logo

reklam
30 Mayıs 2017

Darbe komisyonundan Hükümete `cemaat` uyarısı!

TBMM Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu raporunda, Türkiye’deki cemaatlerin şeffaf ve denetlenebilir olması için akredite edilmesi önerildi.

15 Temmuz FETÖ Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu, görev süresinin bitmesinden yaklaşık 5 ay sonra taslak raporunu açıkladı.

Taslak raporda, FETÖ’nün ortaya çıkışı, gelişimi ve yapısıyla; FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi, kronolojik seyir ve bastırılması ve FETÖ tarzı örgütlenmeler ile demokrasiye yönelik her türlü müdahalenin önlenmesi hususunda tespit edilen sorunlarla, alınması gereken tedbirler yer aldı.

Taslak raporda, dini oluşumlarla ilgili sorun alanlarına dikkat çekildi ve cemaatlerin şeffaf ve denetlenebilir olması için akredite edilmesi de yer aldı. Raporda, dini cemaatler ve devlet ilişkisine yönelik tespitler ve atılması gereken adımlar sıralandı:

İŞTE O ÖNERİLER: HUKUKİ DÜZENLEME YAPILMALI

“Cemaat yapılarının çoğu açık, şeffaf ve esnek olmaktan uzak olup, genellikle faaliyetlerini gizlilik içinde ya da denetimlerden uzak şekilde yürütmektedir. Bu yapıların toplum yararına çalışıp çalışmadıkları hususunun kim ya da hangi kurumlarca akredite edileceği ciddi bir sorundur.” “Bu görevin tek başına Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yerine getirilmesi mümkün görünmemektedir. Bu oluşumların sosyal ve dini meşruiyet, denetim, hukukilik, mali yapının şeffaflığı gibi kriterler bakımından akredite edilmesi ve bu tür faaliyetlerin genel bir meşruiyet zemininde yürütülmesinin temin edilmesi, bu alanda üzerinde dikkatle ve etraflıca düşünülmüş hukuki düzenlemeler gerektirmektedir. ”

DİNDARLARI BASKI ALTINDA TUTAN MİLİTAN LAİKLİK’TEN…

“Dindarları baskı ve zan altında tutan agresif ve militan laiklik yerine, inanç ve düşünce çoğulculuğunu koruyan ve güvence altına alan bir laiklik algısı üzerinde durulmalıdır. Böylece dini fanatizm ve dogmatizmi besleyen tektipçilik önlenmiş olacaktır.”

RTÜK’E İLAHİYAT HOCA GETİRİLMELİ

“Yüzlerce özel dini kanaldan, toplumun kafasını karıştıracak, onları dini görünümüyle farklı mecralara sürükleyebilecek zararlı, bölücü, kışkırtıcı, kin ve nefret söylemi taşıyan, şiddet ve teröre özendiren yayınlar karşısında ne yazık ki RTÜK dışında hiçbir denetim bulunmamaktadır.”  FETÖ’nün çok sayıda medya organını çok etkin bir biçimde kullandığı unutulmamalıdır. Acil bir tedbir olarak RTÜK bünyesinde en az birkaç yetkin ilahiyat hocasının veya Din İşleri Yüksek Kurulu üyesinin daimi üye olarak istihdam edilmesi uygun olacaktır. Bir taraftan inanç özgürlüğü teminat altına alınırken, diğer taraftan da Diyanet İşleri Başkanlığı’nın takviye edilmesi gerekmektedir.

İÇ GÜVENLİK MESELESİ

“Son yıllarda çeşitli dini yapıların, Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan bağımsız ve izinsiz olarak kendi binalarında cuma namazı kıldıkları, kendi anlayışları çerçevesinde hutbeler okuyup vaaz ettikleri bilinmekte ve bu gittikçe de yayılmaktadır. Bu durum, dini bilginin sıhhati ile ilgili olmasının dışında aynı zamanda bir iç güvenlik meselesi haline dönüşmektedir. Bu hususta devletin yeterli düzenlemeleri yapması ve bu tür dini faaliyetlerin de şeffaf, denetlenebilir olması gerekmektedir.”

KAYNAK: HABERTÜRK

Etiketler:
Share
186 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+2 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

UA-36507442-2