logo

reklam

Dünyanın Masasındaki Ekmektir “Barış”


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Dünyanın masasında ki ekmektir Barış!

 

Çocuklarımızın gördüğü en güzel düştür barış. Annelerimizin her zaman gördüğü o muhteşem düştür barış.

 

Meyve yapmış ağaçlarında altında söylenen sevda sözleridir barış.

 

Barış ekmektir, sudur, candır, hayattır.

 

Masum çocukların gözlerinin içinde ki uçsuz bucaksız bir gülümsemedir barış.

 

Barış, insanca ve de kardeşçe yaşamanın birlikteliğidir.

 

Barışın, kardeşliğin ve de sevginin en masum dili yerine, devreye sokulmakta olan komşuların komşuları, Sünni olan insanların Alevi insanlara, Türklerin Kürtlere, Kürtlerin Türklere ve de kısacası herkesi birbirine düşman kılan nefret söylemlerine ve de yükselmekte olan büyük tehlikelere dikkat çekmemiz gerekir.

 

Şiddete karşı şiddet, nefrete karşı nefret, düşmanlığa karşı düşmanlık besleniliyor. Bu şiddet, bu düşmanlık bu kin ve de bu nefret sarmalı daha fazla insan canına kıymadan durdurulmalıdır. Hangi köken, hangi ırktan, hangi inanç grubundan olursa olsun, hangi dünya görüşünde olursa olsun, başta Türk ile Kürt olmak üzere bütün herkesin birbirlerinin dillerine, inançlarına, ırklarına kendilerini tanımlama biçimlerine, hayat tarzlarına, her türlü farklılıklara saygı temelinde, eşit haklar çerçevesinde, kardeşçe hep beraber yaşayabileceği demokratik ve çağdaş olan bir ülkenin topraklarında yaşama hakkı için meydana çıkan savaşa, şiddete aynı zaman da zulümlere karşı hayır dememiz gerekiyor.

 

Unutmamamız gerekir ki bütün ölümler bizimdir! Türk’ün de, Kürt’ün de, Laz’ın da, Çerkez’in de ölümleri bizlerindir. Kaybedilen canların hepsi bizler için değerli ve de önemlidir. İnsanoğlunun eliyle gerçekleşen tüm ölümler acıdır, bütün ölümler fazladır, tüm ölümler erken olup, arkasında gözü yaşlı binlerce insan bırakmaktadır.

 

Bizler insanoğlu olarak ellerimizi vicdanlarımıza bir kez daha koymamız gerekir. İnsanlık adına, kardeşlik adına, barışın hakim olacağı günler adına meydana gelen ölümlere, meydana çıkan şiddete, içimizde oluşan kine ve de biriken nefrete hep birlikte bir dur dememiz gerekir.

 

Bizler insanlar olarak ölümleri değil, var olan hayatları daha güzel bir noktaya yüceltmemiz gerekir.

 

Yüreklerinde insan sevgisinin gerçeğini taşımakta olan bütün insanlığa sesleniyorum!

 

Ey insanlık!

 

Var olan şiddete, çıkarılmak istenen savaşa ve de her gün meydana gelen ölümlere dur demeye çağırıyorum!

 

Yazımı şu güzel söz ile bitirmek istiyorum;

 

“ Barışı her daim sevmeye bakın. Kinlerimizi, kavgalarımızı, yakıp yıkmalarımızı toprağa gömüp orada bırakmalıyız. Çünkü bunların hepsi kötülüklerin anasıdır. Barışsız bir dünyada yaşamayı seçmeyin. “

 

Barışın hakim olduğu bir dünya dileğiyle,

 

Vesselam…

 

“ Mehmet KIZILKAYA “

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
444 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • CHP’Lİ KARDEŞİM ANLAŞILMIYOR MU? BİZ NİYE‘EVET’ DEMELİYİZ?

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    VATAN,MİLLET,BAYRAK SEVDALISI CHP'Lİ KARDEŞİM ANLAŞILMIYOR MU? BİZ NİYE‘EVET’ DEMELİYİZ? Milletin verdiği mesajı almamakta, anlamamakta direnen kimileri de girdikleri çıkmaz sokaktan bir türlü çıkamıyorlar. Ana muhalefet demeye bin şahit isteyen CHP'nin durumu bir taraftan trajik, bir taraftan komik. Parti mi, Bremen mızıkacıları mı belli değil. Her kafadan ayrı bir ses çıkıyor Yalan üretmekte mahir olanlar ülke meselelilerin sahiplenmek yerine ‘HAYIR’ çetesine katılmayı matah bilip teröre-emperyalizme göz kırpmaktan vaaz geçmiyorlar. 'Ha...
  • ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR

    22 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR Bir zamanlar büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten bir kral ve dört eşi varmış. Kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, herşeyin en güzelini ve en iyisini ona verirmiş. Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için onu çok kıskanır ve üzerine titrermiş. Kral ikinci eşini de çok severmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onu yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş. Kraliçe ...
  • Yapılan Köprüler “Deli Dumrul” Köprüsü mü? (!)

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Hani bir hikâye vardır; zamanın birinde Deli Dumrul isminde biri, bir akarsuyun üzerine köprü yaptırır ve bu köprüden geçenden 5 akçe, geçmeyenden de döve döve zorla 10 akçe alırmış. Şimdi de birileri; “yapılan köprüler gereksiz, zarar ediyor, geçmediğimiz köprünün parasını ödüyoruz, bunlar Deli Dumrul köprüsü” gibi ifadeler kullanmakta… Daha önce Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri için yapılan bu trajı-komik eleştiriler, şimdi de geçtiğimiz günlerde temeli atılan “Çanakkale 1915 Köprüsü” için dile getirilmekte... Yap İşlet Devret...
  • CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ Bir gün, hazret-i Ebu Bekir ile hazret-i Ali mescid-i şerifte oturuyorlardı. O esnada biri girdi içeri. Ancak hazret-i Ali’yi görünce adamın rengi kaçtı birden. Mahcup bir vaziyette çöküverdi oracığa. Hazret-i Ebu Bekir, merakla hazret-i Ali’ye döndü: - Ya Ali! Şu adamı tanıyor musun? - Evet, tanıyorum. - Seni görünce mahcup oldu. Acaba neden dersin? Aliyyül Mürteza tahmin etmişti: - Bana borcu var. Belki ondandır. Hazret-i Ebu Bekir kalktı ve gitti o adamın yanına: - Hayırdır, neyin var senin? - Yok bir şey ...
UA-36507442-2