logo

reklam

ÇOCUĞU ORTADAN KESİN


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com


ÇOCUĞU ORTADAN KESİN

Hz. Davud zamanında genç bir kadın , çocuğunu alıp gezmeye çıkarmıştı . Dinlenmek amacıyla yeşillik bir yer bulup oraya oturdular. Bu sırada yanlarına başka bir kadın gelmişti . O kadının da yanında bir çocuğu vardı . Çocuklar hemen hemen aynı yaştalardı . Kadınlar tanıştılar . Sonradan gelen kadın diğer kadına nazaran yaşça büyüktü ve onun ablası konumundaydı . Aralarında konuşurlarken çocuklar da önlerinde oynuyorlardı . Bu sırada büyük kadının çocuğu çalılıkların arkasına girip gözden kaybolmuştu . Annesi bunun farkında değildi . Orada aç bir kurt vardı . Çocuğu önünde görünce ağzıyla elbisesinden kapıp onu götürdü . Kadın çocuğunun ağlamasını duyunca sesin geldiği tarafa baktı . Ancak iş işten geçmişti . Kurt çocuğu kapıp koşarak kaçıyordu . Kadın kurdun peşinden koştuysa da ona yetişmesi imkansızdı. Genç kadın da bu duruma çok üzülmüştü. Diğer kadın kötü niyetliydi . Hemen genç kadının çocuğunu kucağına alıp , “ Bu çocuk benim ” dedi. Genç kadın , – Sen ne yapıyorsun? O çocuğun benim olduğunu sen de biliyorsun. Tamam çok üzüldün, seni anlıyorum ; ama benim çocuğumu almana izin veremem , dedi. Yaşlı kadın ise , – Nereden senin çocuğun oluyor ? Bu benim çocuğum . Esas senin çocuğunu kurt alıp götürdü, deyip duruyordu . Aralarında büyük bir tartışma başladı . Tartışma tam kavgaya dönüşecekti ki , orada bulunanlar meseleyi Davud peygambere götürmelerini söylediler. Hz. Davud adil birisiydi ve haklının hakkını teslim ederdi . Bu teklifi iki kadın da kabul etti . Kadınlar , Hz. Davud ’ un huzuruna çıktılar . Büyük kadın her türlü yalanı söylemekten çekinmiyor, yeminler ediyordu . Aynı zamanda genç kadını yalancılıkla itham edip ona iftira atıyordu . Büyük kadın bununla da kalmadı Hz. Davud ’ u ikna edebilmek için yalancı şahitler de getirdi . Bunda muvaffak da oldu. Hz. Davud kendisine aktarılan bilgilere göre bir hüküm verdi ve çocuğunun annesinin büyük kadın olduğunu söyledi . Genç kadın çok kötü olmuştu. Göz göre göre çocuğu elden gidiyordu . Büyük kadına şöyle bir teklifte bulundu : – İstersen gel bir de Süleyman’ a gidelim . Artık o ne derse kabulümdür . Hz. Süleyman, Hz. Davud ’ un oğluydu . Büyük kadın bu fikri kabul etti . Çünkü kendisine güveniyordu . Nasıl olsa yalan ve dolanla Hz. Süleyman ’ ı da ikna edebilirdi . Hz. Süleyman her iki kadını da dikkatlice dinledi. Büyük kadın hakikaten tam bir dil cambazıydı . İkna kabiliyeti çok iyiydi . Karşısındaki insanın gözünü rahatlıkla boyayabiliyordu . Çocuğun gerçek sahibi genç anne ise haklılığını savunmakta aciz kalıyordu . Hz. Süleyman bu sırada yanındakilere şöyle dedi: – Bana hemen bir bıçak getirin . Bu çocuğu ikiye böleceğim ve bu şekilde kadınlar arasında paylaştıracağım . Genç anne bu hükmü duyunca anne şefkatiyle hemen ileri atılıverdi . Hz. Süleyman’ ın gerçekten çocuğunu keseceğini zannetti . Çocuğunun kılına bir zarar gelmesini istemezdi. Gözyaşları içinde şunları söyledi : – Tamam efendim. Ben iddiamdan vaz geçiyorum . Çocuğa zarar gelmesin . Yavrum yeter ki yaşasın . Bu şekilde Hz. Süleyman, çocuğun gerçek annesinin kim olduğunu anlamıştı . Çünkü diğer kadında rahatsızlık olabilecek herhangi bir durum oluşmamıştı. Çocuğu genç anneye verdi ve iyi kalbli anne çocuğuna kavuşmuş oldu.
KAYNAK ( Buhari , 3244 , 6387 ;

Share
61 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KATAR, ORTADOĞU’NUN SARI ÖKÜZÜ OLMADI

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Eski zamanların birinde bir otlakta öküz sürüsü yaşarmış. Yaşarmış yaşamalarına ama civardaki aslanlar bir türlü rahat bırakmazlarmış onları. Hemen her gün saldırırlarmış bu sürüye. Öküz dediğin öyle yabana atılır bir hayvan değil ki, bir araya toplandılar mı kolayca defetmesini bilirlermiş o koca aslanları. Gün geçtikçe aslanları almış bir kaygı. “Herhalde bize bu otlağı terk etmek düşüyor” demiş aslanlardan birisi. “Evet” diye tasdik etmiş diğerleri. “Nereye gideriz” diye düşünürlerken “Bir dakika” diye bir ses duymuşlar gerilerden. Herkes...
  • TEKRAR DÖNME ŞANSIN YOK!

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Sen… Ya karşılaştığın olaylar içinde, RASÛL’ün haber verdiği şekilde, kendi hakikatına yakışan bir biçimde, ilmin gereği olan davranışlar ortaya koyarak, hakikatına bir adım daha yaklaşacak; yakîninin meyvelerini derleyeceksin… Ya da… İlmi ve aklını bir yana koyup; şartlanmaların, ilkel değer yargıların, duyguların istikâmetinde davranışlar ortaya koyacak; sahiplik düşüncesi ve duygusuyla yaşamına yön verip, sonuçta pişmanlıkları oynayacaksın!. Boşa geçen, değerlendiremediğin zamanı, yapman gerekirken yapamadıklarını sonradan asla telâfi edem...
  • HZ.EBUBEKİR’İN VASİYETİ

    25 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Hazret-i Ebu Bekrin vasiyeti Hazret-i Büreyde’den, edilir ki rivayet: O Server, bir gazadan, zaferle etti avdet.Vakta ki Medine’ye, sağ salim döndüğünde, Bir siyahi cariye, gelip durdu önünde. Dedi: (Ya Resulallah, adamış idim ki ben, Eğer sen, bu gazadan döner isen salimen, Avdet eylediğinde, huzuruna geleyim. Eğer izin verirsen, tef çalıp söyliyeyim.) O Server, cariyenin bu arzusunu duydu, (Eğer adadıysan çal, yoksa çalma!) buyurdu. (Adamıştım) diyerek cariye o Servere, Başladı huzurunda, tef çalıp...
  • Rahmetin Yağdığı Ay’ın Bayramı “Ramazan Bayramı”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Rahmetin yağdığı ay’ın bayramı olan Ramazan Bayramına erişmek bütün Müslüman alemi güzel duygu ve hislerin ortaya çıktığı anın resmidir.   Birlik beraberlik içerisinde toplumun bütün kesimlerinin en güzel noktada kaynaştığı, huzur ve mutlulukla dolu olan bir Ramazan’ı Şerif ayının ardından onun o eşsiz güzelliğe sahip bayramına ulaşmak yüce Allah’ın biz müminlere büyük bir ikramı ve ihsanıdır.   Bayram; güzel duyguların, sevinçlerin, güzelliklerin ortaya çıktığı günün adıdır. Yüce duyguların yüceliğe ulaştığı, duyguların coştuğu, s...
UA-36507442-2