logo

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN: KUTLU VE ONURLU YÜRÜYÜŞÜ…


halil pekdemir
halil@pekdemir.com

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN:
KUTLU VE ONURLU YÜRÜYÜŞÜ…
Kutlu Başkan, Reis, Milletin adamı… Adına hangi güzel yakıştırmayı yaparsanız yapın onun bu ülkeye ve bu millete yaptığı hizmetleri ifade etmekte zorlanacağı, kelimelerin kifayetsiz ve cümlelerin devrik kalacağı bir liderin yaşadığı zaman diliminde yaşamak ve onun şahsi manevisine şahitlik etmek, şahsım için büyük bir onur kaynağı ve gelecek kuşaklara nakledeceğim bir övünç olacaktır…
Şan ve şeref gibi kavramlardan uzaklaştırıldığımız son yüz yılda, ancak şanlı ecdadımızın yüzyıllar önce kazandığı zaferlerle gönlümüzü teskin ederken, kurtarılmaya muhtaç, sahte kahramanların, boy gösterdiği siyaset arenasında, imansız ruhlardan hidayet bekleyen bir toplumu, 14 yıllık bir zaman içerisinde idealize eden, Ezan, Bayrak ve millet sevdası ile hemhal eden “Büyük lider Erdoğan’ın” gerek Batılı küffara karşı ve gerekse içimizdeki “Haçlı aşıklarına” karşı verdiği onurlu mücadele ve kazandığı zaferler, bizi yeniden büyük millet olduğumuz bilinciyle buluşturmuştur.

Vatan ve millet uğruna bir insanın benimsediği ideali ne kadar büyükse, ülkeye giden yoldaki bütün ideallerini gerçekleştirir. 2002 yılından bu yana bütün ideallerini gerçekleştirme de halkımızın güvenine mahzar olan Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin gücüne ve parlak geleceğine ilişkin endişesi hiç olmamıştır. Aziz milletimizde bu konudaki öz güvenini ve başarıya inancını asla kaybetmeyerek, R.Tayyip ERDOĞAN’I 12. Cumhur Başkanı sıfatıyla da 10 Ağustosta kucaklamış ve bağrına basma heyecanı ve onurunu yaşamıştır…

En büyük milliyetçilik, yüzde 100 milli olan ve bu topraklarda doğmuş, büyümüş, hizmet etmiş, içimizden biri olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı 2019 da tekrar cumhurbaşkanı seçmektir.. Gerçek milliyetçilik ülkeyi çok sevmekle ve yapılan hizmetle ölçülür. Ülkemize yapılan dev projelere karşı çıkmak ya da karşı çıkanlarla kol kola girmenin adı milliyetçilik değildir. Bunun adı ekmek yediğin tekneye pislemektir, bunun adı ihanettir

Hiç şüphe yok ki, onurlu bir gelecek, ancak buna inanların ve bu inancı ayakta tutanların eseri olacaktır. Halkımızın temel hedefi, ülkemizi 21. Yüzyılda barış ve istikrarın teminatı olan güçlü lider ülke konumuna getirmek için gerekli tüm şartları hazırlayıp her alanda zihni ve kurumsal yenilemeyi mümkün kılacak olan R.Tayyip Erdoğan’ı Cumhur Başkanlığı makamına taşımıştır. Önce 2023, ardından 2053 ve 2071’e her geçen gün, her geçen yıl daha da güçlenen, daha da büyüyen ve daha da zenginleşen bir Türkiye idealiyle inançla, güvenle, kararlılıkla yürümeye devam etmek istemesidir.

R.Tayyip ERDOĞAN, Türkiye’nin onurlu geleceğini milletinden alacağı güç ve yetkiyle, yine milletimizle birlikte hazırlayacaktır. İnanıyoruz ki, ekonomiden sosyal hayata, siyasi yapımızdan dış politikaya kadar her alanda ülkemizin onurlu geleceğini inşa süreci, Türk milletiyle beraber onun ortak özlemidir ve Başbakan R.Tayyip ERDOĞAN, bu gün bu özlemin sesi ve güvencesi olarak tarihin ve milletimizin huzurundadır. İnanıyoruz ki, 2002 yılından bu yana uzanan yürüyüş, Türk insanı ve Türkiye için kutlu ve onurlu bir yürüyüştür.

Görülüyor ki, R.Tayyip ERDOĞAN’IN stratejik hedefi, ülkemizi barış ve istikrarın teminatı, güçlü ve lider bir ülke konumuna getirmektir. Bu amaçla siyasi, sosyal ve ekonomik beklenti ve ihtiyaçların karşılanması için gerekli bütün tedbirleri alarak köklü reform süreçlerini kendi dinamikleri içinde sonuçlandıracaktır.

Şöyle ki..
• Demokrasinin bütün kurum ve kuruluşlarıyla işletilerek; demokratik siyasi kültürünün yerleştiği, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, kanunluluk yerine en geniş anlamda hukukun üstünlüğünün tesis edildiği ve her alanda adaletin hakim kılındığı siyasi ve hukuki bir düzenin oluşturulması,

• Başta kamu yatırımları olmak üzere, yatırımların ileri teknoloji gerektiren ve katma değeri yüksek mal ve hizmet üreten alanlara yönelmesini ön gören bir sanayileşme stratejisi ile istikrarlı ve sürdürülebilir bir büyüme yapısının tesisini,

• Rekabetçi piyasa ekonomisini ve özel teşebbüsü esas alan, kaynakların rasyonel kullanıldığı, yeterli yatırım ve üretiminin sağlandığı, adil bir gelir bölüşümününün tesisini,

• Eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik gibi temel ihtiyaçların tümüyle eksiksiz olarak karşılandığı, insan onur ve haysiyetine yakışır sosyal düzenin devamlılığının sağlanması,

• Belirlenmiş politikalara göre tavır alan değil, dünya ölçeğinde, siyasi, sosyal ve ekonomik politikaları yönlendire, öncelikle bölgesinde süper güç, 2023 yılında da ‘’Lider ülke’’ olmayı hedefleyen bir dış politikanın uygulanmasını,

• Bir sembol ve anlaşma aracı olmanın ötesinde, bizi millet yapan temel kıymetlerden biri olduğu gerçeğinden hareketle, yüzlerce kuşak boyunca atalarımızın düşünce ve tarihi tecrübelerin katkısıyla şekillenen milli ve manevi kültürümüzü sahiplenmesi ile Kültür ve ahlaki yozlaşmanın giderilmesi için, bilgili ve şahsiyet sahibi nesillerin yetiştirileceği bir eğitim sisteminin oluşturması,

 

• Avrupa ile siyasi ve ekonomik bütünleşme ve AB üyeliği hedefinin gerçekleşmesi için gereken çaba ve sorumluluğa, günübirlik siyasi mülahazaları aşan milli ve gerçekçi bir bakış açısıyla yaklaşılmasını,

• Avrupa ve Balkanlar, Kafkasya, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ve Ortadoğu ülkeleri ile ilişkileri en üst seviyeye çıkararak, bu ülkelerle ekonomik, sosyal, siyasi ve kültürel alanlardaki iş birliğinin zenginleştirilmesini,

• Milletimize evrensel normlarda hizmet sunulması için ‘’ devlet millet için vardır’’ anlayışından hareketle, vatandaşa hizmeti ve vatandaşın güvenini esas alan, e- Devlet’in hâkim olduğu, etkin ve verimli çalışan, şeffaf kurum ve kurallardan oluşan ‘’Akıllı Devlet’’ in tesisini hedeflemektedir.
Saygılarımla.

Halil PEKDEMİR

15 Temmuz 2017

Etiketler: » » » » »
Share
151 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ateşin Yakmadığı Peygamber!HZ. İBRAHİM..

    22 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ateşin Yakmadığı Peygamber!HZ. İBRAHİM.. İbrâhim aleyhisselâm putlarını paramparça ettiği cahil kavminin hâlâ putların âcizliğini göremeyip akıllarını kullanmamaları karşısında hayretler içinde kaldı ve onlara, “Size de, Allah'ı bırakıp taptıklarınıza da yuh olsun! Hala aklınızı başınıza almayacak mısınız?” diye seslendi. Buna karşılık kavminin önde gelen zalimleri: “..’Eğer bir şey yapacaksanız, İbrâhim’i ateşe atıp yakın, böylece ilahlarınıza yardım edin!’ dediler.” Böylece zalimler Hz. İbrâhim aleyhisselâm hakkında tuzak kurup plan yaptılar...
  • Milletin Akıl ve Feraseti Darbeye Dur Dedi

    21 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Akıl, düşünme, muhakeme ve doğruyu yanlıştan ayırma melekesi olmakla beraber, bunun fert olarak herkeste aynı olması gerekmez. Burada esas olan aklı iyi ve yerinde kullanabilmektir. Bu da aynı zamanda bir metot ve yöntem bilim işidir.   Akıl, ister Descartes’in dediği gibi bazı fikirleri ister birlikte getirsin, isterse getirmesin; bu meleke eşya ile münasebetlere girdikçe yani tecrübe kazandıkça gelişir; muhteva kazanır. Mühim olan bu muhtevayı nasıl ve nereden kazandığıdır. Aklın çalışması, zihnin faaliyeti demektir. Zihnin çalışma...
  • ŞİKE MEDYAYA DÜŞTÜ “Urfaspor’a yapılan haksızlığın bedeli ödenmeli”…

    21 Temmuz 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, Şanlıurfa, SÜRMANŞET

    Spor bir moral, bir beraberlik, bir milli duruş ve dayanışma kültürüdür. Şanlıurfa nın 1969 dan bu yana profesyonel futbol liglerinde oynayan futbol takımı Urfaspor, maalesef uzun yıllardır siyasi entrikalara ve ikballere alet ve kurban edilmektedir. Spor bedensel fonksiyonlara kolaylık ve sağlığa zindelik ve enerji katan, kural ve centilmenlikle bütünleşmiş hareketler organizasyonudur. Şanlıurfaspor 2016-17 dönemi Futbol Federasyonu lig maçlarında istenilen başarıları elde edememesine rağmen, yinede Şanlıurfa halkı tarafından sevgi ve...
  • BİNDİRİLMEDİĞİ TRENE MAKİNİST OLDU

    21 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ile tanışıklığımız, Şanlıurfa SSK Başhekimliği döneminde başarılı hizmetlere imza attığı yaklaşık 20 yıl öncesine dayanır. Anadolu Ajansı’ndan 1998 yılında emekli olduktan sonra Şanlıurfa’ya dönüp çıkardığımız yerel gazetede Fakıbaba’nın güzel çalışmalarını sık sık kamuoyuna duyurduk. 2004 yılında AK Parti’nin Şanlıurfa Belediye Başkan adayı olduğunda da yine Fakıbaba’nın yanındaydık. O zamanlar aramızdan su sızmıyordu. Ta ki belediye başkanı seçildikten sonra bir köşe yazarımızın yaptığı el...
UA-36507442-2