logo

reklam

DÜN, BUGÜN…(1)


facebooktwitter
Nevzat ERTEKİNOĞLU
nevzatertekinoglu@hotmail.com

Son yıllarda hiçte alışık olmadığımız olumlu ve olumsuz olaylar cereyan etti ve ediyor. Bu yazımda biraz siyasette olacaktır ister istemez.

 

Yıl 1993, o zamanki adıyla Kartal SSK Hastanesine ilaç almak için sabahın 4’ünde sıraya girdiğimi, Akşam saat tam 5’e doğru sıra geldiğinde reçetedeki bir ilaç kalmadığı için ilaçları alamadığımı ve yine ertesi gün sıraya girerek akşam mesai bitimine doğru ilaçları alabildiğimi dün gibi hatırlıyorum.

 

O zamanlar liseye gidiyordum ve Tuzlada dışarı çıktığımızda nefes alamıyorduk hava kirliliğinden. Yine çöp dağları, su kesintileri vb. bir sürü rezillik diz boyuydu.

 

Polis gördüğümüzde ödümüz kopar, anlatılan işkence hikayelerinden çok tırsardık. Devlet dairelerinin hepsinde, hizmet görmek biryana , neredeyse dayak yemeden çıktığımıza dua ederdik. Öğretmen eksiklikleri, okul eksiklikleri anlatılamayacak derecedeydi. Adalet hep geç gelirdi. Öğretmen ve memurlar açlık sınırının çok çok altında ücretlerle çalışıyorlardı, Özlük hakları vb. neredeyse yok gibiydi.

 

Yollar çok kötüydü, bir Kamyon veya Tır’ ın arkasına takılınca, 10 dakikalık yolu saatlerce gidemezdik. Savunma sanayinde neredeyse tamamen dışa bağımlıydık. O zamanlar Bazı Alman yetkililerin, bizim leopar tanklarımızı PKK ya karşı kullanamazsınız dediklerini hiç unutmadım.

 

Orta ve dar gelirliler için uçağa binmek bir lüks idi. Yine aynı tabakalar için araba ve beyaz eşyada lüks sayılırdı. Ülke en ufak bir rüzgarda krizlerle boğuşurdu. Bazı medya patronları Başbakanları kısa pantolon ve dahi neredeyse pijamayla evlerinde ağırlarlardı. Bireysel hak ve özgürlüklerden bahsetmek neredeyse imkansızdı.

Ekonomiyi kurtarmak için ithal bakanlar bile getirildi. Hatta devlet memurlarının maaşı IMF ten alınan borç ile ödendiği döneme de şahit olduk.  Devlet inançlar konusunda acımasızdı. Devletin belirlediği ölçüde ve şekilde inanç özgürlüğü vardı.

Siyasette uçuk ve yerine getirilmeyen vaatler havada uçuşurdu. Mevcut iktidar yanlılarının dışında memur olabilmek ve devlet kapısında işe girmek neredeyse imkansızdı.

Etnik kökenler açısından haklar zaten sıfırdı. Ve bunun gibi bir çok örnek daha verilebilir.

 

Tabi Tüm bu olumsuz tabloların yanında olumlu tablolarda yok değildi. Büyüklere, anne ve babaya,  Öğretmenlere daha çok sevgi ve saygı vardı, Komşuluklar güzeldi.

Siyasette çirkeflik, küfür,hakaret ve kırıcılık neredeyse yok gibiydi. Siyaset ve oy için her şey ve yol mübahtır anlayışı yoktu, Vatan söz konusu ise siyaset üstü düşünülebiliyordu. Belirli topluluklar hariç, aşırı ayrışma ve kutuplaşma yoktu. İnsanlık, para ve  çıkarın önündeydi vs…

 

Devam edecek…

 

Dert, her daim vatan ve devlet olmalı. Hükümetler gelip geçicidir, kalıcı olan devlettir.

 

Hoşça kalın..

 

YAZAR – MALİ MÜŞAVİR

NEVZAT ERTEKNOĞLU

nevzatertekinoglu@hotmail.com

Share
422 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Güneş durdu yerinde

    24 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Güneş durdu yerinde Şam şehrinde medfun Evliyadan Seyyid Muslihiddin Efendi ”rahmetullahi aleyh“, bir gün Peygamber efendimiz aleyhisselamdan bahsederken şunu anlattı sevdiklerine: Peygamber efendimiz bir gün evlerinde otururken hazret-i Ali de “radıyallahü teâlâ anh” yanlarındaydı. O esnada Cebrail aleyhisselam bir vahiy getirdi. Efendimiz aleyhisselam, vahyin ağırlığından mübarek başlarını hazret-i Ali’nin dizine koydular. Vakit, ikindiyle akşam arasıydı. Ve güneş batana kadar kaldıramadılar başlarını. ...
  • Bugünün işini, yarına bırakma!

    23 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bugünün işini, yarına bırakma! Buhara’da yetişen Evliyadan Seyyid Emir Burhan hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün bir gence; - Ey kıymetli oğlum! Bugün, her istediğini kolayca yapabilecek bir haldesin. Gençliğin, sıhhatin, gücün, kuvvetin, malın ve rahatlığın bir arada bulunduğu bir zamandasın, buyurdu. Sonsuz saadete kavuşturacak sebeplere yapışmayı, yarar işleri yapmayı yarına bırakma, hemen yap. Delikanlı sordu. - Ne yapmamı tavsiye edersiniz efendim? - İnsan ömrünün en iyi zamanı olan bu gençlik gün...
  • DURDURAMADINIZ BÜYÜK TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜNÜ!

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    BÜTÜN DÜMENLRİNİZİ BİLİYORUZ. Bu ülke 35 yıldır sadece terörle mücadele etmiyor, bu ülke 35 yıldır terörün bataklığında üreyen işte bu kirli zihniyetle de mücadele ediyor. Terörü bir geçim kapısı haline getirmiş, yoksul çocukların ölümünü kendisine bir rant haline getirmiş kan baronlarıyla da bu ülke mücadele ediyor. İnanın, bunlar için en iyi Kürt ölü Kürt’tür, bunlar için en iyi Alevi ölü Alevidir. Vatanına ihanet eden, ama mütedeyyin maskesi takan örgütlerin dizinin dibine çökerler, ama gerçek mütedeyyinden korkar, onu yok etmek için her şe...
  • Ahlak ilmi çok mühimdir

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ahlak ilmi çok mühimdir Edirne’de medfun bulunan büyük Velilerden Şücaeddin-i Karamani hazretleri ”rahmetullahi aleyh“, bir gün sohbetinde; - Ahlak ilmi, kalb ve ruh temizliği bilgisi demektir, buyurdu. Tıp ilminin, beden sağlığı bilgisi olmasına benzer. Çünkü fena huylar, kalbin ve ruhun hastalıkları, zararlı işler de bu hastalıkların alametleridir. Şöyle devam etti: - Ahlak ilmi, çok şerefli, pek kıymetli, en lüzumlu bir ilimdir. - Neden efendim? dediler. - Çünkü, kalbin ve ruhun kötülükleri bu ilimle tem...
UA-36507442-2