logo

reklam
22 Eylül 2016

DÜŞÜNEN KAFALARDAN DÜŞÜNME HAKKI ALININCA! .


facebook
Ahmet AL
alahmet53@hotmail.com

Yaklaşık 2.5 aydır, darbe ifadeleriyle yatıp, darbe sözleriyle uyanıyoruz. Değer  mi; değer, çünkü  15 Temmuz Türk  Milletinin var  veya yok olma, hatta İslam’ın Ortadoğu da yok  olma günüdür. Bu millet bedelini canı ve malı ile ödeyerek gereken cevabı vermiştir. Bu bedel neden, niçin verilmiştir. Bu hain  işgalin önünü, arkasını  biraz düşünmek lazım, zira hep bedel ödemek zorunda kalırız. Onun için , bu makalemde  düşünceden ve düşünmekten bahsetmek isterim.

 

            İnsanı diğer varlıklardan ayıran, onu eşref-i  mahluk yapan en önemli özelliklerinden biridir; düşünmek, insanı hayvanlardan başta olmak üzere ve diğer varlıkların derecesine inmekten koruyan tek özelliktir.

 

           Düşünme aynı zamanda bireyin özgürlüğünü garanti altına alan bir değerdir. Düşünce madem bu kadar değerli  ve varlık sebebimizdir. Madem Cenab-ı Hak, Kerim kitabında 707 ayetinde düşünmeden bahsediyor  ve bu ayetlerinde 330 ayetinde hatta insanları düşünmeye çağırıyor. Peki biz gerçekten hakkı  ile düşünüyor  ve düşündürüyor muyuz? Düşünce nedir, biliyormuyuz. İslam’da düşünmenin ibadet olduğunun farkındayız.

 

           Düşünce fiilinin birçok tarifi vardır ama kısacası insanın herhangi bir konuda fikirlerini belirli bir üslupla, özgürce  dile getirmesidir. Peki buna  göre biz bireyler, kendi fikirlerimizi  özgür irademizle her platformda dile getirebiliyor muyuz? Yoksa asırlardır, biz düşünen kafalardan düşünme hakkımızı, gören gözlerden görme yeteneğimizi, konuşan dilden söz hakkımızı alıp, zaman zaman padişahların veya medrese  ve tekkelerde, mollaların, sünneti tahrif eden sofu ve evliyaların eline verdirerek bizleri düşünmeyen, görmeyen, duymayan, yaşayan ölü topluluklar halinemi getirdiler.

 

             Bu  toplulukları oluştururken, genellikle toplumların hassasiyeti olan din genellikle kullanılmıştır.

 

             Dinimiz birçok ayetinde mesela “Umulur ki; düşünür, anlarlar “ (Nahi Süresi 44 ) bir başka ayette “Hiç  düşünmüyor musunuz?” (Enam Süresi 50 ) “Olur ki; akledersiniz.” (Enam Süresi 51 ) Yüzlerce buna benzer ayet varken hatta Allah  ( CC )olayı daha genişte ve  ince noktada “Aklını yerinde kullanmayanları bazen sağır, dilsiz, kör, cahil, inatçı, yer yerde hayvanlara  benzeyen varlıklar olarak görüyor “ ( Enfal  Süresi 22 ) ayette hatta kula kul,  olmayı kuldan  kurtuluş bekleyeni şirkle değerlendiriyor.

 

             Hz. Peygamber ve tüm sahabe-i kiram düşünceye saygıyı kendilerine şiar etmişken, kendilerine gelen tüm eleştirileri belirli bir makuliyet, içinde değerlendirmiş, şiddetle cevap vermemişken, Hadisleri bir tarafa bırakıp, hocaefendi böyle dedi. Abiler, ablalar karar aldı; şeyhim şöyle söyledi. Bunlar ne derse doğrudur ve hata  yapmazlar. Bunlara kayıtsız, şartsız biat etme  ettirme toplulukları nasıl oluşturuldu.

 

             Bence bir eksiklik var. Okullar açılırken; başta Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimde vicdanı, ilmi, ahlakı, hür insanlar yetiştirmenin yollarını aramalı, İç İşleri Bakanlığı cemaatları yeniden gözden geçirmeli, bir şeffaflık getirirken,  müritlerinin Ahlaki, içtimai ve iktisadi yapıları denetim ve kontrol altına alınmalı…

 

              Diyanet  – mutlaka cami cemaatine imamlık yapan imamlarımızı halkla kaynaştırmalı, din  kisvesiyle milleti sömüren ve halkı din  tacirlerinin köleliğinden kurtarmalıdır.

 

              15 Temmuz’u milat kabul ederek sevgi  ve  saygı toplumu oluşturup, farklılıklarımızdan doğan farklı düşünceleri bir  zenginlik kabul  edip milletçe, fikirde, zikirde bir olup, yeni 15 Temmuzların doğmasına engel  olmalıyız.

 

              Başkalarının düşüncelerine göre hareket  edeceksek , kendi  düşüncelerimizin  ( Aklımızın ) ne anlamı kalır. ( Oskar Vilda )  

                                                                                                                                     

                                                                                                                                  Ahmet  AL

Share
1198 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
  • CHP’Lİ KARDEŞİM ANLAŞILMIYOR MU? BİZ NİYE‘EVET’ DEMELİYİZ?

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    VATAN,MİLLET,BAYRAK SEVDALISI CHP'Lİ KARDEŞİM ANLAŞILMIYOR MU? BİZ NİYE‘EVET’ DEMELİYİZ? Milletin verdiği mesajı almamakta, anlamamakta direnen kimileri de girdikleri çıkmaz sokaktan bir türlü çıkamıyorlar. Ana muhalefet demeye bin şahit isteyen CHP'nin durumu bir taraftan trajik, bir taraftan komik. Parti mi, Bremen mızıkacıları mı belli değil. Her kafadan ayrı bir ses çıkıyor Yalan üretmekte mahir olanlar ülke meselelilerin sahiplenmek yerine ‘HAYIR’ çetesine katılmayı matah bilip teröre-emperyalizme göz kırpmaktan vaaz geçmiyorlar. 'Ha...
  • ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR

    22 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR Bir zamanlar büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten bir kral ve dört eşi varmış. Kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, herşeyin en güzelini ve en iyisini ona verirmiş. Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için onu çok kıskanır ve üzerine titrermiş. Kral ikinci eşini de çok severmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onu yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş. Kraliçe ...
UA-36507442-2