logo

reklam

ERMENİ SALDIRLARI VE RUSYA


facebooktwitter
Necdet Cemal OCAK
ncocak@gmail.com

Ermenilerin, Azerbaycan sınır hattında tacizlerini arttırması tesadüf mü? Yahut soruyu, Ermeni saldırıları Rusya’nın yayılmacı ve Ortadoğu politikasından bağımsız mı diye de sorabiliriz.

Dünyanın tek kutuplu olması, arada kalan devletler için sıkıntılı bir durum oluşturuyor. İki kutuplu dünya, bu devletler açısından daha az risk taşır. Tek hâkim güç, istediği ülkeye müdahale edip, istediği gibi at koşturamaz iki kutuplu dünyada.

Dünyanın iki kutuplu hale geleceğine dair düşüncemizi, Rusya’nın arka bahçesine sahip çıkmak için Gürcistan’a saldırması, Ukrayna’ya müdahalesi ve Kırım’ı ilhak etmesi yönlendirmiş ve güçlendirmişti. Ancak Putin’in hesapları tutmadı. Tutmadı çünkü dereyi görmeden paçayı sıvamıştı.

Teknolojisi yeterli olmadan karşı kutup olamayacağını sanırım Afganistan tecrübesinden anlamamış olacak ki, ABD’nin Suriye politikasını bozmaya kalktı. Bizim açımızdan da Suriye politikamızın daha karmaşık bir hal almasına sebep oldu.

Hâlbuki Rusya’nın hesaplamadığı şeyler vardı. Yaklaşık 25 yıldır ekonomisini toparlamıştı ama bu toparlanma silah konusunda teknolojiyi ilerletmeye yol açmıştı. Ekonomi ise sadece petrol ve doğalgaz üzerine oturtulmuştu. Silahlanma dışında satacak bir şey üretmemişti.

Rusya, hantal teknoloji ile kendilerinin Afganistan yenilgisinden sonra, ABD’nin daha teknolojik silahlarla Afganistan yenilgisinden de ders çıkarmamıştı. Uzak bölgelerde harekât yapmanın risklerini anlamamıştı.

Putin’in sığ düşüncesi karşısında şeytani bir zekâ vardı. Biz bu şeytana ABD diyoruz. Öteye beriye bomba yağdırmasına müsaade etti Suriye’de. Hatta hava sahamızı defalarca ihlal etti. Biz, Rusya bizim ne yapacağımızı test ediyor diye düşünürken, “sınır ihlali kabul edilemez, Türkiye kendini savunabilir” gibi açıklamalarla bizi tahrikle, Rus uçağını vurmamızı sağladı. Aslında ABD, Rusya’yı test ediyordu.

Bu arada baştan beri petrol fiyatlarını düşürülerek Rus ekonomisi batma durumuna getirildi. Ekonomisi yerlerde sürünen Rusya, Hazar’dan birkaç füze atma ile savaş olmayacağını anladı. Eğer böyle bir savaş olsaydı Putin’i çok ağır yaralayan ve prestijini sıfırlayan uçak hadisesinde bizde de birkaç füze atabilirdi. Ama birkaç füze atma ile savaş kazanılmayacağını anladı. Hem Türkiye, Suriye değildi.

Rusya’nın Suriye ilgisi ABD’nin bilgisi dışında değildi. Bunun için Temmuz 2015 de yıllar süren ambargoyu bitirip, bir anda İran ile anlaşmaya varmasını biz başka hamlelere yorumlarken, aslında hamle Rusya’ya karşı yapılmış. Çünkü çok sürmedi ardından Eylül 2015’de Rus bombardımanı başladı.

Oyun tutmuştu, İran’ın da desteği ile Rusya anlam veremediğimiz, belki kendisinin de anlamadığı bir şekilde saldırgan bir strateji ile bombalamaya başlamıştı. Kendince bir yol tutmuştu ama bodoslama oynanmıyordu bu oyun. ABD, İran’a yeni bir rol biçmişti bile.

Rusya; bizim de Kırım ilgimiz, Ukrayna ilgimiz ile etrafında dönen olayı kavramaya başladı. Dimyat’a pirince giderken, evdeki bulgurdan olacağını anlamış olacak ki, Ermenistan sınırına asker yığmaya başladı. Zaten bir süredir Ermeni askerleri sınır ihlalleri ile tacizde bulunuyordu.

Azerbaycan toprağını işgal etmişsin, buna rağmen hala neden tacizde bulunur, Azerbaycan askerlerini şehit edersin diye sormak mümkün tabi. Eğer bu soruların cevabı olsaydı, ne Ortadoğu’da ne de dünyanın başka yerinde insanlar birbirini öldürmez, Amerikan politikaları hep boşa çıkardı.

Temennimiz o ki, Ermenistan tacizlerine devam eder. Eğit-donat olayını Suriye’de ilk defa duyan insanlar, yıllardır Azerbaycan’da eğit-donatın uygulandığını bilmiyorlar. İşte bu ordu ile kardeş Azerbaycan’ın, Ermeni işgali altındaki topraklarının tamamını kurtaracağına inancımız tamdır.

Ermenistan bu temennimiz doğrultusunda gitmekte şimdilik. Azerbaycan’ın tek taraflı ilan ettiği ateşkese uymamış, saldırılarına devam etmekte. Dünyanın itiraz edeceği bir konu yok. Kardeşlerimiz, işgal altındaki kendi topraklarını kurtaracaklar inşallah.

Önümüzdeki günlerde Asya’da ki gelişmelere göre İran’a biçilen rolü daha iyi anlayacağız. Rusya’nın nüfuz alanlarında İran’ı görmek bizi şaşırtmayacaktır. Çin’in bu gelişmeler karşısında tavrının ne olacağını göreceğiz. Şimdilik Çin’in tavrını kestiremiyorum.

Ancak net olarak göreceğimiz şey, Rusya’nın bundan sonra evdeki bulgurla meşgul olacağıdır.

5.4.2016

 

 

 

 

 

 

 

Share
842 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “ VƏTƏNÇİN ÖLƏNƏ ÖLÜ DEYİLMƏZ! ”

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

          Yenicə ATA olmuşdu. Valideyn olmağın sevincini yaşayırdı. SƏNGƏRDƏKİ dostları ilə bölüşdü, çin olmuş arzusunun səadətini. Həyata ilk qədəmlərini atan oğlunu görmək, onu qucağına almaq, cənnət ətirli qoxusunu duymaq üçün günləri sayırdı. Qəlbi ümidlər, arzular, xəyallar ümmanına çevrilmişdi... Amma düşmən gülləsi aman vermədi, oğlunun şirin qığıltısını eşitməyə. Onun beşiyi başında səngərdən, hərbdən, qanlı döyüşlərdən, qolları üstündə gözlərini yuman şəhid igidlərdən bəhs edən hekayətlərini birər-birər nəql etməyə. Ömrü qə...
  • Azadlıq Şəhidləri

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Allah yolunda öldürülənlərə(şəhid olanlara)”ölü deməyin”.Əksinə,onlar (Allah dərgahında) diridirlər,lakin siz bunu dərk etmirsiniz. “Bəqərə” sürəsi 154                        Azərbaycan tarixinin qızıl səhvələrinə bir ölməzlik dastanı yazdılar. Məğrur baxışları soyuq daşlara həkk olundu. Sabahı düşünmədən Azadlıq toxumunu torpağa səpdilər. Nə tank,nə güllə,nədəki ölüm yollarında döndərə bilmədi.Ürəklərdə əbədi məskən saldılar.Elə bir məskənki,məzarları belə olmasa bir millətin bir ulusun qəlbində yaşayacaqlar. İllər,əsirlər bel...
  • Yarını 1960 ile kıyaslamak

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Yarını 1960 ile kıyaslamak KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın Salı akşamı TRT HABER’de ve yerel televizyonlarda canlı olarak yayınlanan “Anadolu Soruyor” programında müzakereler ile ilgili yaptığı açıklamalar bana göre “Çok düşündürücü” ve kabul edilemezdir. Sayın Akıncı söz konmuşu canlı yayında hiç durmadan müzakereler sonrasını hep 1960 koşulları ve 1960 Cumhuriyeti’nde Kıbrıslı Türklerin Anayasal hakları ile karşılaştırdı ve bir çözüme varılırsa nasıl bu koşullardan daha ileriye gideceğimizden bahsetti. Sayın Akıncı’ya gör...
  • “6736’da Dediğimiz oldu, Darısı KOSGEB’e…”

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Merhabalar sevgili okurlarım. Bir önceki yazıma yine güzel geri dönüşler aldım teşekkür ediyorum. Hatırlayacağınız üzere, Bir önceki köşe yazımda 6736 Sayılı Kanunla Yapılandırmasını yapmış ancak çeşitli nedenlerle ödemeyi yapamayanlar için bir şans daha verilmesini önermiştim.   Bu konuda Bizzat köşe yazımın tamamını Bimer’e, GiB’e ve ilgili birimlere iletmiş ve birinci ağızdan da yetkililere konuyla ilgili görüşlerimi iletmiştim.   Geçen yazımda da bahsettiğim gibi gerçektende piyasalar kötü, birde bu durağanlığı art niy...
UA-36507442-2