”na imza atan kim? Hani, Almanya, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Finlandiya, Polonya, Slovakya ve İsviçre gibi 14 ülkedeki göçmen karşıtı grupları sokağa döken? “Mülteciler gelmesin, bırakalım denizlerde ölsünler” diyenler kim Allahaşkına?

Şimdi bu kişiler, mini etekli teyzemin pet şişesinden bize insanlık öğretecekler, biz de “bak görüyor musun; Baş örtmekle, namazla olmaz bu işler. Her yanı açık ama el kadar bebeye su verdi!” deyip dinimizi kötüleyeceğiz!

Gavura kızıp oruç yediğimizin farkında değiliz.

Dün “teröristle masaya oturdu” diye açılıma karşı çıkarken, bugün sırf hükümete çalım atalım diye terör örgütünün hamiliğini yapıyoruz.

Ahlaksız bir video kaydının altına, “bakın torununa tecavüz eden Müslüman dede” yazıp, Müslümanlığı karalayan münafıklara sormuyoruz, “nerden biliyorsun dedesi olduğunu” veya “madem oradaydın niye kurtarmadın o kızı” diye… Gerçekdışı haberlerle dini duygular köreltiliyor, kötü örnekler güzel bir pazarlama anlayışıyla tüm topluma servis ediliyor. Siyasi nefretimiz, tüm gerçekliklere galebe çalmakla kalmamış, muhakeme yeteneğimizi de alıp götürmüş.

Naçizane tavsiye; Biz dinimizi, milliyetimizi unutmuş olabiliriz ama batı unutmuyor. Ne kadar yalakalık yaparsak yapalım, “biz de sizdeniz”i göstermek için oklarımızı kendi milliyetimize, kendi dinimize çevirelim sonuç değişmeyecek nasılsa. Ağızlara çaldıkları bir parmak balla, kendilerini çoğunluktan farklı gören kitleleri harekete geçiren bu sözde özgürlükçüler, tüm birliklerini dini yapılanmalar üzerine kurduklarından ağzımızla kuş tutsak o çembere sokmazlar bizi. Hormon takviyeleriyle palazlanan egomuz anca burada para ediyor. Dolayısıyla (dini-milli) kimliğe sıkı sıkıya sarılmak en doğrusu derim ben.

Share
308 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Efendimiz (s.a.v)

    22 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     Bir gün Resûlüllah (s.a.v) Efendimiz onları abası ile örttü, sonra şöyle buyurdu: “Yarabbi! Bunlar benim Âlim ve Ehli Beytimdir. Bunlara bereket ihsan eyle, bunları benim örttüğüm gibi sen kendilerini rahmetinle mağfiretinle setreyle. Hakikat ben bunları çok seviyorum, sende sev, sevenleri de sev, sevmeyenleri de sevme.” buyurdu. Resûlüllah (s.a.v) Efendimiz’in siyah aba ile örttükleri şunlardır: Hz. Ali (r.a), Hz. Fatımatüzzehra (r.anha), oğulları Hz. Hasan (r.a), Hz. Hüseyin (r.a). (İbn Sa’d, VI, 360, 362.)     Hz.Ali (r.a) Sıffin harbine g...
  • Ümmetin namusu olan Mescid-i Aksa öksüz ve yetim!

    22 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    14 asırdır İslam’ın Haremi, Müslümanların izzeti, onuru ve namusu olan ve içinde Mescid-i Aksa’yı barındıran üç Harem-i Şerifinden birinin de yer aldığı kutsal topraklar Kudüs-ü Şerif; üzerine ölü toprağı atılmış, onur ve haysiyetlerini küresel güçlere satmış rejimlerinin ihanetleri nedeniyle yaklaşık 50 yıldır ‘Siyonist’ eli kanlı İsrail’in işgali altında. İsrail, İslam dünyasının basiretsizliği ve korkaklığından yararlanarak geçtiğimiz Cuma günü 50 yıllık işgalini bir adım daha öteye taşıdı. 50 yıllık işgal tarihinde ilk kez Mescid-i Aksa,...
  • ATI ALAN ÜSKÜDARI GEÇMİŞTİR

    22 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    URFAspor 2017 yılında bir alt lige düşmemiştir. URFAspor 2012 yılında küme düşmüstur. Evet...! Aslında şampiyon olduğu yıl küme düşmüştü. Siyasetin...Spora girdiği yıl...2013 yılında...Herkesin bildiği ama ses çıkarmadığı yıl. Sebeb olanlar kebab oldu ama olan URFAspora oldu. İşte o yıl URFAsporun adı, URFAsiyasetspor olmuştur. 2017 yılı..Şike'nın belgeleri ispatlı... Bizle ilgisi yok denilen adamın malum külübün resmi müdürü ispatlı. Etik..Adalet...Hukuk derken... Reisin meşhur deyimi devreye giriyor... " Atı ala...
  • Ateşin Yakmadığı Peygamber!HZ. İBRAHİM..

    22 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ateşin Yakmadığı Peygamber!HZ. İBRAHİM.. İbrâhim aleyhisselâm putlarını paramparça ettiği cahil kavminin hâlâ putların âcizliğini göremeyip akıllarını kullanmamaları karşısında hayretler içinde kaldı ve onlara, “Size de, Allah'ı bırakıp taptıklarınıza da yuh olsun! Hala aklınızı başınıza almayacak mısınız?” diye seslendi. Buna karşılık kavminin önde gelen zalimleri: “..’Eğer bir şey yapacaksanız, İbrâhim’i ateşe atıp yakın, böylece ilahlarınıza yardım edin!’ dediler.” Böylece zalimler Hz. İbrâhim aleyhisselâm hakkında tuzak kurup plan yaptılar...
UA-36507442-2