logo

reklam

EMITT, Feshane’nin gerisinde kaldı


facebook
Müslüm AKTÜRK
muslumakturk@hotmail.com

Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı (EMITT) geçtiğimiz günlerde 20.kez kapılarını ziyaretçilere açtı. TÜYAP’da düzenlenen söz konusu fuara birkaç yıldan beri olduğu gibi bu yıl da katılma fırsatı bulduk. Ancak üzülerek söylemem gerekir ki; valiliklerin, belediyelerin bütçelerinden ayırdıkları paralar haybeye gitti… Söz konusu kamu kuruluşlarımızın EMITT’te attıkları taş maalesef kurbağayı ürkütmedi…

Bu kamu kuruluşlarımızın, stant açabilmek için ödedikleri binlerce liranın karşılığını aldığına şahsen inanmıyorum. Fuar alanında stant açılmadığı için boş kalan alanlar bu iddiamızı kanıtlayan nedenlerden biri olabilir ancak asıl sorun kuru kalabalık…

EMITT’e katılan valilik ve belediyelerin amaçları kentlerini tanıtmak. Tanıttıktan sonra da bunu turizm yoluyla kazanca dönüştürmek…

Peki, bu düşünce EMITT’te gerçekleşiyor mu, gerçekleşmiyor mu, gelin birlikte test edelim…

Örneğin Mardin standına bir gezinti yapalım; Her sene olduğu gibi yine hemen hemen aynı simalar. Genelde İstanbul’da yaşayan Mardinliler bir görev telakki ederek Mardin’den gelen valilerini ve diğer misafirleri yalnız bırakmak istemiyorlar. Birkaç saatliğine stantta kalarak birbirleriyle sohbet ediyor ve Mardin’den getirilen yerel yiyecekleri, içecekleri yiyip içiyorlar. Arada bir de, geçerken uğrayan ya da Mardin’de görev yapmış şimdilerde başka şehirde görevli valilerin ya da başka bürokratların ziyaretleri gerçekleşiyor Mardin standına…

Mardin’i temsili olarak söyledim bu döngü bütün iller için hemen hemen aynı işliyor. Bir yabancıdan ziyade aynı kültürü yaşayan insanlar EMITT’te açılan şehir stantlarında birlikte oluyor. Yani; Mardin Mardinlilere, Şanlıurfa Şanlıurfalılara, Hatay Hataylılara tanıtmış(!) olunuyor…

Bir ilin standını ziyarete gitmiştim, o ilin valisi şunu itiraf etmişti; standımıza gelen insanlar çay içip, lokum yiyip gidiyor, bilsek tepki almayacağız EMITT’e katılmayız…

FESHANE GERÇEĞİ

Bir şehrin tanıtımı için Feshane’de  ise bakın neler yapılıyor?

Günler öncesinden duyurular başlıyor, İstanbul’un çeşitli alanlarına Feshane’deki tanıtım günlerine ilişkin o kentle ilgili afişler asılıyor. Sonra tam 4 gün boyunca koskocaman alan o şehre ayrılıyor. O şehre ait onlarca stant açılıyor, kimi stantta kültürü, kimisinde turizmi, kimisinde müziği, sanatı vs.vs. anlatılıyor…

Yine Feshane’nin geniş bir alanında o şehre ait bir pazar kuruluyor ve kente özel, yiyecek, içecek, giyecek, hediyelik eşyadan tutun bir çok kalem ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.

EMITT’te 100-150 metrekare alanda vermeye çalıştığınız tanıtım hizmetini Feshane’de binlerce metrekare alan üzerinde gerçekleştirebiliyorsunuz.

EMITT’te onlarca şehrin standını gezdiği için kafası karışan ziyaretçi Feshane’de tek şehre odaklanıyor, saatlerce o şehrin kültürünü, tarihini, turizmini, mutfağını velhasıl birçok özelliğini öğrenme imkanına sahip olabiliyor.

EMITT’te Mardin standını kaç kişinin ziyaret ettiğini bilemiyorum ama Feshane’de düzenlenen Mardin Tanıtım Günleri’ne yaklaşık 500 bin kişinin katıldığı açıklanmıştı…

EMITT, eski esprisini kaybetti. Belki 20 yılın verdiği bir bıkkınlık da olabilir. EMITT’te şehirler için kota getirilirse, mesela yılda 20-25 şehir tanıtımı için stant açılırsa, belki o şehirlerin tanıtımı daha gerçekçi yapılabilir. Aksi halde bir ziyaretçi günlük 8 saat açık alan EMİTT’te bütün şehir stantlarını ziyaret etmesi mümkün değil. Etse bile ancak birkaç dakika ayırabileceği zaman diliminde bir şehri ne kadar tanıyabilir, gerisini siz hesaplayın artık…

Özetlemek istersek; Bir şehre tanıtımı için EMITT’te 3-5 dakika, Feshane’de ise gün boyu… EMITT’te 100-150, Feshane’de ise binlerce metrekare alan…

Share
317 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+2 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “6736’da Dediğimiz oldu, Darısı KOSGEB’e…”

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Merhabalar sevgili okurlarım. Bir önceki yazıma yine güzel geri dönüşler aldım teşekkür ediyorum. Hatırlayacağınız üzere, Bir önceki köşe yazımda 6736 Sayılı Kanunla Yapılandırmasını yapmış ancak çeşitli nedenlerle ödemeyi yapamayanlar için bir şans daha verilmesini önermiştim.   Bu konuda Bizzat köşe yazımın tamamını Bimer’e, GiB’e ve ilgili birimlere iletmiş ve birinci ağızdan da yetkililere konuyla ilgili görüşlerimi iletmiştim.   Geçen yazımda da bahsettiğim gibi gerçektende piyasalar kötü, birde bu durağanlığı art niy...
  • FARZ..

    19 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Farzlardan bazıları Sual: Haramları maddeler hâlinde bildirdiğiniz gibi, farzları da bildirebilir misiniz? CEVAP Farzlardan bazıları da şunlardır: 1- Allah ve Resulüne itaat, , 2- Ehl-i sünnet itikadını, imanı, farzları ve haramları öğrenmek, 3- Allahü teâlânın varlığını ve yarattıklarını tefekkür etmek, 4- Allah’ın azabından emin olmayıp korkmak, rahmetinden de ümit kesmeyip ümitli olmak, 5- Allahü teâlânın rızka kefil olduğuna ve rızkın Allah’tan olduğuna inanmak, 6- Allahü teâlâyı hiç unutmamak , 7- Allahü teâlâya ihsan ettiği ni...
  • TRT Haber’in Akıncı’ya soramadıkları!

    19 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’nın TRT Haber’e anlattıkları “çözüm, hemen şimdi” dedirtecek cinstendi. Neredeyse gece gece Rum liderin kapısına dayanıp, “hadi caymadan bitirelim şu işi” diyeceğiz. Soruları içtenlikle yanıtladı Allah var ama sorular nedense “duymak istenen cevaplara” göreydi. Esasa ve tedirginliklere yönelik soru gelmedi. Tabi öyle olunca yanıtlar da “Anadolu” insanının içine su serpecek cinsten oldu. “Türkiye’nin garantörlüğü olmazsa olmaz” dedi. “Rumların haritasını beğenmedim, onay verecek tek Kıbrıslı Türk olmaz” dedi. “Beni...
  • KUŞ ile DERVİŞ

    18 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    " KUŞ ile DERVİŞ Bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman’a gelerek, kanadını bir dervişin kırdığını söyler.Hz. Süleyman, dervişi hemen huzuruna çağırtır ve ona sorar... "Bu kuş senden şikayetçi, neden kanadını kırdın?" Derviş kendini savunur.. "Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacağım sırada kaçmaya çalıştı, o esnada kanadı kırıldı." Bunun üzerine, Hz. Süleyman kuşa döner ve der ki... "Bak, bu adam da haklı. Sen...
UA-36507442-2