logo

reklam

“ERDOĞAN VE BAHÇELİNİN ZAFERİ…”


facebooktwitter
Nevzat ERTEKİNOĞLU
nevzatertekinoglu@hotmail.com

Merhabalar sevgili okurlarım. Malumunuz üzere Geçtiğimiz Pazar Günü Ülkemizi ilgilendiren çok önemli bir Referandum yapıldı. Kesin Olmamakla beraber YSK “Evet” çıkmıştır diyerek sonucu açıklamış oldu.

Öncelikle bu sonucun ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Katılım oranına bakıldığında (%85) Avrupa Ülkelerindeki katılım oranlarının çok üzerinde olduğunu görüyoruz. Bu Türk demokrasisi için çok güzel bir kazanımdır. “Evet” veya “Hayır” veren tüm vatandaşlarımızı tebrik ediyorum.

Seçim sonuçlarına baktığımızda %51,40 Evet Çıkmış olsa da, büyük zafer gibi gelmedi insanlara. Hemen bazılarınızın içinden nasıl olur diyerek bana kızdığını hisseder gibiyim. Hiç kızmayın ve yazımın devamını okuyun lütfen.

“Evet” cephesi “Ak Parti+MHP+BBP” ittifakından oluşuyordu. Son genel seçim olan 2015 yılındaki sonuçlara bakacak olursak, Sırasıyla %49,50+%11,90+%0,54 oyla toplamda yaklaşık %62 oy almış idi. Bu cephe Referandumda %51,51 oy aldı, Yani yaklaşık 10,53 puanlık fark(düşüş) olduğunu görüyoruz. Hele birde Hayır cephesinde Yer alan parti seçmenlerinden de Evet oylarının geldiğini düşünecek olursak bu düşüş %15’i buluyor.

Evet cephesi yaklaşık 100’ün üzerinde miting yaptı. Hayır cephesinin mitingi 40 civarında kaldı. Bütün caddeler, sokalar ve hatta binalar bile Evet afişleri ile dolduruldu. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bahçeli İlçelerde dahil birçok mitinge katıldılar. Tüm bunlara rağmen “Evet” oyunun %51 çıkması, beni şaşırttı.

Burada bir hususuda özellikle belirtmem gerekirse; %51 Oy, Sayın Bahçeli ve özellikle Sayın Erdoğan’ın Şahıslarının oylarıdır. Ak Parti ve MHP teşkilatları ile Belediyeleri sınıfta kalmıştır.

Tabi burada “Evet” oylarının neden az çıktığını iyi irdelemek lazım. Ak Partiye gönül vermiş insanlar bile Teşkilatlardan ve belediyelerden çok ciddi şikayet içerisindeler. Mazlumların hakkını koruyan yaklaşımdan Halka tepeden bakan, ciddi adam kayırmaların olduğu, çıkarcı ve şakşakçıların dolduğu, en ufak bir eleştiriyi dahi kabul etmeyen bir yola girildiği birebir bana iletilen şikayetlerin başında gelmektedir. Dikkatinizi çekiyorum, bunlar benim laflarım değildir, bizzat Ak Partiye gönül vermiş, Erdoğan aşığı vatandaşların birebir söyledikleri sözlerdir. Hatta beni en çok etkileyen söz; “Erdoğan Yalnızım derken haklı, Erdoğan’ın sırtından ve isminden besleniyorlar, Artık üzerlerine düşeni yapsınlar veya layık olanlar ilgili görevlere getirilsinler” idi.

Aynı Şekilde MHP’de Reis ne derse o olur bakışı hakim olmuştu her daim. Bu Referandumda Reisin ve teşkilatın görüşünün aksine oy kullananların oranıda azımsanmayacak kadar fazlaydı.

Ben bu güne kadar seçim tahminlerimde %1 veya %1,50 yanılıyordum. Bu defa fazla yanıldım. Yaklaşık %58 Evet çıkar diye tahmin ediyordum ve ilk defa bu kadar yanıldım.

“Evet” cephesinin iki stratejik hatasıda en az 4-5 puan kaybettirmiştir bana göre. Bunların birincisi; Son günlerde mitinglerde Anayasa Değişiklik maddelerine Yoğunlaşmak yerine, gereksiz yere Sayın Kılıçtaroğlu üzerinden söylemde bulunmalarıdır. İkincisi ise Cumhurbaşkanı danışmanının konuşması sonrası, Eyalet açıklamasında bulunan o danışmanın derhal görevden alınmaması idi. “Hayır” cephesi, Özelliklede Ülkücü Kesim üzerinde bu açıklamayı çok zekice kulandı ve sonuç aldı.

Velhasıl, Daha önceki köşe yazımda belirttiğim gibi; Çıkan sonuca herkes saygı göstermek zorundadır. Bu sonuçlardan Özellikle Tüm siyasi partilerin ders çıkarması gerektiği kanaatindeyim.

 

Demokrasi ile Kalın…

 

YAZAR – MALİ MÜŞAVİR

NEVZAT ERTEKNOĞLU

nevzatertekinoglu@hotmail.com

Etiketler: »
Share
194 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+2 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TEKRAR DÖNME ŞANSIN YOK!

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Sen… Ya karşılaştığın olaylar içinde, RASÛL’ün haber verdiği şekilde, kendi hakikatına yakışan bir biçimde, ilmin gereği olan davranışlar ortaya koyarak, hakikatına bir adım daha yaklaşacak; yakîninin meyvelerini derleyeceksin… Ya da… İlmi ve aklını bir yana koyup; şartlanmaların, ilkel değer yargıların, duyguların istikâmetinde davranışlar ortaya koyacak; sahiplik düşüncesi ve duygusuyla yaşamına yön verip, sonuçta pişmanlıkları oynayacaksın!. Boşa geçen, değerlendiremediğin zamanı, yapman gerekirken yapamadıklarını sonradan asla telâfi edem...
  • HZ.EBUBEKİR’İN VASİYETİ

    25 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Hazret-i Ebu Bekrin vasiyeti Hazret-i Büreyde’den, edilir ki rivayet: O Server, bir gazadan, zaferle etti avdet.Vakta ki Medine’ye, sağ salim döndüğünde, Bir siyahi cariye, gelip durdu önünde. Dedi: (Ya Resulallah, adamış idim ki ben, Eğer sen, bu gazadan döner isen salimen, Avdet eylediğinde, huzuruna geleyim. Eğer izin verirsen, tef çalıp söyliyeyim.) O Server, cariyenin bu arzusunu duydu, (Eğer adadıysan çal, yoksa çalma!) buyurdu. (Adamıştım) diyerek cariye o Servere, Başladı huzurunda, tef çalıp...
  • Rahmetin Yağdığı Ay’ın Bayramı “Ramazan Bayramı”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Rahmetin yağdığı ay’ın bayramı olan Ramazan Bayramına erişmek bütün Müslüman alemi güzel duygu ve hislerin ortaya çıktığı anın resmidir.   Birlik beraberlik içerisinde toplumun bütün kesimlerinin en güzel noktada kaynaştığı, huzur ve mutlulukla dolu olan bir Ramazan’ı Şerif ayının ardından onun o eşsiz güzelliğe sahip bayramına ulaşmak yüce Allah’ın biz müminlere büyük bir ikramı ve ihsanıdır.   Bayram; güzel duyguların, sevinçlerin, güzelliklerin ortaya çıktığı günün adıdır. Yüce duyguların yüceliğe ulaştığı, duyguların coştuğu, s...
  • “İslam Dünyasında oluk oluk kan akarken biz bayram mı yapacağız?!!”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Manevi atmosferi yüksek bir Ramazan-ı Şerif'i daha geride bırakıyoruz.Günahlardan arınmış,bağışlanan kullardan olma ümidiyle bayram  hazırlıklarına başladık. Bayramlar; neşe demek,sevinç demek.Peki biz inananlar olarak bu bayramı neşe ve sevinçle karşılayabiliyor  muyuz? Ya da diğer bir ifadeyle sevinçle karşılamalı mıyız? İslam beldelerinin neredeyse tamamında kan ve gözyaşı hüküm sürerken nasıl bayram yapabiliriz? İslam tarihinde daha önce belki de hiç olmadığı kadar büyük acılar yaşanmaktadır! İslam Alemi bu kadar acz içine belki hiç düşm...
UA-36507442-2