logo

reklam

Filtre Yerine Jeneratör Almak


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

KIB-TEK’in Teknecik’teki santrali, bacasına hala daha filtre takılmadığı için etrafındaki tüm bölgelere zehir saçıyor.

Etraf derken sakın komşu arsa gibi algılamayın bu tanımlamayı. Girne’de Ozanköy’den, Esentepe’ye, deniz kıyısından da Beşparmak köyüne kadar uzanıyor bu zehirlenen alan. Ozanköy ile Esentepe arası 25 km. Teknecik ile Beşparmak arası da kuş uçuşu 5 km. Her gün, bacadan çıkan dumanın içindeki bol kükürtle zehirlenen alanın toplamı tamı tamına 125 kilometrekare. Bunu hayal gücünüze yerleştirmek için bir futbol sahasının kapladığı alan ile kıyaslarsanız, 25 bin adet futbol sahası büyüklüğünde bir alan ediyor.

Teknecik elektrik santralinin bacasından çıkan zehirli duman, Girne Ozanköy’den başlamak üzere, Çatalköy, Arapköy, Beşparmak, Karaağaç ve Esentepe arasında kalan araziye ve yerleşim yerlerine kadar uzanıyor ve üzerlerine kabus gibi çöküyor.

Bölgede yaşayan insanlar, Teknecik santralinin filtresiz bacasından çıkan zehirli dumanlar nedeni ile her gün insan vücuduna zararlı olan bu kirletilmiş havayı solumak zorunda kalıyorlar. Basında çıkan haberlere göre bölgede görülen kanser vakaları ortalamanın üzerinde seyretmekte. Kökeninde belki de bu filtresiz bacadan çıkan duman yatmakta.

Aynı şekilde insanlarla birlikte asırlardır bu bölgede yaşamlarını sürdüren küçüklü büyüklü hayvanlar da bu zehirli dumanı solumakta ve kısacık hayatlarını da büyük bir olasılıkla kanser olup, acı içinde sonlandırmaktalar.

Bitki örtüsünün üzeri ise artık beyazlaşmaya yüz tutmuş durumda. Halk tabiri ile iliklerine kadar işlemiş zehirli duman bu korumasız bitkilerin.  Onlardan bir hayır beklemek mümkün değil.

KIB-TEK yönetimi, beceriksizliklerinden dolayı, dünya ticari piyasalarına ve borsalara, doğalgazın ve kaya gazının bol miktarda arzı nedeni ile neredeyse yarı yarıya düşüş gösteren petrol fiyatlarını halka gerektiği gibi yansıtamadı. Petrol fiyatlarındaki nbso online casino reviews düşüş nedeni ile vatandaşın kullandığı elektriğin ilk ve en geniş tüketim dilimine asgari 6-9 kuruş arası bir indirim yapmak yerine, sadece 1 kuruşluk göstermelik bir indirim yapmayı tercih etti. Geri kalan milyonlarca lirayı da, kendilerinin ileriyi görememelerinden dolayı, yüksek fiyattan uzun vadeli ve fazla miktarda sipariş ettikleri yanlış mazot alımını sübvanseye etmeye kullandılar. Açıkçası hatalarını vatandaşa ödettiler, kendi ceplerinden ödeyecekleri yerde.

Yüksek elektrik tarifesini, başka bir alternatif olmadığı için ödemek zorunda olan vatandaşımızın cebinden çıkan paralar, fahiş fiyatla alınan mazota harcandıktan sonra, KIB-TEK Yönetiminin geçmişte defalarca basına yüzde 40 kapasite ile çalışıyoruz açıklamalarına rağmen kapasite artırımı bahanesi ile jeneratör alımına harcandı. Üstelik bu alım da maalesef, tüm devlet geleneği ve uygulamalarına aykırı olarak ihalesiz yapılmış.

Gereği olmadığı halde satın alınan bu jeneratörlere harcanan paranın miktarı yaklaşık 50-55 milyon TL civarında. Bu paraya 1 tane değil, neredeyse 3 tane filtre takılabilir ama niyet vatandaşı düşünmek ve vatandaşa hizmet vermek yerine, politik çıkarlara hizmet etmek. Amaç belli ki Türkiye’den getirilmesi düşünülen elektriğin gelmesine mani olmak ve vatandaşın KIB-TEK tarafından soyulmasının devamını sağlamak. Varsın vatandaş kilovatsaatine 49 kuruş ödesin ve tarife katlanarak artsın ama Türkiye’den gelecek ve neredeyse yarı fiyatına vatandaşa satılacak elektrik gelmesin. İhalesiz alımlar yapılsın ama bacaya da filtre takılmasın.

Belli ki insan hayatının, hayvanların ve bitkilerin çok önemi yok KIB-TEK Yönetimi için. Türkiye’den ucuz elektrik gelmesinin, vatandaşın, sanayicinin, üreticinin, üniversitelerin ve diğer tüm kesimlerin ucuz elektrik kullanması da pek önemli değil. Varsa yoksa politik yatırım, politik çıkarlar ve popülizm. Ülkeyi, insanı, hayvanı, bitkiyi ve doğayı düşünmek yok, sadece ve sadece saadet zincirinin bekasını sağlamak var…

Ata ATUN

e-mail: ata.atun@atun.com

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

8 Nisan 2015

Share
491 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+10 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2