logo

reklam

“Çocukların Yanında Siyasetin Sonuçları….”


facebooktwitter
Nevzat ERTEKİNOĞLU
nevzatertekinoglu@hotmail.com

Merhabalar sevgili okurlarım. Öncelikle hafta sonu geçirmiş olduğum rahatsızlık nedeniyle, gerek sanal alemden, gerekse telefonla geçmiş olsun dileklerinde bulunan yüzlerce dosta teşekkürlerimi sunuyorum.

Bu hafta sizlere, bir tanıdığın başına gelen bir olaydan bahsetmek istiyorum. Bu arkadaş ve ailesi Sağ görüşlü ve inançlı bir aile. Ortaokula giden pırıl pırıl ve başarılı bir oğlu var. Bu çocuk o kadar efendi ki, şu ana kadar onun biriyle kavga ettiğini hatta tartıştığını gören olmamıştır.

Geçtiğimiz hafta acil bir telefon geliyor ve hastaneye çağırıyorlar arkadaşı. Hastaneye gittiğinde gözlerine inanamıyor. O efendi oğlunun yüzü görü yırtılmış, gözleri dışarı fırlamış, hemen yan sedyede de okuldan 2 arkadaşı aynı vaziyette. Polisler olayı anlatınca şaşkınlığı daha artmış. Kavgalarının nedeni gündemimizi oluşturan Referandum.

Sınıfta çocuklar “Evet” “Hayır” tartışmasına giriyorlar. Hayırcı bir çocuk evetçi diğer çocuğa, siz vatan hainisiniz, Gericisiniz vb. tarzında cümleler kullanıyor. Evetçi Diğer çocukta, Hayırcı çocuğa sizde kafirsiniz, Müslüman değilsiniz, asıl vatan haini sizsiniz şeklinde karşılıklı cümleler kullanıyorlar ve  4-5 çocuk şiddetli bir kavgaya tutuşuyorlar.

Düşünebiliyormusunuz bunlar daha ortaokul çocukları. Bizler Üniversitelerde siyaset yapılmasına dahi itiraz ederken, orta okulda siyasetin yapılması canımızı fazlasıyla acıtmalıdır.

Peki burada suç kimde? Çocuklarda değil bana göre. Çocukların yanında siyaset yapan, hatta karşı fikirli siyasetçileri haberlerde gördüğünde dahi hemen hakaret ve küfür eden ebeveynlerde.

Öncelikle biz büyükler karşı fikirdekilere saygı duymayı öğreneceğiz ki çocuklarımıza da aynı duyguları işleyebilelim. Onlar gençler, kanları kaynıyor, sakinleştirmek ve doğru yola sevk etmekse bizlerin görevidir.

Malumunuz benimde 17 yaşlarında Abdullah ve Mahmut Adlarında ikiz oğullarım var. Onlarda gelip anlatıyorlar, okulda arkadaşlar şöyle dedi böyle dedi, falancaya küfür ettiler, filancaya hakaret ettiler. Bende kendilerine, Sakın siyasi konulara girmeyin, herkesin kendi görüşü kendini bağlar, herkes birbirinin görüşüne saygı duymak zorundadır diyorum. Sizlerin işi siyaset değil, okumanıza geleceğinizi kurtarmanıza bakın, arkadaşlarınızı kırmayım diyorum hep. Hatta geçenlerde çocukların sevmediği bir parti, kampanya broşürlerini kapının önüne bırakmış, bizim delikanlı bir köpürdü baba bunlar ne diye bunu dağıtıyorlar diye. Bende; Bak oğlum senin sevdiğin parti broşürlerini aynı şekilde onu desteklemeyenlerin kapılarınada koyuyor değilmi dedim, evet dedi. O halde diğerlerininde aynı şekilde dağıtmaya hakkı yokmu? Veya aynı şekilde diğerleride senin sevdiğin partinin broşür dağıtanlarına aynı tepkiyi göstermeleri hoşuna gidermi dedim, oda hayır dedi. İşte sana yapılmasını istemediğin bir şeyi sende başkasına yapmayacaksın dediğimde sakinleşti paşam. Demokrasi senden olmayanları da kabullenmektir, Milletin verdiği kararı hazmetmektir, Fikirlerini söyleyip, hakaret etmemek ve saygı duymaktır diye öğütler veriyorum hep çocuklarıma. Her kesinde aynı şekilde davranması ve eğitmesi elzemdir bana göre.

Bu tarz olayların asıl sorumluları siyasetçilerdir. Daha yumuşak bir dil ve üslup kullanmaları gerektiği kanaatindeyim. Toplumu ayrıştırmadan, yapılacak şeyin olumlu veya olumsuz yönlerini anlatarak insanların oylarına talip olmalılar, suçlamalar, hakaretler ve tehditlerle değil.

Hatırlayacağınız üzere bu konuda daha önce ”Ülkemizde 80 Milyon hainmi var?” diye bir yazı kalem almış ve bu duruma biraz değinmiştim.

Geçtiğimiz Gün, Sayın Cumhurbaşkanımız; “Hayır diyenlerde Evet diyenler kadar saygındır” diyerek güzel bir üsluba geçiş yapmış oldu. Ne yazık ki aynı gün Bir Parti Milletvekili “Hayır çıkarsa sülalenizi denize dökeriz” gibi edepsiz bir üslup kullandı. Kim yaparsa yapsın yanlışa yanlış diyeceğiz.

Son Tahlilde; Bir birimizin görüşlerine saygı duyacağız, karşı tarafı ihanet vb. şeylerle itham etmeyeceğiz, Özellikle çocuklarımızın yanında üslubumuza ve davranışlarımıza dikkat edeceğiz. Onlara Bizim gibi düşünmeyenlerin olmasının demokrasinin bir gereği olduğunu ve mutlaka saygı göstermeleri gerektiğini öğretmeliyiz.

 

Demokrasiyle kalın…

 

YAZAR – MALİ MÜŞAVİR

NEVZAT ERTEKNOĞLU

nevzatertekinoglu@hotmail.com

Share
447 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TEKRAR DÖNME ŞANSIN YOK!

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Sen… Ya karşılaştığın olaylar içinde, RASÛL’ün haber verdiği şekilde, kendi hakikatına yakışan bir biçimde, ilmin gereği olan davranışlar ortaya koyarak, hakikatına bir adım daha yaklaşacak; yakîninin meyvelerini derleyeceksin… Ya da… İlmi ve aklını bir yana koyup; şartlanmaların, ilkel değer yargıların, duyguların istikâmetinde davranışlar ortaya koyacak; sahiplik düşüncesi ve duygusuyla yaşamına yön verip, sonuçta pişmanlıkları oynayacaksın!. Boşa geçen, değerlendiremediğin zamanı, yapman gerekirken yapamadıklarını sonradan asla telâfi edem...
  • HZ.EBUBEKİR’İN VASİYETİ

    25 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Hazret-i Ebu Bekrin vasiyeti Hazret-i Büreyde’den, edilir ki rivayet: O Server, bir gazadan, zaferle etti avdet.Vakta ki Medine’ye, sağ salim döndüğünde, Bir siyahi cariye, gelip durdu önünde. Dedi: (Ya Resulallah, adamış idim ki ben, Eğer sen, bu gazadan döner isen salimen, Avdet eylediğinde, huzuruna geleyim. Eğer izin verirsen, tef çalıp söyliyeyim.) O Server, cariyenin bu arzusunu duydu, (Eğer adadıysan çal, yoksa çalma!) buyurdu. (Adamıştım) diyerek cariye o Servere, Başladı huzurunda, tef çalıp...
  • Rahmetin Yağdığı Ay’ın Bayramı “Ramazan Bayramı”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Rahmetin yağdığı ay’ın bayramı olan Ramazan Bayramına erişmek bütün Müslüman alemi güzel duygu ve hislerin ortaya çıktığı anın resmidir.   Birlik beraberlik içerisinde toplumun bütün kesimlerinin en güzel noktada kaynaştığı, huzur ve mutlulukla dolu olan bir Ramazan’ı Şerif ayının ardından onun o eşsiz güzelliğe sahip bayramına ulaşmak yüce Allah’ın biz müminlere büyük bir ikramı ve ihsanıdır.   Bayram; güzel duyguların, sevinçlerin, güzelliklerin ortaya çıktığı günün adıdır. Yüce duyguların yüceliğe ulaştığı, duyguların coştuğu, s...
  • “İslam Dünyasında oluk oluk kan akarken biz bayram mı yapacağız?!!”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Manevi atmosferi yüksek bir Ramazan-ı Şerif'i daha geride bırakıyoruz.Günahlardan arınmış,bağışlanan kullardan olma ümidiyle bayram  hazırlıklarına başladık. Bayramlar; neşe demek,sevinç demek.Peki biz inananlar olarak bu bayramı neşe ve sevinçle karşılayabiliyor  muyuz? Ya da diğer bir ifadeyle sevinçle karşılamalı mıyız? İslam beldelerinin neredeyse tamamında kan ve gözyaşı hüküm sürerken nasıl bayram yapabiliriz? İslam tarihinde daha önce belki de hiç olmadığı kadar büyük acılar yaşanmaktadır! İslam Alemi bu kadar acz içine belki hiç düşm...
UA-36507442-2