logo

reklam

Evliyâullah’ın Alâmetleri


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com

وَعَنِ الْخِضِرِ عَلَيْهِ السَّلَامِ أَنَّهُ قَالَ:
ثَلَاثُمِائَةٍ هُمُ الْأَوْلِيَاءُ وَسَبْعُونَ هُمُ النُّجَبَاءُ وَأَرْبَعُونَ هُمُ أَوْتُادُ الْأَرْضِ وَعَشَرَةٌ هُمُ النُّقَبَاءُ وَسَبْعَةٌ هُمُ الْعُرَفَاءُ وَثَلَاثَةٌ هُمُ الْمُخْتَارُونَ وَوَاحِدٌ هُوَ الْغَوْثُ لَمْ يَبْلُغُوا مَا بَلَغُوا بِكَثْرَةِ الصَّوْمِ وَالصَّلَاةِ وَالتَّخُشُّعِ وَحُسْنِ الْحِلْيَةِ وَلَكِنْ بَلَغُوا بِصِدْقِ الْوَرَعِ وَحُسْنِ النِّيَّةِ وَسَلَامَةِ الصَّدْرِ وَالرَّحْمَةِ لِجَمِيعِ الْمُسْلِمِينَ اصْطَفَاهُمُ اللَّهُ بِعِلْمِهِ وَاسْتَخْلَصَهُمْ لِنَفْسِهِ وَهُمْ لَا يَسُبُّونَ شَيْأً وَلَا يَلْعَنُونَهُ وَلَا يُؤْذُونَ مَنْ تَحْتَهُمْ وَلَا يَحْقُرونَهُ وَلَا يَحْسُدُونَ مَنْ فَوْقَهُمْ اَطْيَبُ النَّاسِ خُبْرًا وَأَلِينُهُمْ عَرِيكَةً وَاسْخَاهُمْ نَفَسًا

Ve Hızır Aleyhisselâm’dan rivâyet olundu. Hızır Aleyhisselâm buyurdu:

Üçyüz kişi, onlar evliyâllâhtırlar.
Yetmiş kişi, onlar nücebâ (seçkinler)dir.
Kırklar, onlar yeryüzünün direkleridir.
On kişi onlar, nukabâ’dırlar.
Yedi kişi, onlar Âriflerdir.
Üç kişi, onlar seçilmiş hayırlılardır.
Bir kişi, o da “gavs”tur.
Bu zatlar, ulaştıkları bu yüce makamlara;

1- Çok nafile oruç tutmak,
2- Çok nafile namaz kılmak,
3- Huşû ehli görünmek,
4- Güzel hilye (şekil ve şemâil)
5- Benzeri zâhiri şeylerle ulaşmadılar.

Bu zatlar bu makamlara;

1- Samimiyet,
2- Vera’da sadık olmak,
3- Takvâ,
4- Güzel niyet,
5- Göğüslerinin selâmeti (içlerinde Müslümanlara karşı, kin, nefret, düşmanlık, haset ve benzeri kötülükleri bulundurmamak),
6- Bütün Müslümanlara rahmet etmek,
7- (Mahlukata şefkat beslemek),
8- Ve benzeri güzel duyguları taşıdıkları için)

Bu derecelere ulaştılar.
Allâhü Teâlâ hazretleri onları (ezelî) ilmiyle seçti. Kendi nefsine tahsis buyurdu.
Ve bunlar;

1- Hiçbir şeye küfretmezler,
2- Sövmezler,
3- Lanet okumazlar,
4- Altınlarında olanlara eziyet vermezler,
5- Onları hakir görmezler,
6- Kimseyi küçümsemezler,
7- Üstlerinde (kendilerinden daha üstün olanları) hiçbir sürette haset etmezler,
8- Kimseyi kıskanmazlar,
9- Haber (konuşma) bakımında insanların en tatlı ve en yumuşaklarıdırlar,
10- Ahlak ve huy bakımında insanların en inceleri ve en yumuşaklarıdırlar.
11- Ve nefs bakımında da insanların en cömertleridirler…

Evliyâullah’ın Ahlakı

وَيقَالُ: اَخْلاَقُ اْلاَبْدَالِ عَشَرَةُ اَشْيَاء:
سَلاَمَةُ الصُّدُورِ . وَسَخَاوَةٌ فِى الْمَالِ . وَصِدْقُ اللِّسَانِ . وَتَوَاضُعُ النَّفْسِ . وَالصَّبْرُ فِى الشِّدَّةِ . وَالْبَكَاءُ فِى الْخَلْوَةِ . وَالنَّصِيحَةُ لِلْخَلْقِ . وَالرَّحْمَةُ لِلْمُؤْمِنِينَ ، وَالتَّفَكُّرِ فِى الاشياء ، وَعِبْرَةٌ مِنَ اْلاَشْيَاءِ

Ve denilir ki: Abdâlların (Allâh’ın veli kullarının) ahlakları on şeydir:
1- Sadrın (kalbin) selâmetidir .
2- Malda cömert olmak,
3- Dilde sâdık olmak,
4- Nefs (kişilikte) mütevâzî olmak,
5- Şiddet (belâ ve musîbet)te sabır,
6- Halvet (yalnızlıkta) ağlamak,
7- Halka nasihat (halkın iyiliğini istemek),
8- Mü’minlere rahmet etmek,
9- Eşyadâ tefekkür etmek,
10- Eşyâdan ibret almaktır …

Edebten Mahrum Olan Evliyâ Olamaz

Bir gün yakınları Beyâzid-i Bestâmî (k.s.) hazretlerine;
“Efendim, filan yerde büyük bir zât var. Fazîlet ve kerâmet sâhibi bir velîdir.” dediler ve daha başka sözlerle o zâtı çok medh ettiler.
Bunun üzerine Bâyezîd-i Bistâmî;
“Madem öyledir. O halde o büyük zâtı ziyârete gitmemiz lâzım oldu.” buyurdular.
Talebelerinden bâzıları ile birlikte onun bulunduğu yere geldiler.
Bâyezîd-i Bistâmî bildirilen zâtın, mescide gitmekte olduğunu ve kıbleye karşı tükürdüğünü gördü.
Görüşmekten vazgeçip derhal geri döndü. Sonra o kimse hakkında şöyle buyurdu:
-“Dînin hükümlerini yerine getirmekte, sünnet-i seniyyeye uymakta ve edebe riâyette zayıf birisine, nasıl olur da kerâmet sâhibi denilir. Böyle bir kimsenin, Allahü teâlânın evliyâsından olması mümkün değildir.” buyurdu.

selam ve dua ile..

Share
218 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TEVHÎD ve MÂRİFET

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    TEVHÎD ve MÂRİFET Tevhîd, kadîm olanı (başı ve başlangıcı olmayanı), hâdis (sonradan) olandan ayırmak ve bundan (hâdis olandan) O’na (kadîm olana) yönelmektir. Kadîm olan yalnızca Allah Teâlâ olduğu için, tevhîd yalnızca O’nu görmek ve O’nu duymaktır. O’nunla birlikte hâdis olan şeyleri ve hatta kendi varlığını da görüp hisseden bir kimse, farklı mahiyetteki iki şeyi görüp duyduğu için tevhîd’ten uzaklaşmış ve ikiliği kabul etmiş olur. Kadîm ile hâdisin mahiyetleri birbirinden farklı oldukları için, hâdisin özellik ve sıfatları olan şekillilik...
  • Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi ve “Başkanlık Sistemi”

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Başkanlık sistemi yeryüzünde modern olup demokratik siyasetin zeminini en iyi şekilde kabul edendir. Siyasi düzlemde “Başkanlık Sistemi’ne” bakıldığı zaman Türkiye Cumhuriyeti milletinin egemenliğine yaslanan demokratik bir yönetim şeklidir. Bundan dolayı başkanlık sistemi, parlamenter sistem ve yarı olan başkanlıkla beraber modern demokratik bir yönetim sistemini ortaya koymaktadır.   Başkanlık sistemi diğer sistemlerin hepsinden apayrı ve doğru olan bir yönetim sistemidir. Başkanlık sistemi, yarı başkanlık ve parlamenter sistemlerden ço...
  • Cenevre depremi

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Bir hafta öncesinden Yunanistan Dışişleri bakanı Nikos Kocias tarafından sabote edileceğini yazdığım ve televizyonlarda da dile getirdiğim Cenevre Konferansı sonrasında, Rum lider Nikos Anastasiadis’in twitter mesajlarına göz attım, Rum tarafında neler olup bittiğini ve nelerin konuşulduğunu öğrenmek için. Bu yazımı yazana kadar Rum lider Nikos Anastasiadis’in attığı son yedi tweet aynen aşağıdaki gibi. 1 Aralık günü, Kıbrıs için yapılacak müzakerelerde karar almak yönünde sorumluluk aldım. Sonuçlar bu kararı desteklemektedir. Garantilerin...
  • İbretlik

    16 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    İBRETLİKTİR KESİNLİKLE OKUMALISINIZ Adamın biri bir gün bahçesinde otururken Hayvan dışkısından top yapan bir böceği görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş: - Ey Allahım! Her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın? Aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış. Derdine kimseler çare bulamamış. En sonunda bilge bir doktor ''Bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pi...
UA-36507442-2