logo

reklam

DARBE KOMİSYONU SUÇLU ARIYOR


facebooktwitter
Necdet Cemal OCAK
ncocak@gmail.com

Geçmiş yıllarda da komisyonlar gördük. Hiç birinden sonuç çıkmadı. Bu komisyonlar bir işe yarıyor. CHP ve HDP’li vekiller şov yapıyor, biz izliyoruz.

HDP’li vatan haini vekilleri hala adam yerine koyup komisyona falan dâhil ediyoruz. Meclise bile sokulmayacak adamlar mahrem bilgiler görüşülen komisyonlara dâhil ediliyor.

Komisyon geçmiş dönemlerde etkili ve yetkili olan kişileri dinliyor. Verilen ifadeler medyaya yansıyor. Görüyoruz ki FETÖ dene yapının oluşmasında hiç birinin sorumluluğu yok.

Emekli Tümamiral Soner Polat “ Işık Koşaner paşadan sonra silahlı kuvvetler büyük yıkım yaşadı” diyor. Koşaner paşa da “ Yaş kararlarından sorumlu olmak istemedim” diyor. Bu darbeci vatansız, Allahsızlar Koşaner paşadan sonra mı yuvalandı Silahlı Kuvvetlerde? Zaten o makamlar sorumlu olunmadan oturulan makamlardır.

Diğer yandan Hilmi Özkök paşa “ biz 2004 MGK’da hükümeti Fetö’ye karşı uyardık” diyor. Uyarınca görev bitiyor tabi. 2004 yılında Ak parti hükümet olmuştu ama daha iktidar olamamıştı. Her kürsüye çıkan “irtica” nutku atıyordu. Bu tarihten 3 yıl sonra “irticanın odağı olmaktan” kapatma davasının açıldığı bir partiyi “uyardık” diyor. Uyarsan ne olur, mücadeleyi yanlış yapıyorsun.

Diğer yandan Başbakan Binali Yıldırım “bizde bylock’cu yok, Fetö’cü de barınamaz” diyor. Hakan Şükür gibileri zaten Ak partide değildi. Kasım 2015 seçiminde vekil listesini Erdoğan bizzat kontrol etmeseydi, şimdi kaç Fetö’cü var görürdü millet.  “Fetö ile mücadelede arkamda sadece millet vardı” diyen Erdoğan şaka yapıyor herhalde.

Konuyu araştıranlar bu terör örgütünün 70’li yıllardan beri faaliyette olduğunu söylüyor. O yıllardan bu yana her kurumun başındaki insanlar bu işten sorumlu. Kimse benim dahlim yok demesin.

Fetö denen örgüt bildiğimiz sağ veya sol gibi değil. Her parti ve kurumda örgüt üyesi olabilir. Çünkü ideolojileri yok, dinleri yok, vatan sevdaları yok. Onun için yıllarca sinsi şekilde bütün kurumları ele geçirmişler.

TSK’nin üst kademelerinde yer alanlar bu tehlikeyi sezmişler. Daha önce de yazmıştım bunu. Ancak at gözlüğü ile baktıkları için düşman doğru teşhis edilememiş. Laiklik, irtica, cumhuriyet faziletleri derken bütün islamı hedef alan bir mücadele yürüttüler. Her namaz kılanı, her oruç tutanı düşman bellediler. Hâlbuki onlar inançları gereği aslında vatanına ve milletine daha iyi hizmet eden insanlardı.

Bu iddiamı biz kez daha tekrarlıyorum. Yaş kararları ile ordudan irtica suçlaması ile atılanlar bunlardı. Çünkü Fetö mensupları için bunlar tehlike idi. Gizlenmeleri, kamufle olmaları için komuta kademesini bunlarla meşgul ettiler. Kendileri görünür şekilde namaz kılmıyor, içki içiyordu. Samimi dindar kamufle olmak için içki içmez çünkü.

Tehlikeyi görme, hedefi yanlış tespit et, sonra “biz ikaz etmiştik” de. Bu insanı sorumluluktan kurtarmaz. Basın toplantısında “bu gördüğünüz borudur” demekten başka şeyler olmalıydı. Bunları yapmayıp “sorumlu olmamak için istifa ettim” de.

Zihniyet islamla bağdaşmadı hiç biz zaman. Bir müslümanın başbakan olmasını içine sindiremedi Kemalist sistem. Onun için gerçek tehlikeyi göremediler. 15 Temmuz’da asıl vatanseverlerin bunlar olduğunu gördüler. Kemalistler de evlerinde Nutuk okuyarak, makarna stok yaparak, dua ederek darbeye katkı sağlamaya çalıştılar. Çünkü Kemalistler darbe yapıyor sandılar.

Siyasiler de yıllarca bu tehlikeyi görmedi. Zaman zaman böyle bir cemaat var dense bile oy deposu olarak görüldüğünden üstü örtüldü. Ecevit’in partisinde bile Fetö’cüler vardı. Demirel, Ecevit, Özal döneminde bile bu örgüt kollandı. Tek başına Ak partiyi suçlamak haksızlık olur.

Bu örgütün aslında ABD tarafından yönetildiğini tespit etmesi gereken kurum MİT olması gerekirken, MİT’in adındaki Milli kelimesinden başka Milli bir yönü yoktu. CIA’nin Türkiye şubesi olarak çalışıyordu. Bilgiyi kimden alacaktık?

Şimdi ne yapmak lazım ona bakmak gerekir. Sorumlu mevkilerdeki insanların hepsi Ya uymuş ya da “nemelazım”cılık yapmıştır. “Benim zamanımda olmasın da sonra kim ne yaparsa yapsın.” Bu zihniyetle ülke idare edilmez, makamlar işgal edilmez. Makam, iş görecek insanların oturacağı yerlerdir. Korkakların, bana ilişilmesin diyenlerin, sorumluluktan kaçanların sepet gibi oturacağı koltuklar değildir.

Hepiniz sorumludur beyler. Hepiniz uyumuşsunuz. Kimsenin kellesini istemiyoruz. Sorumlu makamda olanlar oturup birlikte çözüm üretsinler. Daha önce o makamları işgal edenler bildikleri varsa paylaşsınlar. Sizin değil ama darbede yer alan bütün fetö’cülerin kellesini istiyoruz.

 

28.10.2016

 

 

 

 

 

 

Share
662 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ZALİMDEN DAVACI OLMAK

    03 Aralık 2016 KÖŞE YAZARLARI

    Kıyamet gününde Allâhü Teâlâ Hazretleri, insanları yüzleştirecektir. O gün, zalimlerin ayak takımları zalimlerden davacı olacaktır. Zalimlerin ayak takımları, zalimlere, dünyada iken sizin için çalışıyorduk, haydi bizi kurtarın diyeceklerdir. Zalimler, ayak takımlarıyla beraber cehennem ateşindedirler. Bu hakikati Allâhü Teâlâ Hazretleri, böyle beyan ediyor: O vakit o metbû/reis olanlar –azâbı görerek- tâbi olanlardan teberri edip uzaklaşmışlardır. Aralarındaki bütün râbıtalar/bağlar didik didik kopmuştur.166 Tâbi olanlar da şöyle demektedi...
  • ASGARİ ÜCRET ARTIRILMALIDIR

    03 Aralık 2016 KÖŞE YAZARLARI

    ASGARİ ÜCRET ARTIRILMALIDIR Yeni yıla ait asgari ücret komisyonu toplantıları başladı. Her iki taraftan uygun bir şekilde anlaşılarak; toplantının sona erdirilmesi ve her iki tarafın da bu toplantıların sonucunda elde edilecek değerlendirmelerden memnun olarak ayrılmaları temennimizdir. Asgari ücret çalışanların alacakları ücret açısından değerlendirilmesinin yapıldığı bir toplantıdır. Ancak, bu toplantı da ele alınması gereken önemli hususlardan bir tanesi de; çalışma hayatını düzenleyen kuralların, düzenlenmesi ve her ne pahasına olursa olsu...
  • EHLiBEYT SEVGİSİ

    02 Aralık 2016 KÖŞE YAZARLARI

    Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Hazretlerinin aile efradına, hane halkına, hanımlarına, çocuklarına, zürriyetine ve akrabalarına ehl-i beyt denilir. GİRİŞ11.11.2013 Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretlerinin ehl-i beytini sevmek vaciptir. -"De ki: Buna karşılık sizden, yakınlıkta sevgiden başka bir ecir istemem!” Ve her kim çalışır, bir güzellik kazanırsa ona onda daha ziyâde bir güzellik veriririz; çünkü Allah gafûr'dur şekûr'dur!" Eş-Şûrâ: 42/23, Ehl-i beytin fazileti hakkında Peygamber Efendimiz (sa...
  • Hayırlısını Dilemek

    01 Aralık 2016 KÖŞE YAZARLARI

    Her şeyin sahibi ve maliki, her şeye kadir, sonsuz kerem ve ihsan sahibi Cenab-ı Allah’a sonsuz hamdler olsun. Kâinatın sertacı, merhamet ve heybet peygamberi Muhammed Mustafa (s.a.v.)’ya; Onun pak ehl-i beytine, seçkin Sahabelerine ve tüm takipçilerine salat ve selam olsun. Beşer olarak şu imtihan dünyasında önümüzde var olan engelleri aşabilmek için Allah’ın rahmet ve inayetine çok muhtacız. Hayatımızda attığımız adımların, yaptığımız işlerin, niyet ve beklentilerimizin Allah’ın rızasına uygun olması elbette akıbetimiz açısından ç...
UA-36507442-2