logo

ERDOĞAN, MEYDANLARA NEDEN Mİ ÇIKIYOR? HER TÜR HAİNLİĞE DUR DEMEK İÇİN!.


facebook
Hasan ALPARSLAN
hasanalparslan20@hotmail.com

Kılıçdaroğlu’nu alkışlamak çok zor. Daha önce kendisi için ‘Çırak bile olamadı’ denildi.gerçekten çırak bile olamadı.. Bir kasetle geldiği makam var, eğer o kaset olayı olmasaydı o makama da gelemezdi.Bunlar kendileri için başka tür vatansızlık veya başka tür vatandaşlık arıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığında Türkiye’ye, Türk vatanına, Türk milletine ihanet olamaz. Bu millete, bu vatana, Türkiye Cumhuriyeti’ne ihanet içerisindedirler. Bu ihanet içerisinde olanların da bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı vasfını taşımaları abesleiştigaldir.

Sanki eleştiri yapmıyor çocuk müsameresi baş aktörü gibi. Komik de duruyor. İnanılması güç bir varlık yapısı. Halk onun kendisinden geri olduğunu ve iyi bir aktör olmadığını çoktan biliyor. Ona oy vermiyor. İnanmıyor. Üstelik siyasetin rakamlarını da değiştiriyor. Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’aoy veren yüzde 52 yokmuşçasına uyduruyor. Türkiye’nin bu tür komedyenlere değil elini taşın altına koyan ileri bir muhalefete ihtiyacı var.

Bugünkü uyduruk merkez medya da CHP de ülkenin geldiği yerde muhalefet üretebilecek bir kalite ve bilgisi yok. Halk yüzde 52 oy veriyor.. Bunlar hala hırsızlık ile yolsuzluk ile bu iradeyi kandıracaklarını sanıyorlar.Bu Kılıçdaroğlu’nun söylemi etkilemiyor, sloganlaştırılamıyor. Hepsi, paralelciler dahil tek ağız güç birliği yapmış, hükümeti ve Erdoğan’ı düşürmek için çırpınıyorlar, birde çok haklılarmış gibi üste çıkıp; Erdoğan niye meydanlarda diye yaygara yapıyorlar.

Erdoğan sizin ona açtığınız savaşa karşı koymak için meydanlarda.

Tek derdiniz; “Erdoğan gitsinde ne olursa olsun” dediğiniz için meydanlarda.

Saray (külliye) üzerinden “kaçakçı” dediğiniz için.Tüm politikalarınızı onun varlığı üzerine kurduğunuz için.
Her fırsatta o’na saldırdığınız için. Her gittiğiniz yerde, ilk cümlenizin başına onun adını koyduğunuz için. Dünya dengesini değiştirdi diye, birçok ülke tarafından hedefe oturtulduğu bir zamanda, sizlerin desteğiyle Türkiye’nin kaosa sürüklediğini gördüğü için. Batı’nın ikiyüzlü politikalarına tahammülsüzlüğünü birçok kişinin gördüğünü gördüğü, sizin de görmek istemediğiniz her tür hainliğe dur demek için meydanlara çıkıyor.

Recep Tayyip Erdoğan reformist bir siyasi aktör olarak ortaya çıktı ve zaman içerisinde gerçekleştirdiği atılımlarla Türkiye siyasi tarihinin en önemli aktörlerinden birisi haline geldi. Erdoğan’ı bu kadar önemli kılan husus, büyük bir siyasi krizle karşı karşıya kalan Türkiye siyasetinin restorasyonunu gerçekleştirmiş olmasıdır. Bu durum, Türkiye’de Erdoğan’ın siyasi fonksiyonunun tam olarak “düzen kurucu” bir rol oynamak olduğunu göstermektedir.

Erdoğan’ın liderlik ettiği restorasyon süreci bir taraftan geçmişi temsil eden vesayet ile mücadele, diğer taraftan da yeni yapıların inşa edilmesi şeklinde cereyan etti. Bu mücadele sonucunda Erdoğan, çevreyi merkeze taşıyarak devlet-millet buluşmasını gerçekleştirdi, ülkenin siyasi sisteminin demokratikleşmesini sağladı. Aynı şekilde, ekonomi alanındaki atılımlar neticesinde ülkenin ekonomik kalkınmasını hayata geçirdi. Uluslararası alanda da Türkiye’yi aktif bir ülkeye dönüştürerek merkezi bir konuma taşıdı.

Erdoğan’ın “kurucu” cumhurbaşkanlığı, yeni yapıların inşasının daha da ileri bir boyuta taşınacağı bir dönem olacaktır. “Yeni Türkiye” olarak adlandırılan bu projenin merkezinde bağımsızlık, demokrasi ve kalkınma hedefleri bulunmaktadır. Bu hedefler, yerel değerler temelinde kapsayıcı bir milletin inşa edilmesi, bu milleti taşıyabilecek yeni bir siyasi birimin ortaya konması ve bu iki hedefin yansıması olan demokratik-çoğulcu bir uluslararası toplumun yaratılması ile ete kemiğe bürünecektir

Share
792 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kıbrıs nasıl bölündü

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Rum lider Anastasiadis Cuma günü yaptığı açıklamada, müzakere masasına dönmek için masaya iki koşul koydu ve Kıbrıs’ın ana bölünme nedeninin “Türk askeri, garantiler ve müdahale hakları” olduğunu belirtti. Herhalde Anastasiadis, kendinden başka herkesi aptal zannediyor ve bıkmadan usanmadan Kıbrıs konusunun 1974 yılında, Türk Askerinin adaya ayak basmasıyla başladığı yalanını, ciddi ciddi iddia ediyor ve yaymaya çalışıyor.  Gerçekte 20 Temmuz 1974 tarihinde gerçekleştirilen Mutlu Barış Harekatı, 15-22 Ocak 1950 tarihleri arasında yapılan Plebi...
  • Bir Olmadan Diri Olamayız!

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Gün gün şahit olduğumuz olaylar Deccalî tuzakların büyüklüğünün ve fitnesinin boyutlarını gösteriyor. Ancak biz gaflet içinde, nefsâni tartışma ve çekişmelerle vakit öldürüyoruz. Oysa dünyanın her yanında akan her damla kandan, zulme uğrayan, yaralanan ya da hayatını yitiren her insandan sorumluyuz. Suçluyuz da biz; hakkı, hakikati, iyiliği, barışı hâkim kılmak için birleşmek ve "kurşunla kaynatılmış" gibi birlikte mücadele etmeyi sorumluluk olarak kabul etmediğimiz için! Birlik olmayı önemsemediğimiz için! Yüce Allah buyuruyor: “Size ne ...
  • AB’NİN DEPRASYON, EPİLEPSİ,ŞİFROZONİ YÜZÜ.

    23 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    AVRUPA BİRLİĞİ’NİN DEPRASYON, EPİLEPSİ,ŞİFROZONİ YÜZÜ. Bir tarafta önsözü ’ÇANAKKALE’ olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, diğer tarafta tarihin her sayfasında Türklerden ders almış emperyalist devletler topluluğu. Türk Milleti, Düvel-i Muazzama ya diz çöktürerek Lozan’ı gerçekleştiriyor. Devamında yurtta sulh cihanda sulh parolası ile ‘’Kimsenin bir karış toprağında gözüm yok’’ diyor. Avrupa Birliği içindeki emperyalist güçler ise Lozan’ın rövanşını almak için her fırsatta ülkemizi bölmek adına plan ve haritalar hazırlıyor, yayınlıyor ve yayınl...
  • Efendimiz (s.a.v)

    22 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     Bir gün Resûlüllah (s.a.v) Efendimiz onları abası ile örttü, sonra şöyle buyurdu: “Yarabbi! Bunlar benim Âlim ve Ehli Beytimdir. Bunlara bereket ihsan eyle, bunları benim örttüğüm gibi sen kendilerini rahmetinle mağfiretinle setreyle. Hakikat ben bunları çok seviyorum, sende sev, sevenleri de sev, sevmeyenleri de sevme.” buyurdu. Resûlüllah (s.a.v) Efendimiz’in siyah aba ile örttükleri şunlardır: Hz. Ali (r.a), Hz. Fatımatüzzehra (r.anha), oğulları Hz. Hasan (r.a), Hz. Hüseyin (r.a). (İbn Sa’d, VI, 360, 362.)     Hz.Ali (r.a) Sıffin harbine g...
UA-36507442-2