logo

FIRAT KALKANI VE MENBİÇ


facebooktwitter
Necdet Cemal OCAK
ncocak@gmail.com

Kıbrıs barış harekâtında gemilerimiz yola çıktığında meşhur 6.filo da Kıbrıs açıklarına geliyordu. Ecevit’e sordular “ ABD donanması araya girerse ne yapacaksınız” diye.

Ecevit “ateş ederek mi” diye sordu. Soruyu soran “hayır” dedi. Ecevit “etrafından dolaşırız” dedi.

Güney sınırımız Irak ve Suriye olarak yaklaşık 1250 km yi bulmakta. Güney sınırımızın güvenliği Süleymaniye-Musul-Kerkük-Halep’ten geçer. Oralar bizim toprağımız değil diyeceksiniz tabi.

Eğer sınırımızın dibinde PKK uzantısı PYD-YPG ve DAEŞ gibi şer güçler varsa sınır güvenliğimizin sağlanamayacağını gördük. Bu hattan yukarıya doğru mutlaka dost güçler olmak zorunda.

Geçtiğimiz ay Amerika, Suriye Demokratik Güçleri adı altında oluşturduğu güç ile Daeş’ten temizlemek için harekât başlattı. El-Bab’a doğru giderken nedense dönüp Menbiç’e girdiler. Çünkü hedef Daeş değildi.

Büyük çoğunluğu PYD den oluşan bu gücün hedefi Menbiç’i alıp, Afrin kantonu ile birleştirmekti. Bu bardağı taşıran damla oldu işte.

Fırat Kalkanı ile Cerablus PYD den temizlendikten sonra Mare ve Azez koridoru açıldı ve ÖSO’nun kontrolüne geçti.

TSK Menbiç’i geride bırakarak El-Bab’a doğru ilerliyor. Her tarafımız düşman kuvvetlerle çevriliyken Menbiç harekâtı riskli olacaktır. Harekât alanı genişleyip hedef olarak konulan 40 km mesafeye ilerledikçe hem lojistik destek zorlaşacak, hem de daha fazla zırhlı araç ve güç ihtiyaç gösterecektir.

Yapılan açıklamaya göre piyade birliklerimizin katılmayacağını anlıyoruz. Özel kuvvetlerle ve tank birlikleri ile sürdürülen harekâtta ÖSO ne kadar yeterli olacak bilmiyorum.

Piyadenin ilerlemesi için tank birliğine ne kadar ihtiyaç varsa, tankların ilerlemesi için de o kadar piyade birliklerine ihtiyaç vardır. Özellikle Amerika ve yanı sıra Çin, Rus, Alman yapımı sürpriz silahlarla karşılaşma ihtimalimiz yüksektir.

Kanaatimce El-Bab temizlendikten, hedef olarak belirlenen 40 km derinliğe ulaştıktan sonra kırmızıçizgimiz olan Menbiç’in temizlenmesi düşünülmektedir. Çünkü Menbiç’te Amerikan sürprizi bizi beklemektedir. PYD karargâh ve kontrol noktalarına şimdiden ABD bayrakları çekilmiştir. Diplomatik sıkıntılar yaşanabilir.

Menbiç temizlenirken PYD ile çatışma kaçınılmaz olacak, karşımıza Amerikan bayraklı mevziler çıkacaktır. İşte o zaman sorulacak ne yapacaksınız diye. Biz de o Amerikan bayraklı karargâh veya mevziye dönüştürülmüş yerlerden ateş açılacak mı diye soracağız.

22.9.2016

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
539 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şehidin Son Mektubu

    27 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu Valideciğim, Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi! Nasihat-amiz mektubunu, Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki, armut ağacının sayesinde otururken aldım. Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu, bir kat daha takviye etti. Okudum, okudukça büyük dersler aldım. tekrar okudum. Şöyle güzel ve mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim. Gözlerimi açtım, uzaklara doğru baktım. Yeşil yeşil ekinlerin rüzgara mukavemet edemeyerek eğilmes...
  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
UA-36507442-2