logo

reklam

DARBE DEĞİL VAHŞET….


facebooktwitter
Nevzat ERTEKİNOĞLU
nevzatertekinoglu@hotmail.com

Çok değil daha gezi olaylarına kadar Fetullah Gülen ve hareketine sempati duyan biriydim ve özelliklede gezi olaylarında onları savundum(Gerçi savunduğum polislerdi, karşı olduğum yakıp yıkmalardı). Özellikle üniversiteden ve meslektaşım olan birçok arkadaşımda bu nedenle benimle konuşmadı bir süre…

 

Durun hemen Paralelci demeyin-)…Rahmetli Bülent Ecevit Zamanında devletin Bu zata değer verdiğini, Cumhurbaşkanımızın da bir zamanlar aynı şekilde bu zata hürmetini de unutmayalım. Nerden bilsinler insanların içlerini? Benim sempati sebebim; Muhafazakâr ve Vatansever biri olmam nedeni ile o grubun yaptıklarıydı. Düşünsenize Afrika’nın en ücra köşesinde Küçücük çocuklar Hep Bir ağızdan Türkçe İstiklal marşı okuyordu, benim için muhteşem ve gurur verici bir şeydi bu. Sadece Afrikada mı? Dünyanın birçok Ülkesinde de durum farklı değildi. Ayrıca İnançlı bir nesil yetiştirmeleri de sempati duymamın bir başka sebebiydi. Hiçbir şekilde hareketin içinde veya onlarla ticari bir bağlantım olmadı Allaha şükür.

 

Gelelim sonrasına; Dış işleri Bakanlığının dinlenmesi, Özellikle Mit Tırlarının durdurulması benim için kırılma noktasıydı. Devlet sırrının deşifre edilmesi , hemde görevlilere terörist muamelesi yapılarak bu işin yapılması ve yabancı kaynaklarla Türkiye’deki bazı yerlere servis edilmesi benim kabullenemeyeceğim bir şeydi. Benim için her zaman aslolan Vatan ve Devlettir. Söz konusu Vatansa gerisi teferruattır.

 

Tarih 15 Temmuz, Evde haber seyrediyorum ve birden tankların köprüyü kapadığını gördüm. Kritik bir süreçten geçtiğimiz için alınan bir istihbarat nedeniyle böyle bir şey olduğunu düşündüm hemen herkes gibi.

Ancak gerçek anlaşılmaya başlanınca şok oldum ve kabullenemedim. Kanım kaynadı, yerimde duramadım. Darbe, asla ve asla kabul etmeyeceğim bir şeydir. Darbenin Sağcısı solcusu olmaz, zira darbeciler hem sağdan hem soldan, üstelik kendilerince eşitlik olsun diye(80’de olduğu gibi) masum insanlara acımayan bir yapı ve yönetimdir. Darbe her açıdan en az 20 yıl geriye gitmek demektir. İşte bu nedenlerle hiç tereddüt etmeden fırlayıp sokağa çıktım.

 

Şükür ki benim gibi, İRADESİNE İPOTEK İSTEMEYEN VE CANI PAHASINA DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKAN MİLYONLAR SAYESİNDE BAŞARILI OLAMADILAR.

 

Detaylar belli oldukça bunun ne kadar vahşi, terörist ve aşağılık bir girişim olduğu ortaya çıkıyordu. Düşünebiliyormusunuz? Devletin uçaklarıyla, Meclis bombalanıyor, Devletin yani halkın helikopterleriyle halka acımasızca kurşun yağdırılıyor, Reis-i cumhurun (Kim olursa olsun) kaldığı otele en seçkin birliklerle operasyon yapılırken bir yandan da yine helikopterle aynı otel ve korumalar taranıyor. Tanklar acımasızca halkın üstüne sürülüyor(vücudu parçalara ayrılan vatandaşlarımız oldu), yine nokta atışıyla ve rastgele halkın üzerine ateş açılıyordu. Emniyet müdürlüğü, Mit, Belediye, Cumhurbaşkanlığı Sarayı bombalanıyor, en süper polis birliği olan özel harekat bombalanıyordu. F-16 Uçaklar Cumhurbaşkanının Ata uçağını vurmak için havada saatlerce sorti yapıyor(demek ki  yakıt ikmal uçakları da varmış), Pilotun zekice Uçağı yolcu uçağı kodu kullanmasıyla da cumhurbaşkanı kurtuluyordu.

Rabbim bunlara ve bunlar gibi olanlara fırsat vermesin. Daha yazacak çok ince detaylar var, inşallah onları da bir sonraki  yazımda yazacağım.

 

DARBELERLE SUSTURULAN EZAN SESİNDEN, EZAN İLE SUSTURULAN DARBE GİRİŞİMİNE….

 

Demokrasi dolu Gelecek Dileğimle..

 

YAZAR – MALİ MÜŞAVİR

NEVZAT ERTEKNOĞLU

nevzatertekinoglu@hotmail.com

Share
794 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ÇANAKKALE RUHU CANLI TUTULMALI

    28 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Papatya Yayınlarından Mustafa Turan’ın "Destanlaşan Çanakkale"  kitabında anlatılanlara göre, yıllar önce eğitim sistemimizi incelemek üzere Japonya’dan bir heyet Türkiye’ye gelir. İnceleme tamamlandıktan sonra MEB yetkilileri, Japon heyetinden hiç beklemedikleri bir tepki almıştır. Konuk heyetin, dönemin Başbakanı rahmetli Turgut Özal’ın huzurunda dile getirdikleri acı gerçek şöyledir: “Türk eğitim sisteminde milli ruh yok...” Sonra şöyle devam etmişler: “Biz, eğitime şok testler uygulayarak başlarız. Önce çocukları uçak kadar hızlı gid...
  • Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”

    27 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Anastasiadis, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile 23 Mart günü yaptığı görüşmeden sonra bir açıklama yaptı. Bu açıklamanın satır aralarında kullandığı kelimeler ibretlik. Bizim içimizde kendilerini “Türkçe konuşan Kıbrıslı” diye tanıtanlara hayal içinde olduklarının dersini veriyor Anastasiadis.  Görüşmeden sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Anastasiadis, Guterres ile Eide arasında farklı bir yaklaşım saptayıp saptamadığı sorusu üzerine yaptığı açıklama içinde yer alan bir paragraf aynı aşağıdaki gibi, kelimesi kelimesine: “Farklı ...
  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
UA-36507442-2