logo

reklam

DÜNYANIN GÜNDEMİNDE TÜRKİYE VAR


Orhan ARSLAN
orhanarslanmatoglu@hotmail.com

DÜNYANIN    GÜNDEMİNDE    TÜRKİYE   VAR

Tüm gözler, Türkiye’nin üzerinde…

Dünya, Türkiye’ yi izliyor… Nereden, nereye…      Ne  ara  bu durumlara  geldik.

Toplantılar, toplantıları; takip ediyor…

Dünyanın  Enerji  konusundaki, konumunun; tartışıldığı yerin adı; Ülkemiz oldu. Bu toplantıdan çok, burada gerçekleştirilen anlaşmalar ve ikili görüşmeler; Dünya gündemine oturdu.

İslam Ülkeleri, danışma  kurulu burada yapılıyor. Dünyanın gözü üzerimizdedir. Yapılacak açıklamalar; dikkatle takip ediliyor.

Sayın CUMHURBAŞKANI; ABD’ ye yaptığı yanlışları; Bir, bir hatırlatıyor… Başkan adayına sert çıkıyor.

İç siyasette gündem; Anayasa yapılması  ve BAŞKANLIK sistemi… O HAL yasasının iptaline takipsizlik kararı…

VE, Fetö  mücadelesine devam…

Dünyada yaşanan  milyonlarca olayın içerisinden, Uluslararası alanlarında var olan olayları anlamak ve çözmek adına; binlerce insan, kafa yormaktadır. Bu yapılan çalışmaları, ortaya konan gayretleri , tebrik etmemek mümkün değildir. Olan olaylar üzerinden, geleceğe dair tahminler ve öngörüler anlatılmakta, bir nevi  bu manada insanlar bilgilendirilmeye çalışılmaktadır. Yapılan analizler doğru da olabilir, yanlış da olabilir. Ancak, bunların kamuoyu önünde tartışılır olması ne kadar doğrudur? Onu iyi etüt etmek gerekir.

Bu toplantıda yapılan anlaşmalar; Dünya basınında, yer bulmuştur. Konu ile ilgili analizler ve değerlendirmeler yapılmıştır. Aynı zamanda, yapılan bu anlaşmalar; Dünya üzerindeki, özellikle; Ülkemizle yakınen ilgilenen devletlerin gündemine oturmuştur.  Anlaşmalar üzerine çeşitli değerlendirmeler yapılmıştır. Ünlü gazeteler, köşelerine taşımışlardır. Görünen o ki; uzun, uzadıya tartışacaklardır

Yukarıda yapmış olduğumuz bu değerlendirmeler; şöyle bir gerçeği ortaya çıkarmaktadır. Ülkemiz üzerinde oynanmak istenen yanlış oyunlar olduğu ve bazı sıkıntılarımızın  varlığı gerçektir. Bu hem iktisadi anlamda olsun, hem bulunduğumuz coğrafya açısından siyasi anlamda olsun, hem stratejik anlamda olsun. Devlet adamları bu konuları çözmek için; var olan kadroları, birikimleri, tecrübeleri ile;  çaba sarf etmektedirler. Yapılan bazı adımlar, yanlış gibi de; görünebilir. Beklemek, lazım.

Ancak, Dün Sayın Dış İşleri  Bakanımızın,  AVRUPA Topluluğu parlementosonda, açıkça gözlerinin içine bakarak; yaptığı konuşma ve 15 Temmuz değerlendirmesi, gayet dikkat çekicidir. Aynı zamanda, bir ders niteliği taşımaktadır. Türkiye, birilerine’’ Ben varım, buradayım… Bana rağmen, bir şey yapamazsınız…’’ Mesajını vermektedir.

Bu arada, bizim Medyamızın bazı kanallarındaki,  yanlış şuradadır. TV kanallarına çıkan ve yukarıda sıraladığımız konularda fikirlerini açıklayan ve çözüm önerilerinde bulunan insanların; söyledikleri sözleri, yaptıkları değerlendirmeleri, mutlak doğru gibi kabul edilerek anlatmaları ve tek çözüm önerisi imiş, gibi; ortaya koymalarıdır. Yanlış olan budur. Çünkü aynı konuda başka bir TV de fikirlerini söyleyen ve çeşitli çözüm önerilerinde bulunan, başka bir insan; daha önceki TV ekranında fikir beyan eden insanın tam tersi şeyleri söylemektedir. Kısacası, ne kadar o konuda; fikir ortaya koyan insan var ise; çoğunun fikri ve çözüm önerisi ortak noktalar da buluşmamaktadır.

Dinleyici durumunda olan insan, bu fikirlerini anlatan insanların hangisinin fikrinin doğru olduğunu, yapılan çözüm önerilerinin hangisinin gerçek çözüm önerisi, olduğunu; nasıl tespit edecektir. Zaten TV ekranlarında anlatılmaya çalışan o konu, ayrı bir uzmanlık gerektirdiğine göre; o konuda bilgisi olmayan, dinleyici konumundaki milyonlarca insan; hangi fikrin daha doğru olduğuna, nasıl karar verecektir. Bu ister ekonomik, ister siyasi, ister değişik alanlarda olsun… Bu aynı zamanda bilgi, haber kirliliğidir. Kamuoyunu yanlış yönlendirmektir. Yapılan tarihi görüşmelere, anlaşmalara; gölge düşürmektir. Hafife almaktır. Kafa karıştırmaktır.

Bunu bilerek yapmak, ayrı değerlendirilmesi gereken bir konudur. Ucu, Vatan hainliğine varacak kadar, açıktır.

İşte o zaman şu, şok soruyu TV yöneticilerine sormak gerekir. Böyle yayınlar yaparak insanlarımızı bilgilendirmek mi istiyorsunuz? Yoksa; var olan kafa karışıklığını daha da derinleştirmek mi? Yahut bu alanda hiç bilgisi olmayan insanlara bu sunumları; TV ekranlarından aktararak ortaya ayrı bir, bilgi kirliliği karmaşasını çıkarmak mı? Hangi amaçla olursa olsun, yapılan iş doğru değildir.

Ülkenin bu kadar sorunu varken; bir de çeşitli alanlardaki fikir ayrılıklarını, özellikle haber kaynaklı kirlilikleri kaldırmaya gücü yetmeyebilir. Daha dikkatli olmak gerekmez mi?

Dünyanın gündeminde; TÜRKİYE  VARDIR. Bu gerçeği artık görün. Ne terör, ne sınır kaynaklı sıkıntılarımız, ne AB nin dışlamya çalışması, ABD nin görmemezlikten gelmesi; Kredi derecelendirme kurumlarının;  kötü niyetli yaklaşımları, bu gerçeği değiştiremez.

DÜNYANIN   GÜNDEMİNDE    TÜRKİYE  VAR…  UYANIN…

Share
282 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+10 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir anlık ibadet

    29 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bir anlık ibadet Sevgili Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, bir gün mescid-i şerifte eshabiyle sohbet ediyordu. Az sonra Cebrail aleyhisselam geldi. Bir haber getirmişti Efendimize. Selam verip arzetti: - Ya Resulallah! Ebu Bekir, bu sabah bir ibadet yaptı ki, yetmiş yıllık ibadete bedeldir. Efendimiz bir şey buyurmadılar. Bilal-i Habeşiyi çağırıp; - Ebu Bekir’i çağır, gelsin buyurdular. Hazret-i Bilal; - Baş üstüne ya Resulallah dedi. Ve koşup çaldı kapıyı. Hazret-i Ebu Bekir çıktı kapı...
  • Bunlar Beyt-ül-malındır

    29 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bunlar Beyt-ül-malındır Bir gün hazret-i Ömer, zekat develerinden, Birinin ardı sıra koşuyordu ki, birden. Gördü hazret-i Ali halifenin halini. Hayret içerisinde sordu şu sualini: (Hayrola nedir bu hal ya emir-el müminin! Ne için koşuyorsun ardından bu devenin?) Buyurdu ki: (Ya Ali, beyt-ül-malın bu deve, Havutunu düşürmüş, kaçıyor başka yere. Tutup da, havutunu vurayım ki ben derhal, Zarara uğramasın zamanımda beyt-ül-mal.) Duydu hazret-i Ali bu sözü Halifeden. Derinden bir “Âh!” çekip, ağladı so...
  • RAMAZAN AYI İFTAR İSRAFI

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    RAMAZAN    AYI     İFTAR    İSRAFI Ramazan ayı bahane,  israf  şahane... Ramazan ayı  israf ayı değildir... Ramazan ayı nefsi terbiye etme ayıdır... Yardımın, paylaşmanın, bölüşmenin  zirve yaptığı; ay olması gerekir... Pahalı ve görkemli iftar  sofraları, yerine; sade ve paylaşmanın esas olduğu  iftar sofraları tercih edilmelidir. Fakirin ve  yoksulun doyurulduğu, ortak ortamlarının paylaşıldığı, yüzünün güldüğü, sofralar; asıl amacın yerine getirildiği sofralardır. Öz budur... Son günlerde, Dünya toplumunun çekmiş olduğu açlık sıkıntıs...
  • Kemiğe yazılan yazı

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kemiğe yazılan yazı Sa’d bin Ebi Vakkas, Kûfe vilayetine, Vali olup, ev yapmak arzu etti kendine. Arsa bulup, istedi onu satın almayı, Lakin bir mecusiye aitti yarı payı. Çağırıp buyurdu ki: (Bu hisseni bana sat!) Cevaben; (Satmam) dedi mecusi ona fakat. Para verdi ise de değerinden pek fazla, Yanaşmadı mecusi satmaya yine asla. Dediler ki: (Efendim bir mecusi kimseye, Ne lüzum var bu kadar fazla ısrar etmeye. Siz bugün valisiniz, o, mecusi bir kişi, Parasını vererek, bitirin hemen işi.) Mecusi...
UA-36507442-2