logo

reklam

Ebu Cehil’i tanır mısınız?


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com

Ebu Cehil’i tanır mısınız?
Muhacir sahabilerden Abdurrahman bin Avf hazretleri “radıyallahü anh”, yaşlı haline rağmen Bedir cengine katılmıştı.

İki taraf yerlerini almış, birazdan tarihin en mühim ve anlamlı cengi başlayacaktı.
O ara, Medineli iki delikanlı yanaştı bu gün görmüş ihtiyarın yanına.
– Amca, bakar mısınız!
– Buyurun evlatlar.

– Siz, Ebu Cehili tanırsınız herhalde?
– Tabii, tanıyorum.

Gençler heyecan yüklüydüler.
– Onu bize gösterir misiniz?
– Olur, ama niçin?

– Onunla bir hesabımız var da bugün.
– Onunla hepimizin hesabı var.

– Ama biz yemin ettik amca.
– Ne yemini ettiniz?

– Duyduk ki, Peygamber efendimiz aleyhisselamı çok üzmüş bu alçak. İşte biz yemin ettik ki, onu öldürmeden ayrılmayalım cenk yerinden. Ya o ölmeli, ya da biz.

Gençlerin bu sözleri ihtiyar sahabinin çok hoşuna gitti.

Gözüyle düşman saflarını taradıktan sonra, eliyle işaret etti.
– İşte ey civanlar, Ebu Cehil, düşman safları arasında ileri geri dolaşıp, kâfirlere bir şeyler söyleyen iri gövdeli, kara kuru adamdır, gördünüz mü?

Gençler, başlarıyla “Evet” işareti yapıp, kartal bakışlarını onda sabitleyerek;
– Onun işi, inşallah bugün tamamdır! diye mırıldandılar.

Sonra ikisinin de eli hızla kılıçlarına gitti.
Elleri kabzalarda, gözleri o Allah düşmanında olarak sabırsızlıkla hücum emrini beklemeye koyuldular.

Kimdi bu gençler?

İyi de kimdi bu gençler?
Bunlar, Afra hatunun iki oğlu “Muaz” ve “Muavvez” kardeşlerdi “radıyallahü teâlâ anhüma”.

Ve Efendimiz aleyhisselam harbi başlattılar:
– Hücuuum!

Bir anda, sert bir yaydan fırlayan ok misali yerlerinden kopan gençler, birer “Şahin” gibi yüzlerce kâfirin üzerinden aşarak hedeflerine ulaştılar.

Önce, Muaz, sokuldu koca kâfire.

Kılıcını şimşek gibi kaldırıp, şiddetle çaldı bacağına.
Dengesini kaybeden Ebu Cehil, deveden aşağı yuvarlandı.

İki kardeş Ebu Cehil’in üzerine çullanıp, cansız düşene kadar kılıç vurdular.

İşte tam bu sırada Resulullah efendimiz;
– “Ebu Cehilin halini bilen var mı?” diye sordular eshaba.

Bir kaç sahabi, bunu öğrenmek için hemen harp meydanına koştular.
Yetmiş kadar kâfir ölüsü arasında, Ebu Cehil’in leşini arayacaklardı.

O vakit Ebu Cehil’in Cehennemlik bedeni, “Muaz” ve “Muavvez” kardeşlerin şerefli kılıçlarıyla kanlara bulanmış olarak, yerde can çekişiyordu.

Share
76 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+2 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HZ.EBUBEKİR’İN VASİYETİ

    25 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Hazret-i Ebu Bekrin vasiyeti Hazret-i Büreyde’den, edilir ki rivayet: O Server, bir gazadan, zaferle etti avdet.Vakta ki Medine’ye, sağ salim döndüğünde, Bir siyahi cariye, gelip durdu önünde. Dedi: (Ya Resulallah, adamış idim ki ben, Eğer sen, bu gazadan döner isen salimen, Avdet eylediğinde, huzuruna geleyim. Eğer izin verirsen, tef çalıp söyliyeyim.) O Server, cariyenin bu arzusunu duydu, (Eğer adadıysan çal, yoksa çalma!) buyurdu. (Adamıştım) diyerek cariye o Servere, Başladı huzurunda, tef çalıp...
  • Rahmetin Yağdığı Ay’ın Bayramı “Ramazan Bayramı”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Rahmetin yağdığı ay’ın bayramı olan Ramazan Bayramına erişmek bütün Müslüman alemi güzel duygu ve hislerin ortaya çıktığı anın resmidir.   Birlik beraberlik içerisinde toplumun bütün kesimlerinin en güzel noktada kaynaştığı, huzur ve mutlulukla dolu olan bir Ramazan’ı Şerif ayının ardından onun o eşsiz güzelliğe sahip bayramına ulaşmak yüce Allah’ın biz müminlere büyük bir ikramı ve ihsanıdır.   Bayram; güzel duyguların, sevinçlerin, güzelliklerin ortaya çıktığı günün adıdır. Yüce duyguların yüceliğe ulaştığı, duyguların coştuğu, s...
  • “İslam Dünyasında oluk oluk kan akarken biz bayram mı yapacağız?!!”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Manevi atmosferi yüksek bir Ramazan-ı Şerif'i daha geride bırakıyoruz.Günahlardan arınmış,bağışlanan kullardan olma ümidiyle bayram  hazırlıklarına başladık. Bayramlar; neşe demek,sevinç demek.Peki biz inananlar olarak bu bayramı neşe ve sevinçle karşılayabiliyor  muyuz? Ya da diğer bir ifadeyle sevinçle karşılamalı mıyız? İslam beldelerinin neredeyse tamamında kan ve gözyaşı hüküm sürerken nasıl bayram yapabiliriz? İslam tarihinde daha önce belki de hiç olmadığı kadar büyük acılar yaşanmaktadır! İslam Alemi bu kadar acz içine belki hiç düşm...
  • BAYRAMLARDA TRAFİK VE YOL GÜVENLİĞİ İÇİN ÖNEMLİ UYARILAR

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Her yıl kutlanan dini bayramlarda yüzlerce insanımız ölmekte ve yüzlercesi de yaralanmakta ve bayramlar aile ve ülkede bir yas ve cenaze kaldırma yerine dönüşmektedir. Öncelikle uyarılarımızı sürücülerimize, yük ve yolcu taşıyan ticari araç şoförlerine yapmak istiyoruz. Bu sebeple sürücülerin; 1- Dinlenmiş ve uykusunu almış olarak yola çıkmalıdırlar, 2- Gidilecek yere göre zamanında yola çıkmalı, acele etmemeli, geç gitmeyi göze almalıdırlar, 3- Özel araçlardaki sürücü ve diğer yolcular emniyet kemerlerini mutlaka takmalıdırlar, 4-Trafik ...
UA-36507442-2