logo

reklam

EY GAFİLLER NELER YAPTINIZ? NELER…


Orhan ARSLAN
orhanarslanmatoglu@hotmail.com

EY   GAFİLLER    NELER  YAPTINIZ?  NELER…

Malum yapılanmanın, Ülkemize neler kaybettirdiği; ayan, beyan ortaya  çıkmaktadır. En üzücü tarafı  ise; Bir neslin yok edilmesidir. Bugüne kadar yapılan yorumlarda, konunun bu vahim tarafı, göz ardı edilmiştir. Aslında altının çizilmesi gereken, konuların başında gelmektedir.

Malum yapıyı yönlendiren üst akıl; bilerek bu çalışmayı yapmıştır. Yetişen nesilleri; dershaneleri ve okullarını devreye sokarak; kontrol altına alma çabalarını, en üst seviyede tutmuşlardır. Şunu bilmektedirler ki; başarılı olsalar da, başarılı olmasalar da; bir nesli sonu olmayan yolculuklara çıkaracaklardır. Başarılı da; olmuşlardır.

 

Şimdilerde, aklıma bazı onlara (FETÖ ye) kanmış aciz insanların, yüzümüze karşı; söyledikleri sözler aklımıza geliyor. O aciz insanlar şöyle diyordu; Siz öğretmen misiniz? Fetönün adamlarını kast ederek; ”O adamlar, fedakar, cefakar, diyorlardı.” Biz ise, onlara; Kardeşim, bu iş sakat bir yol. Bir öğretmenin o kadar geliri olamaz. Eğer adam bu fedakarlıkları kendi bütçesi ile, yapmaya kalkarsa; bir günde batar. İşte, O nedenle; bu adamların başka gayeleri var, aklınızı başınıza alın, diyorduk. Ancak O adamlar, Kimleri inek gibi sağacaklarını bildikleri için; inek gibi sağacakları adamın karşısında, her türlü yalakalığı, yağcılığı yapıyorlardı.

EEE, İnsanoğlu gariptir. Kendisinin karşısında acizlenen insanları görünce; kendisini büyük bir makamda sanmaktadır. Böylece, kendisini O, makama koyan adamlara, her türlü yardımı yapmaya devam eder. Taaa ki; ne zamana kadar, Bu yardımları kesene kadar. Yardımlar kesilince; kimse kapısına uğramaz, selam dahi vermez. Hatta aleyhinde konuşmaya başlarlar. Bu durum aynı zamanda önce varlık durumu iyi olup ta, sonradan varlığını kaybeden insanlar için de; geçerlidir. Ondan sonra kapısını açan olmaz.

Böylece  Bazı varlıklı müslümanların, iyi niyetini de; kötüye kullandılar…

Burada en önemli görevi; öğretmen kadrosu üzerine almıştır. Gençlerin, çocukların istedikleri yerleri kazandırma girişimlerinden öte; O genç dimağların, kontrol altına alınması ve sürekli denetlenmesi, görevini; öğretmen kadrosu, gerçekleştirmiştir.

 

O genç beyinleri, çeşitli entrikalarla, bugün mahkeme tutanaklarına geçen; sahtekarlıklarla okullar kazandırmak,  DEVLET kadrolarında, onları kadrolaştırma çalışmaları yapmak; öğretmen kadrolarının yapmış olduğu, çalışmalarla ilintilidir. Öğretmen kadrosundaki şahıslar; ilgilendikleri gençler hakkında değerlendirmeler yaparak; kendilerine yararlı bir eleman olup, olmadıklarına karar veriyorlardı. Onların verdikleri kararlara göre; gençler yönlendiriliyor, kadrolaştırılıyordu. O nedenle; Üniversiteye hazırlık mahiyeti taşıyan yatılı kurs, gece, gündüz kontrol altında tutacağınız kamplar, önemliydi. Aynı durumlar; Devlet memuriyeti kadrosunda görev almak isteyen insanlar için de; geçerliydi…

Evet, bu çarkın en önemli dişlisi, öğretmenlerdi. Sonradan açığa çıkan yapılanmalarına baktığınız zaman; İmam olarak vasıflandırılan insanların çoğunun; Öğretmen kökenli insanlar olduğunu görmektesiniz. İnsanları yönlendirmedeki, kontrol etmedeki başarılarına göre; taltif ediliyorlardı. O nedenle;  bu alanda çalışan öğretmenlere; her türlü maddi imkanlar destek olarak veriliyordu…

Bütün bu çalışmalar, Bugün gün yüzüne çıkmaktadır. Acı olan tarafı şunlardır.

EY gafiller! Bir nesli mahvettiniz… Hedeflediğiniz mevziye ulaşmak için; her şeyi mübah saydınız… Kullandığınız gençlerin en az yüzde otuzu; Bu Ülkenin çeşitli alanlarında yararlanacağı süper beyinler idi. Siz onları bilerek, yanlış yönlendirdiniz. Bu alanda, Bu Ülkeye en büyük zararı verdiniz. Süper beyinleri, dumura uğrattınız… Diğer geriye kalan kısmına; hırsızlıkla, çalıp, çırpmakla makam elde edileceğini, hiç bir değer yargısı tanımadan yaşanılacağını  öğrettiniz. Hatta kendi insanını öldürecek kadar; canavar ruha sahip insanlar haline getirdiniz. Vatan, Millet, İnanç gibi kavramları, kullanarak; aynı kavramlara düşman olan insan yetiştirdiniz… Kendisinden ve kendi düşüncesinden olmayan insanlara; yaşama hakkı tanımayan, bir nesil ürettiniz. Üniversitelerdeki yapılanmalar, bunun en güzel  örneğidir. O kadar karmaşıktır ki; hala çözülmeye devam etmektedirler. Hatta, bu aralar ellerindeki mevki ve makamları kullanarak; başka insanları dışlamanın yollarını aramaktadırlar. Üniversiteler, bunun örnekleri ile; doludur.

Siz, Hür akılları, hür insanları; birer robot haline getirdiniz, birer köle gibi kullandınız…

Son otuz yılın, tüm genç neslinin, geleceğini; ”Ortaya koyduğunuz akıl almaz manevra ve dalaverelerle, kendi elemanlarımızı yerleştireceğiz çabası ile” mahvettiniz, kararttınız… Milyonlarca insanın hakkını yediniz… Milyonlarca  insanın ahını aldınız… Tüm bunları utanmadan, sıkılmadan, Dini terennümleri kullanarak, yaptınız. Yurt dışındaki okullarınızda ise; İslam dininin özelliklerinden bir nebze olsun bahsetmediniz… Tamamen size ve bağlı olduğunuz güçlere itaat eden bir nesil yetiştirme çabası içerisine girdiniz…

Bu neslin ailelerle olan irtibatını kestiniz. Bazılarını ailelerine, düşman ettiniz.

Önünüze engel olarak çıktığına inandığınız, İHL  okullarını kapattırdınız. Onların var olan mülklerine el koymanın çabası içerisine girdiniz. Sizin kontrolünüzde olan, öğrencilerin dışında; Müslüman kimliği taşıyan öğrencilerin önünü kapatmak için; baş örtüsü yasağını desteklediniz. Kendinize bağlı olan bayanlara ise; başınızı açınız, emrini verdiniz. Çünkü amacınız, sizin gibi düşünmeyen İslami gurupların mensuplarının, Üniversite  yollarını tıkamaktı, başardınız… Başörtüsü zulmü ile, binlerce insanın geleceği ile, oynadınız…

Üniversitelerde; kendi kadro yapılanmanızın dışındaki, tüm çabaların önünü kesme adına, gayret sarf ettiniz. Adamlarınızı öyle bağladınız ki; sizin dışınızda fikir dahi beyan edemez, oldular. Acaba hepsinin birer kaseti mi, var? sorusu aklımıza geliyor. Öyle ya, siz bu işi iyi biliyorsunuz. Açık aramak, bulmak ve O, açığı yapan şahsı tehdit ederek; kullanmak…

Şimdi gelelim, zamanla size para yardımından tutun da; çocuklarını okullarınızda okutarak, hatta sizin fikirlerinizin savunuculuğunu yaparak; Bugün sizden uzaklaştığını iddia eden insanların durumuna, şöyle bir bakmaya.

Evet, işte siz de, aldandınız… Dün, sizinle her türlü yolda yürüyen insanlar; Bugün size kin ve nefret duyuyorlar. Sizin yaptıklarınızı; bir, bir anlatıyorlar. Hatta, bazıları günah çıkarırcasına; Size karşı mücadele eden ekiplerin, içerisine giriyorlar, oralara destek veriyorlar. Sizin aleyhinize; sayfa, sayfa açıklamalarda bulunuyorlar. Kendilerini ispatlamak için; AK parti yönetimlerine giriyorlar. Oralara maddi yardımlarda bulunuyorlar.  Sonuçta, Neymiş; insanoğlu nankörmüş… tıpkı, sizin gibi…

Bu hataları yapan varlıklı kardeşlerimiz, şimdi acaba eskilerde yaptıkları bu hataların malum yapılanmayı ne kadar güçlendirdiğini fark ederek; vicdan azabı çekiyorlar mı? Yoksa aynı umursamaz tavırları ile; günlerini, gün etmeye devam ediyorlar mı? merak ediyorum… Benimkisi de; ne yaptıklarını merak etmek… çünkü, önemli buluyorum…

Ey Üst aklın yönlendirmesine inanan ve onların doğru yaptığını sanan insanlar! Başaramadınız, Bir nesli yok ettiniz, Bir Devletin geleceği ile, oynadınız. Ülkemde Müslüman kimliği taşıyan insanlara karşı, tepki oluşmasına neden oldunuz… Yapamadığınız zaman sığınma yeri olarak; Ülke dışını seçtiniz… Hem kendinize, hem Ülkeye yazık ettiniz… Ülke düşmanları ile; kol, kola oldunuz. Terör örgütlerine destek verdiniz. BATILI devletlerin kucağına oturdunuz, kendi devletinizi şikayet ettiniz… Yazıklar olsun… yazıklar olsun…  Yazıklar olsun…

Ne kadar kire batmışsınız, bulaştığınız her yeri kirlettiniz. Temizle, temizle çıkmıyor. Yeni bir temizleyici icat etmek gerektir. Evet, sizlere daha önceden her türlü yardımı sağlayan yani sizin kirliliğinize bulaşan insanlar; acaba O kirliliklerini temizleyecek, bir temizleyici buldular mı? Merak ediyorum. Eğer buldular ise; aynı temizleyiciyi, bu malum yapının insanlarına da; tavsiye edelim…. Belki, temizlenirler… Öyle ya, birileri eskiyi unutarak, yeni, yeni pozisyonlar aldıklarına göre; kendilerini temizlenmiş kabul ediyorlardır. Umarım, yeni gittikleri yerleri kirletmezler…

EY  GAFİLLER!  ÇEKİN ELİNİZİ ÜLKEMİN ÜZERİNDEN YETER ARTIK, ÇEKİN…

 

Share
150 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • VERGİ MİLLETLERİN KALKINMASININ TEMELİDİR

    30 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    VERGİ MİLLETLERİN KALKINMASININ TEMELİDİR Vergi, yeteri kadar toplanamamaktadır... Bu tespit, Sayın Maliye Bakanlığının yetkilileri tarafından, ifade edilmiştir. Genel olarak baktığımız zaman, gerçekten acı bir durumdur. En yetkili ağızlardan bunu duymak daha da acıdır. Yeteri kadar neden toplayamıyoruz? sorusunun cevabı, detaylı olarak açıklanmalı ve bu konuda halkımız bilgilendirilmelidir. Devletin yeni yapılanmasında; öncelikli konular arasında, ele alınması gereken ciddi bir meseledir. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuyu, ele alacağın...
  • Allah, kalbe bakar

    30 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Allah, kalbe bakar Hasan Sezai Efendi “rahmetullahi aleyh”, Edirne toprağını nurlandıran bir Veli. Nur yüzlü ve sevimliydi. Edirne’de 53 sene müddetle oranın halkına ilim ve feyz saçtı. Zahire değil, kalbin temizliğine önem verirdi. Bir gün bir genç nasihat istedi ondan. Cevabında; - Evlat! Bugün insanlar, yalnız zahirlerini süslüyorlar. Sen öyle yapma. Cenâb-ı Hak kullarının mal ve mevkilerine değil, kalblerine bakar, buyurdu. Bir gün derste; - İslamiyet’te en kıymetli şey nedir efendim? diye sordular...
  • ARTIK KAFAYI YEMEK ÜZERELER. YENİ TÜRKİYE BUNLARA BATIYOR!

    29 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Bunlar asla akıllanmayacak kadar kör ve hırslarının esiri olmuşlar. Yeni anayasa halk oylamasının ‘EVET’le sonuçlanmasını hazmedemeyen Kılıçdaroğlu ve avenesi iptal istemiyle İtiraz ettiği Yüksek seçim Kurulu, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’dan olumsuz cevap aldı. CHP şimdi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitti... AİHM referandum konusunda yapılan başvuruları gündemine almıyor.. AİHM referandum konusunu bir insan hakkı ya da kişisel hak olarak görmüyor ve bu konuda yapılan başvuruları geri çeviriyor. Cumhurbaşkanı ERDOĞAN ve AK parti iktida...
  • Puta tapılır mı?

    29 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Puta tapılır mı? Ebu Zer-i Gıfari, vakta ki etti iman, İstedi ki, kavuşsun bu devlete her insan. O, Müslüman olmanın sevinciyle, bu kere, Söyledi imanını Kâbe’de aşikâre. Müşrikler bunu duyup, üstüne saldırdılar. Bayılıncaya kadar, taş ve sopa vurdular. Sonra hazret-i Abbas görüp bu olanları, Ebu Zer’i kurtarıp, ikaz etti onları. Dedi: (Öyle bir yerde oturur ki bu adam, Ticaret kervanınız, önünden geçiyor tam. Buna öyle eziyet, işkence ederseniz, Bir daha siz oradan nasıl geçeceksiniz?) Müşriklerin elinden kurtulunca Eb...
UA-36507442-2