logo

reklam

Derin Bir Boşluk Yaratan Yalnızlık


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Yalnızlık, insanoğlunun yüreğindeki boşluğu doldurmayan tek yaradır.

 

Yalnız her daim insanoğluna bir öğreten görevi yapan öğretmen olarak görev yapmaktadır. Çünkü insanoğlu en fazla yalnızken ve de tek başınayken kendisiyle her daim konuşur, kendisini sorguya çeker, kendisiyle sürekli olarak dertleşip durur. Ve birilerine ihtiyaç duyduğu içine değil de, neden yalnız olduğunu anlamak için kendisiyle her zaman söyleşir durur. Yalnızlık yeri geldiğinde acımasız ve de ciddi bir öğretmen olur, yeri gelir idam sehpasını da önünüze kor.  Öyle ki ilmeği tam da boynunuzdan geçiren cellat ve de sizleri seyreden kalabalığın arasından size gözyaşı döküp ağlayan annenizdir.

 

Yalnızlık bir bedene, bir kalıba sığamamaktır. Kendi kalbinize, bedeninize, odanıza, evinize, odanıza, yatağınıza, şehrinize, yaşadığınız coğrafyaya, mahallenize ve de bu dünyaya hiçbir zaman sığamama halinizdir. Yalnızlık, ansızın okuduğunuz bir kitabın derin sayfalarından çıkıp boğazınıza yapışan kelimelerin, cümlelerin ve de en sevdiğiniz şarkı notalarının hep beraber yan yana gelip sizleri fütursuzca boğmaya çalışmasıdır.

 

Yalnızcık nedir bilir misiniz?

 

Yalnızlık, ruhunuzun bedeninize fazlasıyla dar gelmesi noktasıdır. Bundan dolayıdır ki senin ruhunu sıkan, senin bedenine acı veren, yüreğini patlatan yalnızlıktır. Yalnızlık, susuzlukla bezenmiş bir yürektir.

 

Yalnızlık, bilincinde olmak demektir. Kendi başınızı kendi yastığınıza koyduğunuzda değil, her sabah kendi gözlerinizi dünyaya açtığınız zaman ki yaşadıklarınızdır. Aldığınız güzel bir haberi paylaşmak için sevdiklerinizi aramadığınız durumunun tam da kendisidir. Ağırdır her daim sevdiğinin sesinden mahrumiyet, annenin sıcaklığından azade olmaktır. Acıtır her daim. Onun üstesinden gelmeye çalışmak birer çocuk hastalığıdır. Bir kendini bilmezliktir. Çünkü yalnızlığın üstesinden gelmeyi istemek tanrılaşmaktan başka hiçbir şey değildir sanırım. Şirktir, günahtır. Neden mi? Çünkü yalnızlık tanrıya değil, insana mahsus olan bir duygudur.

 

Yalnızlık, bir yatağın diğer yarısıdır. Derinlerde olan bir boşluktur.

 

Yalnızlık, kalabalığın orta yerinde unutuluvermektir. Yalnızlık, unutulmaktır en fazla. Bazen sahip olduğunuz ve de sahip olmak istediğiniz tek şey olup çıkıvermektedir. Özlemektir ama söyleyemiyorsunuz. Özlüyorsunuz ama anlatamıyorsunuz. Özlüyorsunuz lakin fısıldayamıyorsunuz kulaklara. Yalnızlık, insanlığın insan olmasının gereğidir, kaderidir, acısıdır ve de cilvesidir. Yalnızlık, insanoğlunun bedeninde ki tüm izlerdir.  Bırakıp gidildiğinde, kalan bir boşluktur. Alnını dayadığın bir yerde içine işleyendir.

 

Yalnızlık, insanoğlunun insanlığa en yakınında ki halidir. İnsanoğlunun yalnız olduğu an, en fazla insan olduğu andır. Neden mi? Çünkü insanoğlu en çok yalnızken özlemi olur, en çok yalnızken özler, en çok yalnızken çekinir, en çok yalnızken korkar, en çok yalnızken sever ve en son olarak insan yalnızken kendi yüreğinin sesini dinleyip kendi bedeninin kokusunu fazlasıyla alır. Yalnızken her daim hatırlar, her daim dokunur kendi yüreğine ve de bedenine. İnsanoğlu en çok da yalnızken kendisi olabilmektedir.

 

Yalnızlık nedir bilir misiniz?

 

Yalnızlık, karanlığı çocukluğumuzun derinliğinden kalmış olan bir sanat eseridir. Yüreğimizin derinliklerinde bir yaşam kurup, ihtiyarlığımızı yaşatır bizlere.

 

Yalnızlık, kalplerimizi doldurmayan birer boşluktur azıcık. Çünkü insan yüreğinin içi, doldurulamayacak kadar derin bir boşluğa sahiptir. Onu da doldurabilecek olan tek şey de sanırım yalnızlıktır.

 

 

“ Mehmet KIZILKAYA “

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
367 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TEVHÎD ve MÂRİFET

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    TEVHÎD ve MÂRİFET Tevhîd, kadîm olanı (başı ve başlangıcı olmayanı), hâdis (sonradan) olandan ayırmak ve bundan (hâdis olandan) O’na (kadîm olana) yönelmektir. Kadîm olan yalnızca Allah Teâlâ olduğu için, tevhîd yalnızca O’nu görmek ve O’nu duymaktır. O’nunla birlikte hâdis olan şeyleri ve hatta kendi varlığını da görüp hisseden bir kimse, farklı mahiyetteki iki şeyi görüp duyduğu için tevhîd’ten uzaklaşmış ve ikiliği kabul etmiş olur. Kadîm ile hâdisin mahiyetleri birbirinden farklı oldukları için, hâdisin özellik ve sıfatları olan şekillilik...
  • Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi ve “Başkanlık Sistemi”

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Başkanlık sistemi yeryüzünde modern olup demokratik siyasetin zeminini en iyi şekilde kabul edendir. Siyasi düzlemde “Başkanlık Sistemi’ne” bakıldığı zaman Türkiye Cumhuriyeti milletinin egemenliğine yaslanan demokratik bir yönetim şeklidir. Bundan dolayı başkanlık sistemi, parlamenter sistem ve yarı olan başkanlıkla beraber modern demokratik bir yönetim sistemini ortaya koymaktadır.   Başkanlık sistemi diğer sistemlerin hepsinden apayrı ve doğru olan bir yönetim sistemidir. Başkanlık sistemi, yarı başkanlık ve parlamenter sistemlerden ço...
  • Cenevre depremi

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Bir hafta öncesinden Yunanistan Dışişleri bakanı Nikos Kocias tarafından sabote edileceğini yazdığım ve televizyonlarda da dile getirdiğim Cenevre Konferansı sonrasında, Rum lider Nikos Anastasiadis’in twitter mesajlarına göz attım, Rum tarafında neler olup bittiğini ve nelerin konuşulduğunu öğrenmek için. Bu yazımı yazana kadar Rum lider Nikos Anastasiadis’in attığı son yedi tweet aynen aşağıdaki gibi. 1 Aralık günü, Kıbrıs için yapılacak müzakerelerde karar almak yönünde sorumluluk aldım. Sonuçlar bu kararı desteklemektedir. Garantilerin...
  • İbretlik

    16 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    İBRETLİKTİR KESİNLİKLE OKUMALISINIZ Adamın biri bir gün bahçesinde otururken Hayvan dışkısından top yapan bir böceği görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş: - Ey Allahım! Her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın? Aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış. Derdine kimseler çare bulamamış. En sonunda bilge bir doktor ''Bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pi...
UA-36507442-2