logo

reklam
25 Haziran 2015

Çok önceden, evvelden…

çığlıklarım uçurumun kıyısında gözyaşımla baş başaydı

kimse yoktu etrafımda, hayatımda

ellerim kirliydi üstüm başım eski saçlarım birbiri içine geçmiş

baktığın zaman çok şirin ve kalabalık bir kasabaydı

her gün güneşin doğuşuna şahitlik ederdi yalnızlığım

gün batımı olunca sessizleşirdi dudaklarım

çünkü hiç uyumazdı gözlerim hep sayıklardı hayalleri

 

bir dost eliydi beklediğim hayat çok gördü bana onu

ne yakarışlarım fayda etti gözyaşımı dindirmeye

ne uykularım kıskandırdı geceyi

Tek dostum karanlık olmuştu

gece  gündüze karışmıştı benim dünyamda

kendi kendime konuşmaya başladım bir zaman sonra

eksiklerimi aradım yalnızlığımı sorguladım

baktım ki suale – cevap ,çıkmaz sokakları işaret etti

geri çekildim usulca kendimden

 

ateşten birer ok gibi bakışlar toplanmıştı gözlerimde

korkar olmuştum insanlardan

arkamdan söylediklerini yüzümü görünce ekşimiş suratlarından anlayabiliyordum

o kadar savunmasız kalmıştım ki uzaklaştım  o soyutlaşan kasabadan

umudumdu beni ayakta tutan hayallerimdi sevincim

ne açlığı dert edindim ne de susuzluğu

anladım  ki bu hayatta

yeter ki yürekler açlıkla sınanmasın

yeter ki sözler  can yakmasın

gerisi bir şekilde tamamlanıyor zaten.

 

Çok önceden, evvelden…

benim hikayem.

Herkes den kaçtığını zanneder insan

ama en çok kendini ele verir

kaçmak çözüm olsaydı keşke

unutulan  bir şey vardı  aslında

fikirler asla korkmaz asla ölmez

biz neredeysek onlarda orada.

 

tüm marifet ‘bakış açısında

o zaman açın pencerelerinizi yaksın güneş her yeri

yağmurlar dolsun dört bir tarafa

Share
1247 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

UA-36507442-2