logo

reklam

Erkekliğinizden Utanın Tecavüzcü Şeytanlar!


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Sizler hiç kendi erkekliğinizden utandınız mı ya da utanıyor musunuz?

 

Kadınları sürekli öldürenler, öldürmeye kalkanlar, daima tecavüz edenler etmeye kalkanlar, cinsel saldırıyı yapanlar yapmaya yeltenenler, sürekli dövenler dövmeye çalışanlar, her şekilde horlayan, sürekli aşağılayan, vicdansız bir şekilde gözlerini kırpmadan tecavüz edip öldüren şeytani hislere sahip o tecavüzcü çöp kırıntısı erkeklere ceza vermeyen, ceza indirimi yapan soysuz erkek hakimler, her konuştuğunda ben sevdim o yüzden onu öldürdüm, o yüzden onu dövdüm, ona tecavüz ettim, onu tehditler savurdum, kendini üstün yaratık olarak tanımlayan soysuz tecavüzcü katiller…

 

Neredeyse her gün, her saat, her hafta, ay;

 

Seni mutlu edeceğim diyerek evliliğe karar veren kadınların kocaları, yeni bir hayata adım atmak için beraber olmayı seçtiği nişanlıları, sevdiğim diyerek beraber oldukları erkek arkadaşları, bağlılıkları her daim en üst seviyede olduğu aileleri, akrabaları ve daha da sayamadığımız birçok kişi ve kişiler tarafından hunharca, şeytanice bir şekilde öldürülen kadınlar!

 

Hiçbirinin yaşına, küçüklüğüne bakılmaksızın her daim tecavüz edilen, tecavüze maruz bırakılanlar, cinsel istismara uğrayanlar, günlerce aylarca hatta ve hatta yıllarca birçok kişi ve kişiler tarafından tecavüz edilen, cinsel istismara uğrayan, saldırılara maruz kalan ve bunun sonucunda intihar eden kadınlar!

 

Kendi evlerinde erkek gücünden dolayı sürekli olarak dövülen, tartaklanan, şiddete maruz kalanlar, iş yerinde, sokakta, caddede, çarşıda, toplu taşımada, sosyal medyada sürekli olarak tartaklanan, hor görülen, horlanan, aşağılanan, dayak yiyen kadınlar!

 

Daha kendisinin nasıl bir boyutta, nasıl bir durumda, nasıl bir derecede olduğunu bilmeyen, daha kendisini tanımlayamayan, daha kendi dünyasının nasıl bir seviyede olduğunu bilmeyecek göremeyecek ve de izlemeyecek kadar küçük olanlar, evlendirilmeye çalışılan, satılığa çıkarılan, bir meta gibi yaklaşılan kız çocukları!

 

“Eşeğe semer taksan eşek yine eşektir” sözünden yola çıkarak kravat takan bazı hakimler tarafından tecavüzcülere verilmeyen cezalar ve verilen cezaların da iyi hal indirimlerine geçmesi de bambaşka bir boyutun göstergesidir. Ki; o hakimlerin de o tecavüzcülerden farklarının olmadığı gerçeği yansıtmaktadır. İşte o dengesiz hakimlerin vicdanlarının hiçbir şekilde sızlamadan kendilerini öldürenlere, intihara sebep olanlara, tecavüz edenlere, saldıranlara anlayışla yaklaştıkları ve hiçbir ceza vermeyen, saldırganları anlayışla karşılayan ve de ceza indirimleri uyguladıkları o muhteşem güzel ülkenin ezilmiş kadınları!

 

Modern olup olmayan, Metropol de yaşayan yaşamayan, eğitimli eğitimsiz, fakir zengin, orta sınıf üst sınıf, üniversite okuyan okumayan, doktor, mühendis, bürokrat, siyasetçi, akademisyen, işçi işsiz, çalışan çalışmayan, sanatçı, kurum, kuruluş, futbolcu demeden ve hiçbirinden ayrım yapmadan her türlü erkek tarafından her daim şiddete ve de tecavüze maruz kalan kadınlar!

 

Öyle ya bu liste o kadar çok ama çok uzuyor ki ucu birçok kişiye dokunur.

 

Bu ülkede daha sabah olmadan, daha gün bitmeden, daha gün geçmiyor ki bu lanet utanç tablosu tekrarlanmasın ortaya çıkmasın.

 

Her gün aynı manzaralar, aynı resimler, aynı utanç tabloları, aynı haber, aynı vicdansızlık, aynı şeytani duygular.

 

Sizden birinin ailesi, kızı ya da çocuğu tecavüze ya da cinsel istismara uğrasa yahut dövülüp, tartaklanıp, hoyratça öldürülse neler hissedersiniz? Ya da sizlere yapılmasını istemediğiniz şeyleri sizler bir başkasına yapar mısınız?

 

Hey!

 

Tecavüz etmeye kalkanlar, cinsel istismar saldırısı yapanlar, öldürmeye kalkanlar ve de onlara destek çıkan siz şeytan kılıklı insanlar kendinizden hiç utanıyor musunuz acaba?

 

Tecavüzün olmadığı, cinsel saldırıların ve de istismarların olmadığı, kadınların öldürülmediği, tartaklanmadığı, hor görülmediği ve o kötü şeyleri yapanların destekçileri olan o dinsizlerin, o şeytani yüzlerin bu ülkede yaşamamaları dileğiyle…

 

Sevgiyle Kalın!

 

 

“Mehmet KIZILKAYA”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
437 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kötü arkadaşlardan ayrıl!

    17 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kötü arkadaşlardan ayrıl! Şırnak civarında yetişen Velilerden Şeyh İbrahim Hakkı hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün fena arkadaşlara aldanan sevdiği bir genci görüp, şefkatli bir sesle; - Görüyorum ki, “Allah adamları” ile görüşmekten sıkılıyor, zenginlerle, dünyaya düşkün olanlarla bulunmak istiyorsun, buyurdu. Delikanlı mahcup bir eda ile önüne bakıyordu. Devam etti: - Aman oğlum! O kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, insanı sonsuz felakete götürür. Onların yağlı, tatlı yemekleri, zehir gibi gönlü öldür...
  • ÜNLÜLERİN KUAFÖR’Ü TAYFUN BAKIRHAN MAGAZİN GÜNDEMİ PROGRAMINA KONUK OLDU !

    16 Mayıs 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Ünlülerin kuaför'ü Tayfun Bakırhan ,hafta içi hergün yayınlanan magazin gündemi programında Kadir Balık'ın konuğu oldu. Programda çalışmalarıyla ilgili konuşan Bakırhan ,herşeyin gayet iyi olduğunu ve  devam ettiğini söyledi. Yakında  kendi sponsorluğunda  önemli bir projeyle hem medyada hemde  hayranlarının karşısında olacağınıda ifade etti.  ...
  • ETNOSPOR ETKİNLİKLERİ

    16 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ETNOSPOR ETKİNLİKLERİ İstanbul Yeni Kapı'da 11-14 Mayıs günleri, ETNOSPOR KÜLTÜR FESTİVALİ etkinlikleri düzenlenmiştir. Bu festivalin yapılmasını amaçlayan, kurum; hedeflerini şöyle açıklamaktadır, Dünya Etnospor Konfederasyonu, geleneksel sporların günümüzde yaşatılması ve uzmanlaşması için her türlü spor faaliyetini destekler. Geleneksel sporları var eden kültürel mirası, toplumun zenginliği olarak görür ve bu mirası korumayı görev bilir. Dünya Etnospor Konfederasyonu, çocukların eğitiminde önemli bir yere sahip olması hasebiyle sportif o...
  • Kemiğe yazılan yazı

    15 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kemiğe yazılan yazı Sa’d bin Ebi Vakkas, Kûfe vilayetine, Vali olup, ev yapmak arzu etti kendine. Arsa bulup, istedi onu satın almayı, Lakin bir mecusiye aitti yarı payı. Çağırıp buyurdu ki: (Bu hisseni bana sat!) Cevaben; (Satmam) dedi mecusi ona fakat. Para verdi ise de değerinden pek fazla, Yanaşmadı mecusi satmaya yine asla. Dediler ki: (Efendim bir mecusi kimseye, Ne lüzum var bu kadar fazla ısrar etmeye. Siz bugün valisiniz, o, mecusi bir kişi, Parasını vererek, bitirin hemen işi.) Mecusi bunu duyup, evine gitti h...
UA-36507442-2