logo

reklam

DİLEK ÇİFTÇİ AK PARTİ ŞANLIURFA MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYI

0,.İki dönemdir Şanlıurfa’da  Ak Parti Milletvekili Aday Adayı olan Gazeteci-Yazar Dilek Çiftçi, projelerle geliyor. Gazeteci Dilek Çiftçi başarılı çalışmaları nedeniyle ödülünü almak üzere İstanbul’a gidiyor. Çifti Mercekhaber Gazetesi’nin düzenlemiş olduğu  İstanbul’da ki etkinliğe katılarak ödülünü almaya gidecek. 04 Nisan 2015 Cumartesi akşamı yapaılacak olan 6.Yıl kutlamasında çok sayıda ödüller sahiplerini bulacak

KİŞİSEL BİLGİLERİ:

Uyruğum : T.C

Doğum Yerim : İSTANBUL

Doğum Tarihim : 20.01.1977

Medeni Durumu : EVLİ

EĞİTİM DURUMU:

1995-1999 A.Ö.L. İSTANBUL İMAM HATİP LİSESİ

2007-2010 A.Ö İLAHİYAT FAKÜLTESİ

İŞ TECRÜBELERİ:

2003-2004 YILINDA ŞANLIURFA DA YEREL BİR RADYO DA “HAKKA VUSLAT”

PROGRAMI HAZIRLAYIP SUNDU.

2005-2015 YILINDAN İTİBAREN KENDİ GAZETEMİZ OLAN “ŞANLIURFA OLAY

GAZETESİNDE” YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ VE KÖŞE YAZARI OLARAK GÖREV YAPMAKTA.

2010-2015 YILINDA KANAL URFA ‘DA GÜNCEL KONULARA DAYALI

“DİLEK’ÇE GÜNDEM” PROGRAMI HAZIRLAYIP SUNMAKTA.

2011 YILINDA AK PARTİ MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYIYDI.

2014 YILINDA KENDİ OKULUMUZ OLAN “ÖZEL CELAL ÇİFTÇİ ANADOLU

SAĞLIK MESLEK LİSESİNDE” KOORDİNATÖR GÖREVİ GÖRMEKTE..

NEDEN AK PARTİ?

1995 yılında İstanbul İmam Hatip Lisesinde okudum. Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’dı.

Hitabet dersinde hocamız iyi hatip olarak rol-model alabileceğimiz, okulumuzun mezunu ve medarı iftiharımız olan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ı örnek gösterirdi.

Hocamızın anlatımıyla Sayın Erdoğan’a sempatim artmış daha öğrenci iken Büyükşehir Belediyesiönünde Sayın ERDOĞAN’ın yaptığı balkon konuşmalarına katılmış ve yine Sayın Emine Erdoğan’ın bulunduğu Kadınlar Kolunun toplantılarında bulunmuşumdur.

Yıl 1997 / 28Şubat. Bu dönemde İslami camia olarak çok ağır bedeller ödedik. 28 Şubat olaylarından sonra Sayın ERDOĞAN okulumuza gelmiş, Müdür ve Müdür yardımcısı ve hitabet hocamız Ragıp hocaile yaptığı görüşmede, başörtü yasağından etkilenmememiz ve bir dersten dahi bırakılmamamız hususunda talimat vermişti.

O gün anladık ki sadece biz ondan değildik, oda bizdendi. Bize ve davamıza sahip çıkan Sayın Erdoğan gönüllerimizi fethetmekle kalmayacak, şahsı, inancı ve duruşuyla ilerde benim için siyasi bir ekol olacak ve yıllar sonra AK Parti safında Aday Adayı olarak bulunmam da pay sahibi olacaktı.

Minareler süngü, kubbeler miğfer.

Camiler kışlamız, müminler asker

Bu ilahi ordu, dinimi bekler.

Allah’u Ekber, Allah’u Ekber.

Sayın Erdoğan’ı okuduğu bu şiirle mahkûm eden zihniyet, bizide irtica adı altında dışarıda mahkûm edecekti. Sayın Erdoğan’ın özgürlüğü, bizim de eğitim hakkımızı elimizden alan, o günün firavunları ve nemrutları aslında bugünün Musalarını ve İbrahimlerini yetiştirecektir.

İşte o gün makas bulan, Milli Mücadele Sayın Erdoğan’ınöncülüğünde, AK Parti sancağı altında hayat bulacaktır.

1999 yılı üniversite kapısının eşiğinden dönen, eğitimi yarıda biten, mesleğini son vermek zorunda kalan ve çaresizce teslim olan örtülü kızlarımız için hüzün yılı olacaktı.

Bizler Hakkın emrini tabi olarak, RAB için doğru bir duruş sergileyen onurlu bir mücadelenin 28 Şubat’taki temsilcileriydik.1999 yılında ilk kez üniversite sınavına girmekle kalmamış, başörtülü olarak son kez sınava giren kadronun listesine dâhil olmuştuk. Hayatım film şeridi gibi gözümün önünden geçerken,11 yaşında örtünmüş ve imam hatip ortaokulunda okumayı örtüsü için arzu eden, başını açmamak için düz ortaokula gitmeyi reddeden ve 5 yıl aradan sonra dışarıdan okuyup, imam hatipli olma şerefini Sayın Erdoğan’ın okuduğu okulda yakalayan, Marmara ilahiyat yâ da İstanbul Edebiyat fakültesinde okumak için hayaller kuran daha, üniversite kapısından girmeden hayalleri biten mücadeleydi benimkisi.

Neden okumadın diyenlere; “Biz okumak için uğraş verirken o günün hükümeti de bizim okumamamız için uğraş verecekti” diyecektim.

Yıllar sonra Evli ve 3 çocuk annesi olarak başörtü üzerine taktığımız yapay perukla içimde ukte kalan ilahiyatı dışarıdan okumak nasibim olacaktı. Biz büyük bir davaya hizmet ederken vaktin meşhur uleması “Başörtü furuattır” diyerek örtümüzü hedef alan ve din düşmanlarına destek olan bir fetva verecektir. Anlamadığım bu ulema, başörtüye saldıran Kaynuka Yahudilerine karşı peygamberimiz (s.a.v) savaş açtığından bir haber miydi?

O cemaate mensup olanlar, okudular, okullar, yurtlar yaptılar. Bu eğitim enkazından onlar karlı çıktılar. Bu fetvalar onlara yaradı. Hani bizi bu hak mücadelede yalnız bırakmaları gücümüze gitmedi değil. Biz İlk ayrılığı ve davamıza ihaneti, o dönem de yaşadık ve ondan sonra o zatın samimiyetine hiçbir zaman inanmadık.

O gün verilen bu fetvanın altında yatan strateji 17 ve 25 Aralık darbesi olarak karşımıza çıktı ve verilen Milli Mücadele de zafer hak yolu temsil edenlerin oldu. Evet, zafer biz inananlarındı.

Bundan sonra yeni ve güçlü bir Türkiye için, Sivil Anayasa, ardından Başkanlık Sitemini getirmek için, Osmanlının küllerinden doğan Türkiye’den, inancı kuşanarak Ortadoğu’da şanlı bir destan yazıp, İslam coğrafyasını bir sancakta toplamak için, yeni ve güçlü bir Osmanlı sancağına bayraktarlık yapmak Tek Lider, Tek Bayrak, Tek Millet, Tek Devlet olmak ve bu hak mücadelede inancı kuşanmak suretiyle nasipse varım. Takdir Allah’tandır. Benim vekilim sadece O’dur.

 

 

Share
5998 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+10 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

UA-36507442-2