logo

reklam

EN BÜYÜK EKSİĞİMİZ; SEVGİ


Hüseyin UÇKUN
huseyinuckun@mail.com
 Bundan 10 yıl,20 yıl ya da 30 yıl önce yaşayanlar anlatırlar. İnsanlar birbirlerine ne kadar hoşgörülüydüler. Aralarında sıcak bağlar vardı. Sevgi,dostluk,kardeşlik tüm yurdumuzda yaşanırdı. Bunu istisnasız herkes kabul eder. Yıl oldu 2016.
      Nefretin yaşandığı,bencil,egoist bir toplum olduk. Her gün şiddet olaylarının yaşandığını duyuyor ve görüyoruz. Güzel ahlaktan eser kalmadı yurdumuzda. İnsanların çoğu sinir hastası haline geldi. Sosyal Medya kavga ve hakaret için kullanılıyor. Hayvanlara dahi eziyet eder oldu bazıları. O zaman bazı sorular soralım ve bunların cevaplarını düşünelim kendi kendimize ! Öyle ya… Sorunları görüp de herhangi bir çözüm sunmamak mantıksızlık olur. Bir insan eliyle ya da fikriyle mutlaka gördüğü yanlışlığı düzeltmekle mükelleftir. Güzel dinimiz İslam’da bize bunu emreder. İyiliği emretmek,Kötülükten men etmek Allah’ın üzerimizdeki bir emridir.
        Tekrar konumuza gelelim. Biz neden böyle olduk ? Yılların geçmesi ile bir bağlantısı var mı tüm bu olayların ? İnsanlar sevgi yerine, Neden nefreti tercih ederler ? Neden kavga,dövüş yerine barışa yönelmiyoruz ?
       Biraz felsefi ve ideolojik olarak araştırdığımızda eğitim sistemimizin Materyalist bir eğitim sistemi olduğunu hepimiz görürüz.Materyalizm yani Maddenin Dünyaya hakim olduğu bir ideolojidir.Dinimize tamamen aykırı olan bu ideoloji, gencecik çocuklarımıza, kardeşlerimize okullarda,üniversitelerde,Gazete ve Televizyonlarda,Sosyal Medyada sürekli anlatılmaktadır. Bu ideolojide anlatılan, İnsanın bir çeşit hayvandan türediği, ölünce yok olacağı, ahiretin olmadığı ve bu yüzden de güzel ahlak gibi soyut kavramların gereksiz olduğu telkininin verilmiş olmasıdır.Özetle, Allah’ın,Ahiretin,Dinin,Kuran’ın,Peygamberin olmadığı bir hayatı yaşadığımız bilgisi verilir bizlere.Bu telkini alan insanlarda büyük değişiklikler olur. Bunu zaten görüyoruz. Ahirete olan inanç kalkınca, ölüp yok olmadan önce tüm dünya zevklerini tatma arzusuyla dolar. Ardından bu, büyük bir hırsa dönüşür. Aklın,iradenin,imanın ve güzel ahlakın olmadığı ve yalnızca dünyanın zevklerinin peşinden gidilen bir hayata dönüşür. İşte bu yüzden Kuran’ın ve Kuran ahlakının yaşanması ve öğretilmesi zaruridir. Ayrıca bu sapkın ideolojiye de, bilimle en güzel bir biçimde cevabı verilmelidir.
“Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah azabınızla ne yapsın ?”  (Nisa Suresi, 147)

Share
779 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Hayatın ve Evrenin Kökeni Konferansı-II

    30 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı’nın hazırladığı Evrenin ve Yaşamın Kökeni adlı bir konferansa katılmış, değerli konuşmacıların bilimin ışığında verdikleri yaratılışın açık delillerini sizlerle paylaşmıştım. 21 Mayıs’ta ise Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı, Milli Değerler Vakfı ve Milli Değerleri Koruma Vakfı’nın birlikte düzenlediği Hayatın ve Evrenin Kökeni konulu Uluslararası Konferans dizisinin ikincisine katılmak nasip oldu. Sayın Adnan Oktar’ın fahri başkanlığını yürüttüğü vakıfların tertiplediği bu ikinci konf...
  • Bir anlık ibadet

    29 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bir anlık ibadet Sevgili Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, bir gün mescid-i şerifte eshabiyle sohbet ediyordu. Az sonra Cebrail aleyhisselam geldi. Bir haber getirmişti Efendimize. Selam verip arzetti: - Ya Resulallah! Ebu Bekir, bu sabah bir ibadet yaptı ki, yetmiş yıllık ibadete bedeldir. Efendimiz bir şey buyurmadılar. Bilal-i Habeşiyi çağırıp; - Ebu Bekir’i çağır, gelsin buyurdular. Hazret-i Bilal; - Baş üstüne ya Resulallah dedi. Ve koşup çaldı kapıyı. Hazret-i Ebu Bekir çıktı kapı...
  • Bunlar Beyt-ül-malındır

    29 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bunlar Beyt-ül-malındır Bir gün hazret-i Ömer, zekat develerinden, Birinin ardı sıra koşuyordu ki, birden. Gördü hazret-i Ali halifenin halini. Hayret içerisinde sordu şu sualini: (Hayrola nedir bu hal ya emir-el müminin! Ne için koşuyorsun ardından bu devenin?) Buyurdu ki: (Ya Ali, beyt-ül-malın bu deve, Havutunu düşürmüş, kaçıyor başka yere. Tutup da, havutunu vurayım ki ben derhal, Zarara uğramasın zamanımda beyt-ül-mal.) Duydu hazret-i Ali bu sözü Halifeden. Derinden bir “Âh!” çekip, ağladı so...
  • RAMAZAN AYI İFTAR İSRAFI

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    RAMAZAN    AYI     İFTAR    İSRAFI Ramazan ayı bahane,  israf  şahane... Ramazan ayı  israf ayı değildir... Ramazan ayı nefsi terbiye etme ayıdır... Yardımın, paylaşmanın, bölüşmenin  zirve yaptığı; ay olması gerekir... Pahalı ve görkemli iftar  sofraları, yerine; sade ve paylaşmanın esas olduğu  iftar sofraları tercih edilmelidir. Fakirin ve  yoksulun doyurulduğu, ortak ortamlarının paylaşıldığı, yüzünün güldüğü, sofralar; asıl amacın yerine getirildiği sofralardır. Öz budur... Son günlerde, Dünya toplumunun çekmiş olduğu açlık sıkıntıs...
UA-36507442-2