logo

reklam

Eli Öpülesi Yaşlılarımız


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Evvelki gün tanınmış bir gazeteci-köşe yazarı arkadaşımın Lapta Huzur Evi ile ilgili yazısını okudum. Okudukça gözlerim yaşardı, kalbim burkuldu ve büyük bir düş kırıklığına uğradım. Kıbrıs Türk toplumu veya da halkı olarak, zaman içinde nasıl yozlaşmış (dejenere) olduğumuzu, geleneklerimizi, göreneklerimizi, hassalarımızı ve en önemlisi de inançlarımızı nasıl yitirmiş olduğumuzu gördüm maalesef bu yazıda.

Yazıyı okumayanlar için konuyu özetleyeyim; Lefkoşa’nın çok ünlü ve servet sahibi olan bir ailesinin en büyüğü olan anneyi yaşlandığı için Lapta Huzur evine koyarlar. Bu yaşlı anne uzunca bir müddet Lapta Huzur Evi’nde yaşar ve kaderinin son noktası geldiği vakit de vefat eder. Yıllardır üzerinde titrediği, soykırıma uğradığımız yıllarda kendi yemeyip yedirdiği, giymeyip giydirdiği çocukları ve torunları ise tatildedir o gün. Lapta Huzur Evi’nin vefakâr ve fedakâr yöneticileri yurt dışında tatil yapmakta olan aileyi telefonla arayıp durumu bildirirler. Aldıkları yanıt ise inanılmazdır.  “Ben şu anda tatildeyim, lütfen siz gömüverin…” 

Tam da zurnanın “zırt” dediği andır bu…

Gerçekten de koşullar ne olursa olsun, Kıbrıs Türk toplumu içinde böylesi bir yanıtı verilebilecek bir ailenin olabileceğini hiç düşünmemiştim.

Bu kısa, fakat büyük ve düşündürücü mesajlar veren bu olay beni derinden etkiledi.

Arkadaşımın bu yazısına göre aile ünlü, varlıklı ve servet sahibi olmasına rağmen, büyük bir olasılıkla bütün servetini daha hayattayken kendilerine bıraktığı annelerine kendi evlerine bir oda verip bakımı üstlenmedikleri gibi sevgilerini de esirgemişler.

Dikkate alınacak bir servetleri olmasına rağmen, para tatlı gelmiş ve yanı başlarında bir ev kiralayıp, bir bakıcı tutup bakımını da üstlenmemişler maalesef. Atmışlar başlarından ve Lapta Huzur Evine yerleştirmişler. Kendileri sadece parasını ödemeyi tercih etmişler Huzurevi’nin. Ve anladığım kadarı ile de yılda birkaç kez lütfen ziyaret etmişler, içinde sevginin yer almadığı yapay duygularla.

Tatilde eğlenmeyi ve günlerini gün etmeyi, annelerine layık olduğu şekilde bir cenaze töreni yapmaya ve yasını tutmaya tercih etmişler.

Belli ki; Geleneklerimizi, göreneklerimizi, Türklere özgü aile yapısını ve yaşlılarımıza saygıyı kaybetmişiz. Tarihimiz, akıllı ve adil sultanların, kağanların, padişahların, beylerin ve diğer isimleri tarihe geçmiş yöneticilerin yanlarında hep bir akil adamlardan veya da ak sakallılardan oluşan heyetlerin olduğunu ve onlara danışmadan karar almadıklarını yazar.

Zaten ünleri de, casino adil olmaları da, tarihe geçmeleri de hep bu yüzdendir. Yaşlılara hürmeti ve onların deneyimlerinden faydalanmayı hiç elden bırakmamışlar.

Yılların biriktirdiği, geçmişten gelen ve ırkımızın geleneklerinden kaynaklanmış soylu aile bağlarını fena halde kaybettiğimiz de apaçık ortada.  Paranın, sorumsuzluğun ve nemelazımcılığın da esiri olmuşuz. Halbuki bu soylu aile bağları ve yaşlılara saygı, soykırıma uğradığımız o kötü yıllarda bizi bir arada tutan ve direnişimizin yıkılmamasına neden olan etkenlerden bir tanesiydi.

En önemlisi de, Kıbrıs Türk halkı olarak dini inançlarımızın çok zayıflamış veya da zaman içinde bilinçli olarak zayıflatılmış olması. Gerçekte İslamiyet, kuşaktan kuşağa hepimize aktarılmış kişisel ve toplumsal hayatımızı kuşatan inanç ve yaşam kurallarıyla bizlere, ruhî hayatımızı tatmin, maddî hayatımızı düzenleyecek mükemmel bir yaşam sunmasına rağmen, toplum olarak bilinçsiz bir şekilde bizler veya da bilinçli olarak başkaları tarafından İslamiyet’ten uzaklaştırılmışız. Ki, sonucunu hep birlikte görüyoruz.

Mutlu olmayan, elindeki ile yetinmeyen, maddiyatın esiri olmuş, çalışmayan, üretmeyen, kendimizden başka hep başkalarını suçlamaya alışmış ve en önemlisi de aile bağları zayıflamış, insanoğlunu ait olduğu topluma ve insanlığa yararlı bir insan yapmayı içinde barındıran dinimizden uzaklaşmış bir hale düşmüşüz. Belki de bizleri zayıflatmak, parçalamak ve ulusal bütünlüğümüzü yıkmak için bilinçli bir şekilde bu hale düşürülmüşüz…

Kıbrıs Türk Toplumu olarak yıkılışın ayak seslerini duyuyorum adeta…

Ata ATUN e-mail: ata.atun@atun.com veya  ata.atun@gmail.com

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

15 Haziran 2015

Share
726 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İTOGED Kurucu Başkanı Çiğdem Sönmez Bursa Büyük Şehir Belediyesini Ziyaret etti

    24 Ocak 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, KÜLTÜR&SANAT, SÜRMANŞET

    Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan Gençlik ve Aile Destek Merkezi (GADEM) alkol ve madde bağımlılığı ile mücadelede yaptığı çalışmalarla bağımlılık alanında uğraş veren Uluslararası vakıfların dikkatini çekmeye başladı. İstanbul Toplumsal Gelişim Derneği Başkanı Çiğdem Sönmez ve ekibi tarafından ziyaret edildi. Ziyarette hazır bulunan GADEM ve merkez çalışanları, yürüttükleri çalışmalar hakkında ziyaretçilere bilgi verdi. İstanbul’da Beylikdüzü ve Avcılar Belediyesi tarafından açılan merkezlere danışmanlık hizmeti sağladıklarını ...
  • Sənin oyuncaqların varmı?

    23 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Heç bilirsənmi nədir həyat? Bu barədə nə vaxtsa düşünmüsənmi? Yəqin  edirəm, düşünmüsən. HƏYAT – olumdan ölümə qədər uzanmış yolun sinəsidir. O, əzablar şəbəkəsindən ibarət olan CƏHƏNNƏMDİR. Bioloji varlıq olan insanın onun qoynunda özünü gizlədə bilməsidir. Bilirsənmi, necə də çətindir ayaq üstə qala bilmək, həyatda yaşaya bilmək?! Çoooox çətindir, çooooooox. Uşaqlığınız, həmin dövrlər yadınıza gəlirmi? Həmin illəriniz yadınıza düşürmü? Qayğısız keçən illəriniz... Bəli, qayğısız. ... O da uşaq olub, kiçicik, bapbalaca uşaq. Sevgini...
  • HALKTAN KORKAN HALK (!) PARTİSİ

    23 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Türkiye’nin ufkunu açacak Anayasa değişikliği ile ilgili görüşmeler sırasında CHP’nin nasıl agresif pozisyon aldığını cümle alem televizyonlardan canlı canlı ve maalesef ibretle izledi.    Meclis kürsüsünü kırmalar, yaralamalar, ısırmalar, kelepçemeler derken TBMM adeta Tayland meclisine çevrildi. CHP, Anayasa değişikliğine “Rejim değişiyor” gerekçesiyle karşı çıkıyor. Yeni Anayasa paketinde topu topu 18 madde var, oysa bu maddelerin hiçbirinde rejimin yani Cumhuriyet’in değiştirilmesiyle ilgili hiçbir ifade yok… İşin aslı rejim değil me...
  • ALLAH’ın RIZASI

    23 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ALLAH RIZASI İÇİN YAPILAN İŞ Mekke-i Mükerreme'de paramı kaybetmiştim. Para bekliyordum, lâkin henüz gelmemişti. Mâlum, haccın bir rüknü olarak belli bir vakitte saçını sakalını kısaltman icap eder. Bir berbere girdim. Bir müşterisini tıraş ediyordu. Utana-sıkıla *"afedersiniz; param yok, Allah rızası için saçımı-sakalımı düzeltebilir misin"* diye sordum. Berber beni bir an süzdü, sonra tıraş ettiği adamın yanındaki boş koltuğu gösterip, "buyurun, oraya oturun" dedi. Tıraş ettiği adama "müsaadenizle sizi bekleteceğim biraz;...
UA-36507442-2