logo

reklam

Cyprus-On-Road (1)


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Halkımızın büyük bir kısmının hız ölçen sabit sürat kameralarından büyük boyutlarda şikayetleri var. Bir taraftan asgari ücrete orantılı olarak çok fahiş konumdaki yüksek ceza ücretleri vatandaşı mali açıdan zora sokarken, diğer taraftan da acımasız puanlar üç-beş tane dikkatsiz sürüşten sonra vatandaşı ehliyetsiz bırakmakta.

Üstelik ülkemizde toplu taşımacılığa yönelik hiçbir çalışma yok.Ne düzenli ve devamlı bir otobüs seferi var, ne tramvay, ne metro, ne de düzenli minibüs seferleri.

Mevcut otobüsler, gece belli saatlere kadar, şehir içinde en geç 21.30 veya o civarlarda sefer yapıyorlar. Şehirler arası minibüsler ise 18.30’a kadar… KKTC’de arabanız yoksa yandınız demektir. Hükümet halkın en büyük gereksinimi olan toplu taşımacılığa yönelik hiçbir yatırım yapmamış bu güne değin.

Gerçekte KKTC hükümeti kurulduğu günden beri sendikaların esiri olmuş, topladığı bütün gelirleri sadece memurlara maaş olarak ödemekte, elinde para kalmadığı için de halka hizmet verememekte. Devlette çalışan ve emekli olmuş yaklaşık 33 bin kamu görevlisi, çalışma yaşındaki geri kalan 150 bin kişinin hakkını yemekte, onlara hizmet götürülmesine engel olmakta aldıkları yüksek maaşlar nedeni ile. Fakire fukaraya, dullarımıza ve yetimlerimize geçinmeleri için ortalama 600 ile 900 lira arası maaş ödenirken, işe bile gitmeyen devlet memurlarına beş-altı bin lira maaş ödenmekte.

İşe yaramayan memuru atsan atamazsın, satsan satamazsın KKTC’de. KKTC devleti maalesef bu memurları ölene kadar ödüyor, başkalarının cebine el atıp, boğazından ve rızkından keserek. Üstelik bu ülkenin memur olmayan vatandaşına öyle bir kazık atılmış ki, inanılır gibi değil. Memurların kendilerinin ödemesi gereken emekli maaşı primini ve emekli ikramiyesi primini de vatandaşın sırtına yüklemişler. Memurlar yüzde 3 gibi son derece komik bir prim öderken, geri kalan yüzde 35’ini de vatandaşın sırtına yüklemişler. KKTC halkının sırtında büyük bir kambur haline gelmiş bu tembel ve verimsiz memurların primlerini de maalesef vatandaşlarımız ödemekte.

KKTC hükümeti hazinede memur maaşlarından arta kalan para olmadığı için halka yönelik toplu taşıma sistemi kuramamış bu güne değin. Bu nedenle de birçok bölgemize sefer yapan toplu taşıma araçları mevcut değil. Vatandaş açıkçası kendi aracına mahkûm edilmiş. Bunu fırsat gören hükümetler de, dolaylı vergi gelirinin hatırı sayılır bir kısmını yakıt üzerine gümrük, fon koyarak, yol vergisini her yıl acımasızca arttırarak, uygulaması 1950’li yıllardaki İngiliz sömürge dönemi idaresinden kalan ve amacı vatandaşa hizmet vermek değil, tuzağa düşürüp ceza almak olan “Araç muayenesi”nde ve de trafik cezalarında bulmuş.

Trafik cezaları tam bir baş belası vatandaş için.En küçük bir hatada, zaten kıt kanaat geçinen vatandaşın cebinden yüklü bir miktar parayı almakta, üstelik bir de ceza puanı vermekte. Bu sistem, vatandaşı eğitip trafik kurallarına uygun olarak araç sürmesine yönelik olacağına tamamen cezalandırmaya yönelik maalesef.

Trafik hız kameralarının rengi bile insanoğlunun gözünü aldatacak ve görülebilmesini en aza indirecek bir renk ve ışığı yansıtmayan boya türü ile boyanmış….. (devam edecek)

Ata ATUN

27 Ocak 2016

Share
229 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Allah İçin..

    21 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aşağıdaki iki hadise dikkat edelim. Çok mühim! (İyi işe vesile olan, hayatında ve öldükten sonra da o işi yapanlar kadar sevap kazanır. Kötü işe ön ayak olana da, bu iş terk edilinceye kadar, bunun günahı yazılır.) (Bütün ibadetlere verilen sevab, Allah yolunda gazaya verilen sevaba göre, deniz yanında bir damla su gibidir. Gazanın sevabı da, Emr-i maruf ve nehy-i anilmünker sevabı yanında, denize göre bir damla su gibidir.) Şu halde, günah olan işlere yardımcı olmak, o günaha ortak olmak demektir. İnsanlığın dünya ve ahiret saadeti ...
  • NEREDE DEVLET – BURADA DEVLET

    21 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Gururlanmamak mümkün mü? Pazartesi gecesi (16.01.2017) saat 23:40 Reina katliamı sanığını Türk polisi, tek kurşun atmadan kimsenin burnunu kanatmadan, 20 dakikalık bir operasyonla dünyanın en iyi yetiştirilmiş 4 dil bilen DEAŞ’lı terörist (adına kurban ola) Abdülkadir Maşharipov’u hücre evinde, hemde suç ortaklarıyla canlı olarak yakalamıştır. Olaya, bir katil yakalama diye bakarsak gerçekten basit bir vakadır. Ama burda bir katil değil, dünya’yı rahatsız eden ve binlerce insanı katleden, yurdundan, yuvasından eden, dünya’yı yeniden dizayn etm...
  • Allahım..! İşlerin Hepsi Güzel.

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Adamın biri bir gün bahçesinde otururken Hayvan dışkısından top yapan bir böceği görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş: - Ey Allahım! Her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın? Aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış. Derdine kimseler çare bulamamış. En sonunda bilge bir doktor ''Bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pisliklerden 40 gün boyunca aralıksız yiye...
  • “ VƏTƏNÇİN ÖLƏNƏ ÖLÜ DEYİLMƏZ! ”

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

          Yenicə ATA olmuşdu. Valideyn olmağın sevincini yaşayırdı. SƏNGƏRDƏKİ dostları ilə bölüşdü, çin olmuş arzusunun səadətini. Həyata ilk qədəmlərini atan oğlunu görmək, onu qucağına almaq, cənnət ətirli qoxusunu duymaq üçün günləri sayırdı. Qəlbi ümidlər, arzular, xəyallar ümmanına çevrilmişdi... Amma düşmən gülləsi aman vermədi, oğlunun şirin qığıltısını eşitməyə. Onun beşiyi başında səngərdən, hərbdən, qanlı döyüşlərdən, qolları üstündə gözlərini yuman şəhid igidlərdən bəhs edən hekayətlərini birər-birər nəql etməyə. Ömrü qə...
UA-36507442-2