logo

Derinya Kapısındaki Çirkin Oyun


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Derinya Kapısının açılması konusunda açıkça çirkin bir oyun oynanıyor, hem de Rumların istedikleri doğrultuda.

İçimizdeki işbirlikçiler, öyle bir hava yarattılar ki, sanki de kapının açılmasını isteyen Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıs Rum tarafı da lütfen kabul ediyor kapının açılmasını. Bu nedenle de KKTC hudutları içinde açılacak yolun da kendi istediği şekilde ve güzergahta olmasını talep ediyor kendisi egemen devletmiş ve de kendi ne isterse o olacakmış gibi.

Hani siyasi eşitlik vardı. 

Böylesi bir ortama ve Kıbrıslı Rum Yönetimine, özellikle de EOKA B’cilerin ruhani lideri Anastasiadis’e, KKTC sınırları içinde hangi yolun açılacağına karar verme yetkisini tanıyan siyasilerimizi açıkça kınıyorum. Rumlara şirin görünme çabasının dozunu iyice kaçırdılar artık.

Ne Anastasiadis’in, ne de diğer Rum yetkililerin KKTC sınırları içinde, KKTC yetkililerinin verecekleri kararlara müdahale etmek, veya da reddetmek gibi bir hakları yoktur. Hiçbir zaman böyle bir hakları olmamıştır, olmayacaktır da.

Derinya Kapısının açılması konusunda, Kıbrıs Türk tarafı hangi yolun kullanılacağını, hangi yolun kullanılamayacağını belirleyerek Rum tarafına bildirmiştir. Harika bölgesi içinden geçen ve trafik kurallarına tam uygun olarak yeni yapılmış yolun kullanılmasını ve sınıra ulaşıldığında da, kuzey doğuya doğru yönelerek Derinya kapısından giriş veya da çıkış yapılmasını öneren KKTC yetkililerinin belirlediği güzergahı kabul etmeyen Anastasiadis, illaki kullanılacak yolun Derinya kapısından KKTC’ye giriş yapıldıktan sonra 80 sene evvel İngiliz Sömürge yönetimi tarafından yapılmış iki arabayı yan yana bile sığmayan genişlikteki delik deşik haldeki yolun kullanılmasını talep etmekte. Bu talebi kabul edilmezse de müzakereleri çıkmaza sokmak tehdidini savurmakta.

Nedense bizden birileri de çıkıp Anastasiadis’e “senin KKTC’nin egemen olduğu topraklarda söz hakkın yoktur, kendi işine bak” diyememekte.  Müzakere heyetinin de, Cumhurbaşkanımızın da bu konuda pasif kaldıklarını söylemeliyim.

İşin matematiksel tarafı ise iyice şüphe çekici ve adeta kurulmuş ince bir tuzağın habercisi. Bizim Rum işbirlikçileri ve Siyasi körlerimiz, Derinya kapısının açılmasının Mağusa kentinin ekonomisini canlandıracağını iddia etmekte ve bu nedenle de kapının açılmasını ısrarla istemekte.

Derinya kapısının güneyinde, Derinya, Paralimni ve Ay Napa adlı yerleşim yerleri bulunmakta sadece. Burada ikamet eden ve buraya eğlenmeye gelen kişiler şimdilik Derinya kapısının birkaç kilometre batısında yer alan Akyar kapısından giriş ve çıkış yapmaktalar. Larnaka bölgesinden gelen kişilerin KKTC’ye geçişlerine de en uygun yer Akyar kapısı.

Bir yıl içinde Akyar Kapısından giriş ve çıkış yapan kişi sayısı tamı tamına 290 bin. Aylık olarak 24 bin 166, haftalık olarak 5 bin 370 ve günlük olarak da 794 kişi. Bu da ortalama olarak bir

günde Akyar kapısından 397 kişi güneye geçmiş ve 397 kişi de kuzeye geçmiş demektir. Bunun büyük bir kısmını da İngiliz Üslerinde çalışan Türklerle, KKTC’den günlük olarak sebze ve gıda alış verişine gelen İngilizler oluşturmakta. Günlük çalışma amaçlı geçişlerin yarı yarıya olduğunu kabul edersek, her gün Akyar kapısından yaklaşık 200 kişi giriyor ve 200 kişi de çıkıyor demektir.

Derinya kapısı açıldığı vakit, bu sayı ikiye bölünecek ve artacak da değil. Topu topu zaten 3 tane Rum köyü var Derinya bölgesinde. Üstelik anayolun üstünde de değil konumları. Ben gerçekten çok merak ediyorum Derinya kapısının açılmasının Mağusa bölgesine ekonomik olarak neyi kazandıracağını. Tam tersine Kıbrıslı Türkler olarak bizim sırtımıza mevcut vergilere ilaveten, Derinya kapısının açılması ile orada her gün 3 vardiya olarak çalışacak memurların maaşları, emekli maaşı primleri ve emekli ikramiyesi primlerinin tutarı olan 2.5 milyon Avro’luk bir yük daha yüklenecek.

Derinya kapısının açılmasını Rumların ısrarla istemesi, Güven yaratıcı Önlemlerin ötesinde bana göre daha çok Maraş Bölgesine yönelik pis bir siyasi oyun ve çok da kötü bir koku çıkarmakta…

Ata ATUN e-mail: ata.atun@atun.com veya  ata.atun@gmail.com

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

2 Ekim 2015

Share
510 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
  • “Ayaq səsləri”- hər kəsin həyatından bir pay…

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

        “Ayaq səsləri” adlı psixoloji romanın bəlkədə müəllifdən sonra oxuduğu ilk insanam. Roman digər romanlardan fərqli olaraq öz həyat hekayəsi ilə fərqlənir. Hər şey elə müəllifin qeyd etdiyi” Məqsədə çatmaq üçün hər şeyə hazır olmalısan”, kəlməsindən başlayır desəm yanılmaram. Həyatın hər bir üzüylə zaman keçdikcə tanış oluruq. Ən çətin omür fəslimiz qocalıqdır desək yəqinki, bir çoxları məndən inciməz. Bir qadına aşiq olub,onu ömrünün sonuna kimi gözləmək hər sevənin həddi deyil. Elə ordaca illər əvvəl söz verdiyi skmayada əyləşm...
UA-36507442-2