logo

reklam
29 Kasım 2016

Erdoğan;”Haramül Şerif Müslümanlara aittir, öyle kalacaktır.”

erd

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Wow Otel’de düzenlenen “Parlamentolar arası Kudüs Platformu: Kudüs ve Sürecin Problemleri Sempozyumu’nda önemli açıklamalar yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında İsrail’in ezanı yasaklamasına yönelik; “Yakın dönemde ezan konusunda yaşanan tartışmaları son derece tehlikeli buluyorum. Parlamentoda karar alınması bir yana, böyle bir tartışma bile akıl ve vicdan dışıdır. Önceki gün şahsımı arayan İsrail Cumhurbaşkanı’na bu hususu ifade ettim.” dedi.

Erdoğan;İsrail’in yasakçı tutumunu eleştirerek;” Müslümanların ibadetlerini kısıtlayan mütecaviz eylemlere sessiz kalamayız. Mescit’i Aksa’nın içinde yer aldığı Haramül Şerif Müslümanlara aittir, öyle kalacaktır.” ifadelerini kullandı.

İşte konuşmadan bazı satır başları şöyle:

– ” Bugün Kudüs-ü Şerif’e sahip çıkmak için burada bir araya gelmiş bulunuyoruz. Sizler Filistin halkına yapılan büyük adaletsizliğin davacısı olarak buraya geldiniz. hepinize bu kutsal davaya omuz verdiğiniz için teşekkür ediyorum.”

“KUDÜS MÜSLÜMANLARIN ARŞ-I ALAYA AÇILAN KAPISIDIR”  

-” Kudüs’ü korumak tüm Müslümanların müşterek davasıdır. Kudüs nice peygamberin vatandır. Kudüs barış ve esenlik yurdudur.Kudüs, Daru’s Selam’dır. Kudüs, tüm insanlığın aynasıdır. Miraç hadisesiyle Müslümanların da arş-ı alaya açılan kapısıdır.”

“FİLİSTİN’DE HER GÜN TEKRAR EDEN BASKI VE ZULÜM DÜZENİ VAR”YARIM ASIRDIR DEVAM EDİYOR”

-“Bir genç düşünün. Geleceğe dair hayalleri dikenli tellerin vahşiliğinde kayboluyor. Bir düşünün yıllarca gözü gibi baktığı evi bir anda buldozerlerle üzerine yıkılıyor. Bir baba düşünün sudan sebeplerle çocukları hapse atılıyor. Bir millet düşünün meskunu oldukları öz yurtlarında horlanıyor. Filistinli çocukların, gençlerin, kadınların, babaların her gün yaşadıkları hayat budur. Filistin’de her gün kendini tekrar eden baskı ve zulüm düzeni vardır. Bu adaletsizlik tüm dünyanın gözü önünde yarım asırdır katmerlenerek devam ediyor.” 

“BM İÇİN TURNUSOL KAĞIDI OLDU”

– “1 milyar 700 milyonluk İslam aleminin içini yaralayan bu tablo değişmedikçe kalıcı huzurun olması mümkün değildir.  BM kararları bu haksız durumu gidermeye yetmedi. Üstünlerin hukukunun geçerli olduğu bu sistemde kararların hiçbiri uygulanamıyor. 1948 yılından bu yana baskı, tehcir, ayrımcılık politikaları devam etti. Filistin meselesinin BM Güvenlik Konseyi için turnusol kağıdı olduğunu düşünüyorum. Bu durum Müslümanlar nezdinde büyük bir güven kaybı oluşturdu. BM Güvenlik Konseyi gibi kurumlara yönelik güvensizlik DEAŞ gibi örgütlere zemin hazırlıyor. “

” HARAMÜL ŞERİF MÜSLÜMANLARA AİT VE ÖYLE KALACAK”

-” Ortadoğu’nun kalbindeki bu yara tedavi edilmeden bölgenin huzur ve sükuna kavuşması düşünülemez. İsrail ve diğer ülkeler gerilimi artıracak adımlar atıyor. Filistinlilere yönelik pervasızlaşan saldırılar bunun en çarpıcı örneğidir. Müslümanların ibadetlerini kısıtlayan mütecaviz eylemlere sessiz kalamayız. Mescit’i Aksa’nın içinde yer aldığı Haramül Şerif Müslümanlara aittir, öyle kalacaktır.”

” KALICI BARIŞ İÇİN FİLİSTİN DEVLETİ KURULMALIDIR”

-” Yakın dönemde ezan konusunda yaşanan tartışmaları tehlikeli buluyorum. Böyle bir tartışmanın varlığı dahi akıl ve vicdan dışıdır. Bu uygulama yalnızca Filistinlileri değil, tüm Müslümanları rencide etmektedir. Bu konuda endişelerimizi, böyle bir tasarının yasalaşması halinde ne tür tehlikeli sonuçlara yol açabileceğini İsrailli yetkililere ilettik. ”

-“Kalıcı barış için tek yol 1968 haritası temelinde bağımsız Filistin devletinin kurulmasıdır. Filistin’i tanıyan ülkelerin sayısını 137’nin üzerine çıkarmamız gerekiyor. Bu bir insanlık vazifesidir. Filistin’in İsrail ile aynı şekilde temsil edilmesini sağlamalıyız. Müslümanlar olarak uluslararası planlar yanındaki bu çalışmalar yanında Kudüs’teki tarihi mirasımızın üzerine titremeliyiz. ”

“BM’DEN ADALET BEKLEMİYORUM”

-” İkinci dünya savaşının şartlarında oluşturulmuş bir BM ve BM Güvenlik Konseyi var. Bugün şartlar değişti. Bugünün şartlarına göre BM Güvenlik Konseyi’nde 20 üye mi var? Şimdi daimi geçici ayrımı olmayacak. Ne olacak? 20 üyesi olacak ve bu dönerli olacak. İki yılda bir bu üyeler değişecek. 20’nin 10’u iki yılda değişebilir, hafıza sağlam kalsın diye. Biz BM Güvenlik Konseyi’nde yokuz kimse dememeli. Eğer BM adalet dağıtacaksa bu böyle olur. Ama şu andaki haliyle ben BM’den adalet beklemiyorum, böyle bir adalet de oradan çıkmaz bunu bilin. Suriye meselesinde BM Güvenlik Konseyi bir adım atabiliyor mu? BM’den Suriye’de Irak’ta bir şey görebildiniz mi? Şu anda 600 bin rakamları konuşuluyor ama hayır, bana göre Suriye’de 1 milyona yakın insan öldü. Çocuk, kadın ayrım yapılmaksızın devam ediyor. Nerede BM? Ne yapıyor? Irak’ta var mı?”

“DİKTATÖR ESED’İN HÜKÜMRARLIĞINA SON VERMEK İÇİN GİRDİK”
-“Suriye’ye niçin için girdik? Bizim Suriye’nin topraklarında gözümüz yok. Mesele toprağın gerçek sahipleri, toprağına sahip olsunlar. Bunu sağlamak için. Orada adaletin tesisi için varız. Devlet terörü Esed’in hükümranlığına son vermek için biz oraya girdik. Kimse de ırkı milliyetçilik yapmasın. Çünkü bizim asabi bir milliyetçiliğe asla olumlu bakmamız mümkün değildir. ”

 

Share
289 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

UA-36507442-2