logo

reklam

Demokratik Olmayan Seçimlerde Kürtlerin Bombalanması


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Demokratik olmayan seçimlerde Kürtlerin üzerine yağan bombaların hesabı…
Demokratik olan ülkelerde, demokratik olan seçimlerin her zaman gerçek manada yeni bir geleceğin, güzel yarınların olacağı müjdecisi olmuştur. Fakat Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinde demokratik olmayan seçimler olduğu için gerçekten de çok kötü bir müjdeci halini almıştır. Kürtlerin yoğunlukta olduğu coğrafyada ölümlerin, bombalamaların, kaosların, katliamların ve de oluk oluk akan kanların habercisi oluyor. Bırakalım Kürtleri, o coğrafyanın kahir deryasına yatan bütün canlı varlıkların adeta büyük bir korkulu rüyası olmaya da sebep olmaktadır. Katledilen canlarla birlikte yıkılan yuvaların, sevdiklerinden, yavuklusundan koparılan duyguların, halkın özgürlüklerine kol kanat geren yiğitlerin bedenlerinden ciddi anlamda akıtılan kanların kokusuyla yeşermekte olan vadilere daha ne kadar dayanılır ki?
Tüm metropollerde seçim atmosferleriyle ciddi manada başlayan linç girişimleri, kutsal topraklarda baş göstermekte olan kaygı verici gelişmeler, insanı da insanlık adına ciddi anlamda korkutup ürpertmiyor desek yalan olur!
Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinde özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesinde canlı olmak demek, bizleri yaratan cenabı hakkın yaratılış sebebini inkar eden insan kılıklı şirk tanrılarının gazaplarını hak etmek demek gibi bir şeyler meydana çıkmaktadır. Ya da şunu diyebiliriz ki bu daha çok ön planda olan bir şeydir. Yüce Yaradanın ilahi olan adaletine kafa tutan kravatlı ilahların, yaratan Rabbimize karşı ” bende her zaman, her yerde var olan yok etme tanrısıyım!” diyebilenlerin ciddi manada var oldukları bir daha kanıtlandığı gibi de; bütün bu olan biten durumlara rağmen sevinçlerini, umutları her daim “yeniden ve bir acaba” hayalleri ile bombalayan kişi ve kişilerle nasıl dost, nasıl kardeş, nasıl yakın olunur bilinmez!
Ne yazıktır ki, halkların kardeşliği, dostluğu ve de yüzyılların sımsıkı kardeşliği sloganlarıyla seçim arenasına çıkan Kürtlere cevaben Diyarbakır’ın İstasyon Meydanında vahşet senaryosuyla anlam vermeye ve de farklı anlamlar yüklemeye çalıştılar. Maalesef, Kürtlerin yaşamlarını her daim ipotek altına almanın arenasına dönüştürülmüş günler görebilmekteyiz!
Yapılan tüm seçimlerin başlangıçlarında, yeniden bir umut, yeniden güzellikleri hayal etmek, hayal edilenleri yaşama sevinçleriyle fıkır fıkır kıpırdaşan duyguların çok geçmeden hangi canlıların yavuklusundan, sevdiklerinden koparılmaya dönüşmektedir hemen.
Öldürülmeye her zaman müsait bir duruma getirilen ve de yok edilme noktasına getirilen insanlar, yakılan doğasıyla, barbarlıkların bin bir şiddetleriyle devrede olduğu bir coğrafyada yaşama şansızlıklarıyla karşı karşıya olan en kadim halklardan Kürtler…
Fakat yeniden, yine de, her ama her şeye rağmen, bu yorgun ve bitkin olan coğrafyada yaşamaya değer olan yaşamları tesis etmek, kardeşçe yaşamak, barış içerisinde yaşamak hayalden ibaret değildir, yeter ki hep birlikte sağlam adımlar, sağlam kardeşlik duyguları içerisinde adımlar atalım, yanı başımızda ve de özellikle kendi evlerimizin içerisinde yanıp büyüyen bu kahrolası yangına, kendi beyinlerimizde akan doğrularla beraber, yüreğimizin akıntılarıyla söndürmeye çalışalım…
Her zaman, her yerde, her noktada, her şekilde daima sağduyulu olalım, sağ duyulu davranalım. Provakasyonlara gelmeyen milletler olarak yaşamlarımızı en iyi şekilde yürütme sevdasıyla…
Esenlikler Dilerim…

 

” Mehmet KIZILKAYA “

Share
454 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Allahım..! İşlerin Hepsi Güzel.

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Adamın biri bir gün bahçesinde otururken Hayvan dışkısından top yapan bir böceği görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş: - Ey Allahım! Her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın? Aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış. Derdine kimseler çare bulamamış. En sonunda bilge bir doktor ''Bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pisliklerden 40 gün boyunca aralıksız yiye...
  • “ VƏTƏNÇİN ÖLƏNƏ ÖLÜ DEYİLMƏZ! ”

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

          Yenicə ATA olmuşdu. Valideyn olmağın sevincini yaşayırdı. SƏNGƏRDƏKİ dostları ilə bölüşdü, çin olmuş arzusunun səadətini. Həyata ilk qədəmlərini atan oğlunu görmək, onu qucağına almaq, cənnət ətirli qoxusunu duymaq üçün günləri sayırdı. Qəlbi ümidlər, arzular, xəyallar ümmanına çevrilmişdi... Amma düşmən gülləsi aman vermədi, oğlunun şirin qığıltısını eşitməyə. Onun beşiyi başında səngərdən, hərbdən, qanlı döyüşlərdən, qolları üstündə gözlərini yuman şəhid igidlərdən bəhs edən hekayətlərini birər-birər nəql etməyə. Ömrü qə...
  • Azadlıq Şəhidləri

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Allah yolunda öldürülənlərə(şəhid olanlara)”ölü deməyin”.Əksinə,onlar (Allah dərgahında) diridirlər,lakin siz bunu dərk etmirsiniz. “Bəqərə” sürəsi 154                        Azərbaycan tarixinin qızıl səhvələrinə bir ölməzlik dastanı yazdılar. Məğrur baxışları soyuq daşlara həkk olundu. Sabahı düşünmədən Azadlıq toxumunu torpağa səpdilər. Nə tank,nə güllə,nədəki ölüm yollarında döndərə bilmədi.Ürəklərdə əbədi məskən saldılar.Elə bir məskənki,məzarları belə olmasa bir millətin bir ulusun qəlbində yaşayacaqlar. İllər,əsirlər bel...
  • Yarını 1960 ile kıyaslamak

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Yarını 1960 ile kıyaslamak KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın Salı akşamı TRT HABER’de ve yerel televizyonlarda canlı olarak yayınlanan “Anadolu Soruyor” programında müzakereler ile ilgili yaptığı açıklamalar bana göre “Çok düşündürücü” ve kabul edilemezdir. Sayın Akıncı söz konmuşu canlı yayında hiç durmadan müzakereler sonrasını hep 1960 koşulları ve 1960 Cumhuriyeti’nde Kıbrıslı Türklerin Anayasal hakları ile karşılaştırdı ve bir çözüme varılırsa nasıl bu koşullardan daha ileriye gideceğimizden bahsetti. Sayın Akıncı’ya gör...
UA-36507442-2